Kadastro tespitine itirazla orman vasfı talepli davada, bilirkişi raporlarındaki çelişkiler ve tapu kaydı uyumu eksikliği üzerine verilen bozma kararı.
Özet: Kadastro sırasında tarla vasfıyla kişiler adına tescil edilen 18.100 metrekarelik bir taşınmazın, Orman İdaresi tarafından orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açılan davada, ilk derece mahkemesinin taşınmazı orman kabul ederek Hazine adına tescil kararı vermesi üzerine, Yargıtay, taşınmazın orman niteliği konusunda bilirkişi raporları arasındaki giderilemeyen ciddi çelişkileri, kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının dava konusu parseli kapsamadığı sonucuna mevcut yetersiz araştırmayla ulaşılamayacağını, zira yerel bilirkişi beyanlarının ve emsal komşu parsel kayıtlarının aksini işaret ettiğini, bu nedenle eski tarihli harita, hava fotoğrafları ve ilgili dava dosyaları gibi ek delillerin detaylı incelenmesi gerektiğini vurgulayarak ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2025/3044 E.  ,  2026/4278 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2006/1 E., 2025/75 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan eski 8 24... ada 3 parsel sayılı 18.100 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, dava dıșı 828 sayılı parsel ile bir bütün olduğu ve Nisan 1979 tarihli ve 14 sıra numaralı tapu kaydı kapsamında kaldığından söz edilerek, tarla vasfıyla, 1/2 șer paylı olarak ... ve ... adlarına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; Diyarbakır ili ... ilçesi ... köyü 824 parsel sayılı taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevaplarında; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 08.10.2002 tarihli ve 2002/3 Esas, 2002/62 Karar sayılı kararı ile, "orman bilirkişisi ...'in raporu uyarınca dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu, kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının dava konusu taşınmaza uymadığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve dava konusu parselin kadastro tespitinin iptaliyle orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 08.10.2002 tarihli ve 2002/3 Esas, 2002/62 Karar sayılı kararına karşı davalılar tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 09.06.2005 tarihli ve 2005/6069 Esas, 2005/7569 Karar sayılı ilamıyla, "resmi belgelerin uygulanmasına dayalı araștırma, inceleme ve 10.06.2002 tarihli keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkiși ... tarafindan düzenlenen raporda çekişmeli parselin eski tarihli harita ve fotoğraflarda orman olarak nitelendirilmediği, taşınmazın bir bölümünün sürüldüğü ve ekilmediği, diğer bölümündeyse maki elemanları ve meșe ağaç ve ağaçcıklarının bulunduğu, bu bölümün önceden bağ iken sonradan bakımsız kaldığı, eğimin %2-7 olduğu sonuç olarak orman sayılmayan yerlerden olduğunun bildirilmesine; 21.09.2002 tarihli keşif sonucu Orman Yüksek Mühendisi bilirkişi ... tarafından düzenlenen rapordaysa, dava konusu parselin eski tarihli hava fotoğraflarında orman olarak nitelendirilmediği, taşınmazın 9 dönümlük bölümünün sürüldüğü ancak ekilmediği, nadasa bırakıldığı, diğer 9 dönümlük bölümünün ise %10-15 eğimli yer yer kayalık ve 10-15 yaşlarında meşeler ile kaplı olduğu taşımazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğunun bildirilmesine; yerel bilirkişi tarafından da davacı gerçek kişilerin tutunduğu, kadastro tespitine de esas alınan Nisan 19 79... sıra numaralı tapu kaydının bu yere uyduğunun beyan edilmesine rağmen Mahkemece, bilirkişi raporları arasındaki çelişki usulünce giderilmeden, Orman bilirkişisi ...'in raporuna değer verilip, taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu, kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının çekişmeli yere uymadığı kabul edilerek karar verildiği, ne var ki; temyiz incelemesi sırasında getirtilen komșu parsel kayıtlarına göre, çekişmeli parselin etrafindaki parsellerin bir bölümüne de ayn usulle oluşturulan tapu kayıtlarının uygulandığı, yine bir kısım komşu parsellerin Hazine adına yapılan tesbitine. gerçek kişiler tarafından aynı usulle olușturulan tapu kayıtlarına tutunularak itiraz edildiği, bu kayıtların kayıp ve yitik kişilerden Hazineye intikal eden yerlerden iken Hazinenin satışı ile ... adına oluştuğu, dava dışı 825 sayılı parsele uyduğu iddia edilen Ekim 1944 tarih ve 10 sıra numaralı tapu kaydının Batıda ... oğul ... okuduğu, dava konusu 824 parsele uygulanan tapu kaydında iktisab sebebi olarak taşınmazın ... geldiğinden söz edildiği, yine dava dışı 8 22... sayılı parsellere uyduğu gerçek kişiler tarafından iddia edilen tapu kayıtlarının da birbirlerini sınır okuduğu, Kadastro Komisyonunun yaptığı incelemede de, kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığının belirlendiği, her iki keșifte dinlenen aynı yerel bilirkişi, bu tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığını bildirdiğine göre, mevcut araștırmayla, kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsamadığı sonucuna ulaşılamayacağı açıklanarak, mevcut ise kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının, Hazine adına tespit edilen komșu parsellere gerçek kișiler tarafından dava açılmış ise ilgili dava dosyaları ile bu parsellere uyduğu iddia edilen tapu kayıtlarının evrakı müsbiteleri ve krokileri ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planının ilgili yerlerden getirtilip, yöntemine uygun orman araştırması yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "kadastro tespitine esas alınan tapu kaydının dava konusu parseli kapsadığının belirlendiği, yapılan tüm keşiflerde dinlenen yerel bilirkişilerin uygulanan tapu kaydının çekişmeli parseli kapsadığını bildirdiği, mahallinde 20.01.2025 tarihinde yapılan keşifte mahalli bilirkişilerin tapu kaydına yönelik sınırları zeminde göstermeleri üzerine harita mühendisi rapor içeriğindeki bu sınırları gösterir krokiye göre tespite esas alınan tapu kaydının çekişmeli taşınmazı kapsadığı, uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ile memleket haritasına dayalı olarak ve önceki raporlar ile aradaki çelişki de giderilmek suretiyle, yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada, dava konusu taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun belirlendiği, tespit malikleri lehine olağanüstü kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğu, davanın ispatlanamadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.