Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesinin elektrik borcu kaynaklı ticari itirazın iptali davasında istinaf incelemesi.
Özet: Bir elektrik perakende satış anonim şirketi, aboneliğinden kaynaklanan 997.287,92 TL tutarındaki elektrik borcu nedeniyle başlattığı icra takibine sanayi ve ticaret limited şirketinin haksız itiraz ettiğini, borcun usulüne uygun ve faturalara dayalı olduğunu, önceki menfi tespit davalarında lehlerine kararlar çıktığını belirterek itirazın iptali ile takibin devamını ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiş; davalı şirket ise borcun asılsız, fahiş, bir kısmının ödenmiş veya zamanaşımına uğramış olduğunu, aleyhlerine açtıkları menfi tespit davalarının devam ettiğini ve tedbir kararları olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.

T.C. ADANA BAM 17. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/127 - 2026/1550
T.C.ADANABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİDOSYA NO : 2026/127 KARAR NO : 2026/1550T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IBAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP : İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ : 12/09/2025NUMARASI : 2024/339 Esas 2025/774 KararDAVACI : ... ... ELEKTRİK PERAKENDE SATIŞ ANONİM ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVALI : TASFİYE HALİNDE ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)KARAR TARİHİ : 17/09/2026GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/09/2026 ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/09/2025 tarih ve 2024/339 Esas - 2025/774 Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş ve mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla; HMK'nın 352. maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:DAVA: DAVACI VEKİLİ DAVA DİLEKÇESİNDE ÖZETLE: Davalının ... sözleşme numaralı abonelikten kaynaklanan elektrik borcu nedeniyle Merkezi Takip Sisteminde ... Esas sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen borca haksız şekilde itiraz edildiğini, takibin durdurulmasına sebebiyet verildiğini, takibe konu borçların bir kısmına ilişkin .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/382, 2022/303, 2019/735, 2019/775 sayılı dosyalarında menfi tespit davaları yürütüldüğünü, bu dosyalarda müvekkil şirket lehine bilirkişi raporları ve kararlar çıktığını, diğer alacaklara ilişkin yargılama dosyalarının bilgilerinin bilahare sunulacağını, takibe konu alacakların dayanak belgelerinin, faturaların, ekstrelerin ve tahakkuk belgelerinin dosyaya ibraz edildiğini, müvekkil kurumun usul ve yasaya uygun alacakları bulunduğunu, borçlunun itirazının gerçeğe aykırı olduğunu, ilgili tarihlerde elektrik enerjisinin kullanıldığını, hesaplamaların yönetmelik ve kanun maddelerine uygun yapıldığını, takip açıldığı gün itibarıyla davalının 997.287,92 TL tutarında borcu bulunduğunu, borcun ödenmediğini, arabuluculuk sürecinin tamamlandığını ve ... Arabuluculuk Bürosunun 2022/51 büro numaralı ... arabuluculuk numaralı son tutanağının düzenlendiğini belirterek, davanın kabulü ile Merkezi Takip Sisteminin ... E sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP: DAVALI VEKİLİ CEVAP DİLEKÇESİNE ÖZETLE: Müvekkil şirket aleyhine açılan itirazın iptali davasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takip dayanağı olan 2001 yılından başlayan ve dönem dönem tanzim edilen faturaların neden ve niçin düzenlendiğinin belirtilmediğini, müvekkil tarafından ilgili şirkete karşı 2018 yılına kadar olan tüm borçların ödendiğini, müvekkilin hatalı ve fahiş tahakkuk ettirilen borçlarla ilgili ... Asliye Hukuk Mahkemelerinde derdest birden çok menfi tespit davası bulunduğunu, bu davalarda borçların tahsilinin tedbiren durdurulduğunu, davalı tarafın tedbir kararı tebliğ edilmiş olmasına rağmen borçları toplayarak haksız ve kötü niyetli icra takibi başlattığını, yapılan icra takibinin açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, borcu kabul etmemekle birlikte söz konusu faturaların zamanaşımına uğradığını, şirketin kurulu elektrik gücü ile tanzim edilen borç tutarları kıyaslandığında fahiş miktarda borç tahakkuk ettirildiğinin anlaşıldığını, kurulu gücün tamamının kullanıldığı varsayımında dahi dava konusu faturalardaki borcun oluşmasının mümkün olmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece".... İtirazın iptali davası müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu bir eda davasıdır. İcra iflasa kanunu 67'inci madde ve devamında açıkça belirtildiği üzere takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı genel mahkemede açılır ve genel hükümlere göre görülür. Alacaklı bu davada genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava etmektedir.