Danıştay 5. Daire, KHK ile kamu görevinden çıkarılan davacının AİHM kararı, beraat ve gizli tanık beyanlarına dayalı itirazlarına rağmen göreve iade isteminin reddini onadı.
Özet: Kamu görevinden Kanun Hükmünde Kararname ile ihraç edilen ve göreve iade başvurusu reddedilen davacının, ihraç işleminin hukuka aykırılığı, savunma hakkının tanınmaması, masumiyet karinesi ve özel hayatın gizliliği başta olmak üzere anayasal haklarının ihlali gibi geniş kapsamlı iddialarla açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesinin ardından yaptığı temyiz başvurusu, hukuka ve usule uygun bulunarak oybirliğiyle kesin olarak reddedilmiş, böylece kamu görevinden çıkarma işlemi nihai olarak onanmıştır.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2025/7402 E.  ,  2025/9890 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2025/7402
Karar No : 2025/9890
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararname eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan kamu görevinden çıkarılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiği, tabii hakim ilkesine aykırı hareket edildiği, kanunilik ilkesi ve masumiyet karinesi ile özel hayata saygı ve mülkiyet haklarının ihlal edildiği, kamu görevinden çıkarılmasının olağanüstü halin gerektirdiği türden bir tedbir olmadığı, dava konusu işlemin ölçülü olmadığı, kamu görevini Anayasa'ya ve kanunlara uygun şekilde yerine getirdiği, ... kod adlı gizli tanıktan elde edilen verilere itibar edilemeyeceği, üst amir kanaatinin somut delillere dayanmadığı, B.T. isimli şahısla örgütsel bir bağının olmadığı, B.T. isimli şahsın eylemleri kendisine atfedilircesine davanın reddine gerekçe olarak gösterildiği, evrensel hukuk ilkelerinin gözetilmediği, hakkındaki ceza yargılaması neticesinde üzerine atılı silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatine karar verildiği, dava konusu işlemin sebep unsuru yönünden hukuka aykırı olduğu,Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin Yüksel Yalçınkaya v. Türkiye (15669/20, 26.09.2023) kararında belirlenen ilkelerin dikkate alınması gerektiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Dava konusu işlemde mevzuata aykırılık bulunmadığı, davacının temyiz iddialarının 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi:Dosya içerisinde yer alan, örgüt mensubu gizli tanık ...'dan ele geçirilen micro SD kart üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacı hakkında Emniyet Genel Müdürlüğü KOM Daire Başkanlığı tarafından hazırlanan Veri İnceleme Raporunda davacının vekili olduğu belirtilen B.T. isimli şahsın davacıyla örgütsel bir bağı olup olmadığı ve söz konusu şahsın davacı hakkında beyanının bulunup bulunmadığı tespit edilerek sonuca göre davacının FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibat ve iltisakının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile verilen kararda hukuki isabet bulunmadığı sonucuna varıldığından, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 30/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.