Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkumiyet kararını, savunma hakkının kısıtlanması ve takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle bozdu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûmiyet kararına yönelik istinaf başvurusunun reddiyle onanan hüküm, Yargıtay tarafından; sanık ve müdafiine bildirim yapılmadan, sorgulama hakkı tanınmadan kilit tanıkların dinlenmesiyle Anayasanın 36. ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-d maddeleriyle teminat altına alınan savunma hakkının kısıtlanması ile sabıkasız ve yargılama sürecinde hakkında olumsuz gözlem bulunmayan sanık hakkında, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle Türk Ceza Kanununun 62. maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanmaması nedenleriyle bozulmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/39761 E.  ,  2026/2862 K.
"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1804 E., 2021/945 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/271 E., 2019/647 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 53, 58/9 maddesi yollaması ile 58. ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Mahkumiyete esas alınan, suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda veya 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5 maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36. maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanığın dinlenilmesi için belirlenen günün sanık ve müdafiine bildirilmeden, sanığın tanığı sorgulama hakkının engellenmesi suretiyle CMK'nın 180/1 ve 181/1. maddelerindeki emredici hükümlere riayet edilmeyerek savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak şekilde CMK’nın 181/1 ve 210. maddelerine muhalefet edilmesi,
2-Kabul ve uygulamaya göre ise,
Takdiri indirim nedeni olarak; failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, geçmişte sabıkası bulunmayan ve duruşma tutanaklarında hakkında olumsuz bir gözlem yer almayan sanık hakkında hükmolunan cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, yetersiz ve dosya kapsamıyla uyumlu olmayan gerekçelerle takdiri indirim yapılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.