İtirazın iptali davası itirazın hükümden düşürülmesi ana başlığı altında düzenlenmekle takip hukuku içinde ve takip talebiyle sıkı sıkıya bağlantılı ele alınması gereken, sonucuyla takibin devamına etkili bir dava türü olarak karşımıza çıkmaktadır ve takip talepnamesinde dayanılan borç ve borcun sebebi ile bağlılık asıldır. Öyle ki, genel hükümlere göre harca tabi olanitirazın iptali davasında alacaklı yan isterse takip talebinde bulunurken yatırmış olduğu binde beş harcı geri alabilir ve itirazın iptali davası harcına mahsubunu isteyebilirBu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talepnamesine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötü niyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır. Somut olayda davacı şirket ... Elektrik Parkende Anonim Şirketi’nin davalı hakkında elektrik kullanımına istinaden fatura düzenlendiği, davalı borçlu aleyhine Merkezi Takip Sistemi ... sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davalının borcunu kabul etmeyerek, borçlara itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu, davacı vekili tarafından borçlu itirazının iptali ve icra takiplerinin devamı talebiyle mahkememizde dava açıldığı anlaşılmıştır.Davacı tarafın İcra-İnkar tazminatı isteğine gelince, Davacı taraf % 20 İcra inkar tazminatı talep etmiştir. İİK.`nun 67. maddesinin 2. fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının İcra Hakimliğıne başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır.Borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması şart değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı: alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte ve böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulu zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde miktarının yargılama sonrasında belirlenebileceği dolayısıyla likit olamayacağı için icra inkar tazminatına hükmedilmemesi gerekeceği anlaşılmıştır.Mahkememiz tarafından aldırılan bilirkişi raporunda davalının 339.037,62 TL elektrik tüketimi yaptığının tespit edildiği, bu tüketimin 61.026,78 TL KDV alacağı doğurduğu davacının gecikme 185.214,29 TL gecikme zammından alacaklı olduğu gecikme zammından dolayıda 7.332,16 TL KDV alacağı doğduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,Merkezi Takip Sistemi ... takip sayılı dosyasında yapılan itirazın İPTALİNE, takibe 339.037,62 TL TL asıl alacak, 61.026,78 TL KDV, 185.214,29 TL gecikme zammı 7.332,16 TL gecikme zammı KDV’si üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,...." karar verilmiştir.DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: Yerel mahkemece verilen kısmen kabul ve kısmen ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, önceki sözlü ve yazılı beyanlar ile bilirkişi raporlarına yönelik itirazların tekrar edildiğini, bilirkişi rapor ve ek raporunun itirazları karşılamadığını, raporların hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, bilirkişilerin gecikme zammı ve geçmiş dönem faizi hesaplamalarında aleyhe işlem yaptığını, itiraz dilekçesi ekinde sunulan tabloların ve hesap ekstrelerinin değerlendirilmediğini, 330.604,21 TL tutarındaki geçmiş dönem faizinin kaynağı olan faturaların ve vade tarihlerinin dosya kapsamında mevcut olduğunu, sistem kurgusu gereği ödenmemiş tüketim bedellerine gecikme faizi işletilerek kapanış faturasına eklendiğini, takip dayanak belgelerinin dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, bilirkişilerin 40.734,28 TL tutarındaki gecikme zammı ve 7.332,16 TL tutarındaki gecikme zammı