Yargıtay 8. Ceza Dairesinin uyuşturucu madde ticareti suçunda temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılmasını hukuka aykırı bularak istinaf kararını bozması.
Özet: Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmüne karşı yapılan temyiz incelemesinde, sanığın eyleminin suç vasfı ve delillerin elde ediliş usulünde hukuka aykırılık görülmezken, suça konu maddenin ele geçirilme şekli ve miktarı nazara alındığında temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin orantılılık ilkesine aykırı olduğuna hükmedilmiş; bu nedenle, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki kararı oy çokluğuyla bozulmuş ve dosya temel cezanın yeniden belirlenmesi için ilk derece mahkemesine iade edilmiştir.
8. Ceza Dairesi         2025/3264 E.  ,  2026/7451 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI : 2024/3882 E., 2024/4453 K.
SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin süresinde olduğu tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı
İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2024 tarihli ve 2024/223 Esas, 2024/266 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62, 52... . maddeleri uyarınca 13... ay hapis cezası ve 45.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/3882 Esas, 2024/4453 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik yapılan istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri
Eksik araştırma yapıldığına, delil bulunmadığına, kullanıcı olduğuna, aramanın hukuka aykırı olduğuna, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine, çelişkili beyanların hükme esas alınamayacağına, alt sınırdan uzaklaşılmasının hatalı olduğuna ve beraat etmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre; devriye görevini ifa eden ekiplerin sanık ve yanındaki şahsı durdurup sanığın pantolon cebindeki kabarıklığı sorması üzerine sanığın rızaen ... teslim ettiği; bu haliyle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dava dosyası kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dava dosyası içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, sanık savunmaları, olay tutanağı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair kabulde, dava dosyası kapsamındaki delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir hukuka aykırılık bulunmadığı, delillerin usule uygun elde edildiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda bozma nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Suça konu uyuşturucu maddenin ele geçiriliş şekli ve miktarı göz önüne alındığında verilen cezada alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir durum olmadığı halde, 5237 sayılı Kanun'un 3. maddesinde öngörülen orantılılık ilkesi ile 61. maddesinde belirtilen ölçütlere aykırı olarak temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesinin, 27.12.2024 tarihli ve 2024/3882 Esas, 2024/4453 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy çokluğuyla BOZULMASINA,
Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 26. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Devriye görevini ifa eden kolluk ekiplerinin sanık ve yanındaki şahsı durdurup, sanığın pantolon cebindeki kabarıklığı sorması üzerine sanığın rızaen ... teslim ettiği olayda, ele geçen madde miktarının azlığı, tek parça halinde ele geçmesi, sanık hakkında ihbar ve/veya istihbari bilgi bulunmayışı, olay anında satışa dair delil olmaması, suç tarihi ve öncesinde telefonunda ele geçen yazışmalarda geçen ibarelerin tek başına uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair delil teşkil etmemesi karşısında sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu,
Açıklanan gerekçe ile somut olayda sayın heyetin sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkumiyet hükmünde yukarıda belirtilen gerekçe dışında hukuka aykırılık bulunmadığına dair görüşüne iştirak edilmemiştir. 02.06.2026