Turizm tesisindeki üst hakkının projeye aykırılık ve turizm belgesi iptali sonrası terkinine yönelik uyuşmazlıkta, basit konaklama belgesinin yeterliliği ve orantılılık ilkesinin temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının, davalının turizm işletme belgesinin iptaliyle sözleşmeye aykırı davrandığı gerekçesiyle hazineye ait taşınmaz üzerindeki 49 yıl süreli üst hakkının terkinini talep ettiği bir davayı incelemektedir; davalı, büyük bir yatırım yaptığını, iptal edilen turizm işletme belgesinden sonra basit konaklama turizm işletme belgesi aldığını ve bunun önceki belgeyle aynı hukuki nitelikte olduğunu savunarak, üst hakkının terkinine dair verilen kararın orantılılık ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerken, davacı ise vekalet ücretinin nispi olarak belirlenmesi gerektiğini temyiz etmektedir.
7. Hukuk Dairesi         2025/3361 E.  ,  2026/1256 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2260 E., 2025/1026 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/797 E., 2023/306 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...nde bulunan mülkiyeti davalıya ait taşınmazlar ve mülkiyeti Hazineye ait eski 1997 parsel sayılı taşınmaz üzerinde turizm tesisleri yapılması amacıyla 15.11.2007 tarihinde davalı Şirket lehine 49 yıl süreli üst hakkı tesis edildiğini, ancak projeye aykırı olarak üst hakkı konusu otel tesisinin sadece ek alanda yapılmış olması ve davalı Şirketin özel mülkiyetindeki alanlarda konut yapılmış olması nedeniyle turizm işletme belgesinin iptal edildiğini, bu nedenle davalı lehine tesis edilen üst hakkının tapudan rızaen terkin edilmesi için 06.02.2013 tarihinde davalı Şirkete tebligat yapıldığını, ancak davalı tarafından terkin işlemlerinin yapılmadığını, üst hakkının terkini talebinin mevzuata ve taraflar arasındaki sözleşmenin 15. maddesine uygun olarak yapıldığını ileri sürerek; dava konusu mülkiyeti Hazineye ait eski 1997 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydındaki üst hakkının terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu üst hakkının 49 yıllığına tesis edildiğini, süre dolmadan terkin talep etmenin hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasındaki üst hakkı sözleşmesinin özel hukuk kuralarına göre düzenlendiğini, bu nedenle terkinin idari işlemle veya idari dava ile sona ermesinin hukuken mümkün olmadığını, üst hakkına konu taşınmaz nedeniyle ödenmesi gereken üst hakkı bedelinin ve sözleşmeden kaynaklı diğer bedellerin davacı İdareye ödendiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davalıya ait turizm yatırım belgesinin ilgili kurumlarca iptal edildiği, şirkete verilen bir yıl süre içinde de yeni belgenin alınmaması nedeniyle davalı Şirket adına yapılan kesin tahsisin iptaline karar verildiği, bu işlemlerin iptali için davalı tarafça Muğla 2. İdare Mahkemesinin 2012/859 Esas sayılı dosyası ile açılan davanın reddine karar verildiği, taraflar arasında imzalanan 15.11.2007 tarihli üst hakkı sözleşmesinde, davalı tesise ait turizm yatırım veya turizm işletme belgesinin iptal edilmesi hâlinde üst hakkının da iptal edileceğinin düzenlendiği gerekçesiyle davanın kabulü ile üst hakkının terkinine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; maktu vekâlet ücretine hükmedilmesinin yanlış olduğunu, üst hakkına konu taşınmaz değeri üzerinden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün vekâlet ücreti yönünden bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Taraflar arasında kurulan üst hakkı ve tahsis sözleşmesinden sonra turizm işletmesi kapsamında, ilgili parseller üzerinde davalı Şirketçe otel ve otel kompleksi inşa edilerek hizmete açıldığını,
b. Bakanlık tarafından projeye aykırılık gerekçesi ile 05.06.2012 tarihinde tahsis işleminin iptal edildiğini, ancak davalı Şirketin talebiyle 09.02.2022 tarihinde dava konusu turizm tesisine ilgili Bakanlık tarafından “basit konaklama turizm işletme belgesi” verildiğini,
c. Basit konaklama turizm işletme belgesinin nitelik itibariyle turizm işletme belgesi ile aynı hukuki nitelikte olduğunu, bu iki belgeden birine sahip olmanın işletmelere yasal statü kazandırmak için yeterli olduğunu, bu nedenle üst hakkının terkinine karar verilmesinin hatalı olduğunu,
d. Her iki belgenin ...tarafından verildiğini ve aynı işlevi gördüğünü, turizm işletme belgesi olmayan işletmelerin, basit konaklama turizm işletme belgesi almaları hâlinde faaliyetlerine aynı şekilde devam edilebileceğini,
e. Üst hakkının iptali için ağır kusur gerektiğini, davalının herhangi bir kusuru bulunmadığını, buna rağmen Mahkemece basit konaklama turizm belgesi dar ve hatalı yorumlanarak hüküm kurulduğunu,
f. Davalı tarafça büyük bir yatırım yapılarak 5 yıldızlı tesis yapıldığını, iptalin son derece ağır bir yaptırım olduğunu, üst hakkının iptali kararının orantılılık ilkesine aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; üst hakkının terkini istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı tarafa yükletilmesine,
Harçlar Kanunu'nun 13/j maddesi gereğince davacı Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.