Terörle mücadele görevinde vefat eden sözleşmeli erin vazife malulü olduğunun tespiti, ailesine 2330 sayılı kanun uyarınca aylık bağlanması ve kurum işleminin iptali davası.
Özet: Davacılar, terörle mücadele görevi sırasında vefat eden sözleşmeli er olan oğullarının 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti, kendilerine vazife malullüğü aylığı bağlanması ve hak ediş tarihinden itibaren yasal haklarının ödenmesi istemiyle kuruma karşı dava açmıştır; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek merhumun vazife malulü olduğuna, davacılara 12.01.2023ten itibaren aylık bağlanması ve parasal hakların faiziyle ödenmesi gerektiğine hükmetmiş; davalı kurumun istinafı bölge adliye mahkemesince reddedilmiş olup, davalı kurum temyiz başvurusu ile kararların bozulmasını talep etmektedir.
10. Hukuk Dairesi         2025/18730 E.  ,  2026/8624 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1652 E., 2025/2484 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI : 2023/368 E., 2024/156 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların oğlu Piyade Sözleşmeli Er ...'ın ...Tugay Komutanlığı ..... Komando Tabur Karargah Destek Bölüğü ... - ...' ya bağlı ...Tepe (Kuzey Irak) Üs bölgesinde terörle mücadele görevi sırasında rahatsızlandığını ve akabinde vefat ettiğini, 16.01.2023 tarihinde davalı Kuruma başvurarak oğullarının vazife malullüğü kabul edilerek, maluliyetine uygun dereceden vazife malullüğü maaşı bağlanması ve diğer yasal ödemelerin yapılmasını talep ettiklerini, Kurum tarafından herhangi bir cevap verilmediğini belirterek, Kurum işleminin iptaline davacılar murisi hakkında 37 13... sayılı kanunlar kapsamında bunun mümkün olmaması durumunda ise 55 10... sayılı Kanunlar kapsamında vazife malulü kararı verilerek, hak sahibi olan davacılara vazife malullüğü uyarınca sağlanan hakların sağlanarak hak ediş tarihinden itibaren maluliyete uygun dereceden maaş bağlanması ve maaş ve ödemelere hak ediş tarihlerinden itibaren yasal faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 18.01.2024 tarihli dilekçe ile taleplerini Kurum işleminin iptali ile davacıların murisi ...'ın 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti ile davacılara bu kapsamda maaş bağlanması, söz konusu maaş ve ödemelerin hak ediş tarihinden itibaren ödenmesi gerektiğinin tespiti olarak açıklamıştır.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre yönünden itirazlarda bulunduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"1-Davanın kabulü ile davacılar murisi ...'ın 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti ile davacılara 12.01.2023 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine ve davacılara parasal- özlük haklarının 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumca davacılara ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işlemlenin iptaline" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, davacılar murisi ...'ın 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malulü olduğunun tespiti ile davacılara 12.01.2023 tarihinden itibaren 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine, davacılara parasal-özlük haklarının 12.01.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı Kurumca ödenmesi gerektiğinin tespitine, aksine Kurum işlemlenin iptali istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.5510 sayılı Kanunun "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. maddesinde; "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya işyerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir" tanımının yapıldığı, aynı hükmün 4'. fıkrasında ise; "süresi içerisinde bildirimde bulunulan vazife malûllüğü aylıkları, sigortalının ölüm ya da malûliyeti sebebiyle göreviyle ilişiğinin kesildiği tarihi takip eden aybaşından itibaren bağlanır. Ancak, harp malulleri ile 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'a veya 2330 sayılı Kanun hükümleri uygulanarak aylık bağlanmasını gerektiren kanunlara göre veya 5434 sayılı Kanun'un 56. maddesine göre vazife malulü olduğuna karar verilenlerden, sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya devam edenlere ise görevden ayrılmalarına ve başkaca bir müracaata gerek kalmaksızın sınıf veya görev değiştirerek çalışmaya başladıkları tarihi takip eden aybaşından itibaren aylık bağlanacağı" hükmü yer almaktadır.
3. 2330 sayılı Kanun'un "Amaç" başlıklı 1'inci maddesinde; "Bu Kanunun amacı; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle, trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların; ... bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri hâlinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın ve bu yüzden yaralanmaları hâlinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesidir." hükmü;
Anılan Kanunun "Kapsam" başlıklı 2. maddesinde ise; "Bu kanun;
a) İç güvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki veya trafik ve yol güvenliğini sağlamak konularında görevlendirilen:
1. (Değişik: 7/6/1990 - 3658/1 md.) ... Genel Müdürlüğü ve ... Komutanlığı personelini, ... Kapsar." hükmü yer almaktadır.
4. Eldeki dava, davacılar murisinin vefat etmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında vazife malullüğü aylığı bağlanması istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de Mahkemece verilen hükmün yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, davacılar murisi piyade sözleşmeli er olarak Kuzey Irak'ta bulunan Üs Bölgesinde görev yapmakta iken kendisine akut myeloid lösemi teşhisi konularak tedavisi devam etmekteyken tedavi gördüğü hastanede vefat etmiş olup, Mahkemece davacılar murisinin ölümüne yol açan rahatsızlığının ilk defa Kuzey Irak'ta bulunan Üs bölgesinde terörle mücadele görevi sırasında ortaya çıktığı, barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olması sırasında veya bu görevlerinden dolayı meydana gelen yaralanmalar, sakatlanmalar ve ölümler halinde 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de ölümün yaptığı görevle ilgisi bulunmadığı anlaşılmakla 2330 sayılı Kanun'un 1'inci maddesinde sayılan koşulların oluşmadığı gözetilmeden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.