KDV'si yönünden alacaklı olunamayacağı yönündeki görüşlerinin yasal mevzuata aykırı olduğunu, bilirkişilerin dosya içeriğini tam incelemeden kanaat oluşturduğunu, bu durumun usul ve yasaya uygun olmadığını beyanla eksik inceleme ile verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ: ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 12.09.2025 tarihli ve 2024/339 Esas-2025/774 karar sayılı ilamının eksik inceleme neticesinde usul ve yasaya aykırı tesis edildiğini, takip dayanağı faturaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkilinin 2018 yılına kadar olan tüm borçlarını ödediğini, ... Asliye Hukuk Mahkemelerinde derdest olan ve tahsili tedbiren durdurulan menfi tespit davalarına konu borçların haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine konu edildiğini, tedbir kararı tebliğ edilmiş olmasına rağmen icra takibi başlatılmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, borçların zamanaşımına uğradığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hukuka aykırı olduğunu, rapora süresinde itiraz edilmesine rağmen dikkate alınmadığını, Şirketin Kurulu tarafından tahakkuk ettirilen borç tutarının fahiş olduğunu, kurulu gücün tamamının kullanılması varsayımında dahi dava konusu faturaların oluşmasının mümkün olmadığını, geçmiş dönem faturaları ile kıyaslandığında fahişliğin açıkça anlaşıldığını, bilirkişi raporunda kaçak elektrik tüketimi iddiasına yönelik teknik ve hukuki değerlendirme yapılmadığını, sayaç değerleri ve tüketim hesabı konusunda belirsizlikler bulunduğunu, raporun somut verilere değil varsayımlara dayandığını, bilirkişi raporunun 6100 sayılı HMK kapsamında taşıması gereken açıklık ve bilimsel dayanak şartlarını taşımadığını, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu mevzuatına aykırı şekilde ortalama tüketim üzerinden tahakkuk yapıldığını beyanla eksik inceleme ile usul ve yasalara aykırı verilen mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, elektrik tüketim faturasından kaynaklı alacağın tahsiline yönelik başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Mahkemece iddia / savunma ile dosya kapsamında yer alan belge ve deliller ışığında, 22.02.2025 tarihli kök heyet bilirkişi raporu ve 18/06/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporu alınmış, bu raporlardaki tespitler hükme esas alınarak, "Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE, Merkezi Takip Sistemi ... takip sayılı dosyasında yapılan itirazın İPTALİNE, takibe 339.037,62 TL TL asıl alacak, 61.026,78 TL KDV, 185.214,29 TL gecikme zammı 7.332,16 TL gecikme zammı KDV’si üzerinden takibin DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde ayrı ayrı istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı incelendiğinde, ilk derece mahkemesine sunulan 22/02/2025 tarihli heyet bilirkişi raporu ile 18/06/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda, davaya konu ... seri numaralı faturalara ait enerji tüketim miktarları, tüketimi doğru kaydetmiş sayaç değerine göre alındığı, sayacın tüketimi hatalı kaydettiğine dair bir belge olmadığı görüldüğünden, bu faturalara yönelik olarak tahakkuk ettirilen bedelden davalı şirketin borçlu olacağı, ... seri numaralı faturaya esas tüketimin ise sayaç arızası nedeniyle ek tüketim hesaplanarak tahakkuk yapıldığının anlaşıldığı, 02.05.2017 tarihinde takılan sayacın 08.08.2017 tarihine kadar tüketim kaydetmediği, 08.08.2017 tarihinde sökülen sayacın yanık olduğunun belirtildiği, tahakkukun yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan ve 8 Mayıs 2014 tarih ve 28994 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan EPDK Elektrik Piyasayı Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin "Sayacın hiç veya doğru tüketim kaydetmemesi halinde tüketim miktarının tespiti" başlıklı 14. Maddesi kapsamında yapılan değerlendirmede, günlük ortalama tüketim değeri üzerinden ve bu değer için sonraki iki döneme denk gelen sağlıklı ölçülmüş 08.08.2017-15.09.2017 tarihleri arasındaki ortalama değerin baz alındığı, bu tespite göre sayacın hiç tüketim kaydetmediği, 02.05.2017-08.08.2017 tarihleri arasındaki tüketim hesaplanmış