DASK sigortasından deprem sonrası geç ödenen tazminat nedeniyle talep edilen munzam zararın alt mahkemelerce reddi üzerine temyiz başvurusu.
Özet: Hukuki evrak, davacıların DASKtan geç ödenen sigorta tazminatına ek olarak munzam zarar talep etmeleri üzerine gelişen bir anlaşmazlığı konu almaktadır; davacılar, geç ödeme dönemindeki enflasyon ve kur artışları gibi ekonomik faktörler nedeniyle yasal faizin gerçek zararlarını karşılamadığını ileri sürmüşlerdir, ancak ilk derece mahkemesi ve istinaf mahkemesi, davacıların genel ekonomik koşulların ötesinde somut ve spesifik bir zarar kanıtlayamadıkları gerekçesiyle bu talebi reddetmiş olup, karar davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/362 E., 2025/978 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait taşınmazın ... poliçe numaralı, 24.11.2019 tarihli poliçe ile 24.11.2019-24.11.2020 tarihleri arasında DASK sigortası yapıldığını, 30.10.2020 tarihli ... depreminde taşınmazın bulunduğu binanın hasar gördüğünü, ... numara ile Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca orta hasarlı olduğunun tespit edildiğini ve kararın kesinleştiğini, tapuya şerh edildiğini, meydana gelen hasar nedeniyle müvekkilleri tarafından davalı kuruma müracaat edildiğini, bu hasar nedeniyle müvekkillerine toplam 7.351,84 TL ödeme yapıldığını, ödemenin mevcut hasarı karşılamadığını, 13.05.2022 tarihinde arabulucuya başvurulduğunu, davalı kurumdan gerçek hasarın karşılığı olan bakiye tazminatın ödenmesinin istendiğini, arabuluculuk sürecinde anlaşmaya varılamaması üzerine, ... 1. Tüketici Mahkemesinin 2022/378 E., 2023/ 113 K. sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sonunda davalı kurumca müvekkillere 147.586,16 TL bakiye tazminatın temerrüt tarihi olan 24.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödenmesine karar verildiğini, bu kararın 17.03.2023 tarihinde ... 21. İcra Müdürlüğü’nün 2023/ ... sayılı dosyası ile icraya konulduğunu, ... 1.Tüketici Mahkemesinin kararının davalı kurum tarafından istinaf edildiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesinin 2023/842 E.2023/1034 K. sayılı 15.06.2023 tarihi kararı ile kurumun istinaf talebi red edilerek kararın kesinleşmiş olduğunu, bu süreçte, kurumun icra dosya borcunu ödemediğini, icra borçlusunun kurum olması nedeniyle de cebri icra yolu ile alacağın tahsil edilemediğini, dosya borcunun kesinleşmesinden sonra 26.09.2023 tarihinde kurum tarafından icra dosyasına anapara işlemiş yasal faizler ve ferileri olarak ödendiğini, temerrüt tarihi olan 24.02.2021 ile ödeme tarihi olan 26.09.2023 tarihleri arasında yaşanan enflasyon, artan fiyatlar, döviz artışları, banka faizlerindeki artışlar sonucu, alacağın geç ödeme nedeniyle müvekkilinin zararının, ödenen faiz ile karşılanmadığını, munzam zararın varlığının oluştuğunu, borçlu para borcunu zamanında ödemediğinde (temerrüt oluştuğunda) sözleşme veya yasada belirtilen "gecikme faizi" ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, bu durumda alacaklının mutlak ve tartışmasız zarara uğradığını, bu zarar gecikme faizi ile giderilemediğinde alacaklının aradaki farkı talep etme hakkı doğduğunu, asıl alacak olan 147.586,16 TL'nin temerrüt tarihi olan 24.02.2021 tarihinden, tahsil tarihi olan 26.09.2023 tarihine kadar geçen süredeki Tefe, Tefe-Tüfe oranları, banka vadeli mevduat oranları, döviz kurları, devlet tahvili faiz oranları işçi ücretleri ve diğer yatırım araçlarından oluşturulacak sepete yatırılması ve değerlendirilmesi halinde, tahsil tarihinde getirisinin ne kadar olacağının hesaplanarak, tahsil edilen yasal faiz düştükten sonra ortaya çıkacak munzam zararın tespiti ve tahsili için belirsiz alacak olarak 66.000,00 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı DASK vekili cevap dilekçesinde; gerekli ödemenin yapıldığını, kurumun başkaca sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile davacıların kendi durumuna özgü şekilde açık ve somut olarak oluşan bir zarar olgusuna dair iddiada bulunmadığı, bu yönde ispata yeter herhangi bir delil de sunmadığı; yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu, paranın satın alma gücünde meydana gelen azalma gibi olguların davacıyı ispat yükünden kurtarmayacağı ve herhangi bir ispat kolaylığı da sağlamayacağı, asıl alacağını işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsil eden davacının munzam zararının varlığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde bir isabetsizlik görülmediği, kararda kamu düzenine aykırı herhangi bir husus bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde, munzam zararın zamanında yapılmayan ödeme nedeniyle mal varlığında meydana gelen azalma olarak da tanımlandığından davacıların somut olarak 259.172,91 TL munzam zararı olduğunu, denkleştirici adalet ilkesi gereği de bu bedelin davacılara ödenmesi gerektiğini, geç ödeme neticesinde, davalının mal varlığında 259.172,91 TL haksız artış da sağlandığını, davalının temerrüte düştüğü, davacıların zamanında ödenmeyen alacağı olduğunun kesinleşen mahkeme kararı ile sabit olduğunu, istinaf aşamasında binanın güçlendirilmesi için gerekli masrafların delil olarak sunulduğunu, böylece zararın somutlaştırıldığını ancak dikkate alınmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, Zorunlu Deprem Sigorta poliçesinden kaynaklanan munzam zararın karşılanması istemine ilişkindir.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2. maddesi gereğince davacılar harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir suretin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.