Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkûmiyet kararını, örgütsel sohbetlere katılım ve tanık beyanları doğrultusunda onamıştır.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkum edilen sanığın, örgütsel sohbetlere katıldığına ve darbe teşebbüsü sonrası meslekten ihraç olana dek örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğine dair tanık beyanlarıyla desteklenen kabulde hukuka aykırılık bulunmadığı; yargılama sürecindeki usuli işlemlerin, delillerin elde ediliş biçimlerinin ve değerlendirmelerin kanuna uygun olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği, yaptırımların şahsileştirildiği anlaşıldığından, sanık ve müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmeyerek mahkumiyet hükmünün esastan reddiyle onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/712 E., 2022/753 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Hatay 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/379 E., 2020/160 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5., TCK’nın 62, 53, 58/9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Mahrem imamların düzenlediği örgütsel içerikli sohbetlere katıldığına, darbe teşebbüsü sonrasında meslekten ihraç olana kadarki süreçte örgüt üyeleriyle birlikte hareket ettiğine dair hakkında tanık beyanları bulunan sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde ve verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Hatay 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.