olup, bu tüketim bedelinin 35.295,55 TL olarak hesaplandığı, ancak takibe konulan tutar 14.655,70 TL olduğundan, talebe bağlılık ilkesi gereği davacı şirketin 14.655,70 TL alacaklı olacağı, takipte yer alan 330.604,21 TL'lik Geçmiş Dönem Faizi hakkında dosya içerisinde herhangi bir belge bulunmadığından hesaplamaya dahil edilmediği, davalı hakkında başlatılan Merkezi Takip Sisteminde ... Sayılı dosyası kapsamında; davacı şirketin; takipteki asıl alacağı olan 339.037,62TL'nin tamamından alacaklı, takipteki asıl alacağın KDV’si olan 61.026,78TL'nin tamamından alacaklı, takipteki gecikme zammından 185.214,29TL alacaklı 40.734,28TL alacaklı olmayacağı, takipteki gecikme zammının KDV’sinden 33.338,58TL alacaklı, 7.332,16TL alacaklı olmayacağı, takipteki Geçmiş Dönem Faizi olan 330.604,21TL'den alacaklı olmayacağı yönünde kanaat bildirildiği, mahkemece alınan 22/02/2025 tarihli heyet bilirkişi raporu ve 18/06/2025 tarihli ek bilirkişi heyet raporunun hüküm kurmaya elverişli, hukuki denetime uygun ve açık oldukları, her iki raporda birbirini destekler mahiyette tespitlerin bulunduğu, faturalardaki miktarın doğru hesaplandığı, davacı vekilinin 07/09/2023 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile 330.604,21 TL faiz alacağının sehven icraya takibine konu edildiğini ve bu miktardaki faiz alacağından iş bu davada vazgeçtiğini belirttiği, fatura alacaklarının son ödeme tarihinden 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi oldukları, ancak davaya konu faturalarla ilgili başlatılan takip tarihi itibariyle zaman aşımı süresi kesildiği görüldüğünden dava tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolmadığı, (Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2017/11970 Esas- 2019/639 Karar sayılı ilamı) ayrıca davalının savunmasında derdest olduğunu belirttiği menfi tespit davalarının, iş bu dosya karara bağlanmadan önce ayrı ayrı kesinleştiklerinin görüldüğü, (....Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/735 Esas Kesinleşme tarihi: 26/12/2024, 2019/775 Esas Kesinleşme tarihi: 16/01/2025, 2022/382 Esas Kesinleşme tarihi: 27/03/2025 ve 2022/303 Esas Kesinleşme tarihi: 22/02/2024) hal böyle olunca mahkemece verilen kararın usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf itirazlarına itibar edilmemiştir.Mahkemece, hukuki nitelendirmenin, davadaki ileri sürülüş ve dosya kapsamına uygun olarak belirlendiği, taraflarca ileri sürülen delillerin toplanarak usulüne uygun olarak değerlendirildiği, delillerin değerlendirilmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, taraflarca ileri sürülen iddia ve savunmaların tartışılarak gerekçeli kararın oluşturulduğu, ihtilafa uygulanması gereken yasal mevzuatın doğru olarak tespit edildiği, mahkemenin karar gerekçesiyle hüküm fıkrasının birbiriyle uyumlu olduğu ve mahkeme hükmünün yasal unsurları taşıdığı, istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede; ilk derece mahkemesi kararının ûsul ve esas bakımından hukuka uygun bulunduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.(1) maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince davacıdan alınması gereken istinaf karar harcı olan 732,00 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın istinaf talebinde bulunan davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,3-Harçlar Kanunu gereğince davalıdan alınması gereken istinaf karar harcı olan 40.481,25 TL İstinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 6.833,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 33.648,25 TL harcın istinaf talebinde bulunan davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuran üzerinde bırakılmasına,5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, 6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine, 7- Temyizi kabil olan bu kararın, 6100 sayılı Kanunun 359/4. maddesi gereğince Dairemiz tarafından tebliğe çıkartılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361.maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk derece Mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/09/2026 Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır