Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği suçunda temel cezanın TCK 61. madde ve bireyselleştirme ilkelerine aykırı belirlenmesi nedeniyle mahkumiyet kararını bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararının istinaf mahkemesince esastan reddedilerek onanması üzerine yapılan temyiz incelemesinde, temel cezanın belirlenmesinde Anayasanın 138. maddesi ve TCKnın 61. maddesinde belirtilen cezanın bireyselleştirilmesi ile hakkaniyete uygun tayini ilkelerine aykırı şekilde, suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak kabul edilmesi ve alt sınırdan yasal olmayan biçimde uzaklaşılması hukuka aykırı bulunarak hükmün bozulmasına karar verilmiş ve dosya yeniden değerlendirilmek üzere ilgili ağır ceza mahkemesine geri gönderilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/4312 E.  ,  2026/2969 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/2408 E., 2021/1467 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/59 E., 2019/334 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1; TCK'nın 62, 58, 53... . maddeleri gereğince mahkûmiyetine ilişkin karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurusunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince reddine,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığı görüldü, işin esasına geçildi,
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; sair temyiz taleplerinin reddine, ancak;
Anayasa'nın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, meydana gelen tehlikenin ağırlığı göz önünde bulundurularak, hakkaniyete uygun bir ceza tayini gerekirken temel cezanın belirlenmesinde suçun unsurlarının teşdit sebebi olarak nazara alınamayacağı da gözetilmeden, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı olarak alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 25. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.