Silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyeti, ByLock inceleme eksikliği, tanık beyanları ve derdest soruşturma araştırılması gereğiyle Yargıtayca bozuldu.
Özet: Silahlı terör örgütüne üyelik suçundan verilen mahkûmiyet kararı, sanığın ByLock kullanıcısı olmadığı yönündeki savunmasına rağmen HTS kayıtları ve ByLock irtibatlarının yeterince araştırılmaması, hükümden sonra dosyaya gelen yeni delillerin duruşmada okunmaması ve ilgili tanıkların dinlenmemesi, ayrıca sanık hakkında yürütülen derdest soruşturmanın mükerrer yargılamayı önlemek amacıyla incelenmemesi gibi önemli usul ve esasa ilişkin eksiklikler nedeniyle temyizen bozulmuştur.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/497 E., 2022/176 K.İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 26. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/152 E., 2020/70 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince, yine Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının suçtan zarar gören sıfatının ve 5271 sayılı Kanun’un 237. maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkı bulunmadığının ve ayrıca 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında temyiz aşamasında 18.01.2024 tarihli dilekçe ile Bakanlık vekili tarafından yapılan katılma talebinin REDDİNE, Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarihli ve 2017/16-956 esas, 2017/970 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarihli ve 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin ... başvurusuna ilişkin 04.06.2020 tarihli ve 2018/15231 başvuru numaralı kararında belirtildiği üzere; ... iletişim sisteminin .../PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle, örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını ortaya koyan bir delil olacağında şüphe bulunmamakla birlikte, savunmasında ... kullanıcısı olmadığını bildiren sanığın, örgütsel konumunun ve örgütsel faaliyetlerinin tespiti bakımından; sanığın ... programına bağlanılırken kullanıldığı kabul edilen GSM hattına ait HTS kayıtlarının, ... programının ilk kullanım tarihinden itibaren ilgili kurumdan getirtilerek, savunma ve beyanların denetlenmesi bakımından, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişilerden açık kimlik bilgilerine ulaşılanların bu dönemde kullanımlarında bulunan GSM numaraları üzerinden sanık ile HTS irtibatlarının bulunup bulunmadığının, yine aynı baz istasyonundan sinyal alıp almadığının belirlenebilmesi amacıyla uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor alınması, ... tespit ve değerlendirme tutanağında ekleyen, eklenen ve irtibatlı bulunduğu kişiler olarak gözüken şahıslar hakkında örgüt üyeliği sebebiyle ceza soruşturması yürütülüp yürütülmediğinin araştırılması, yürütülen bir ceza soruşturması mevcut ise bu kişilerin aşamalardaki ifade örnekleri getirtilerek incelenmesi ve ekli kişilerin mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı CMK’nın 180/1-2-5. maddesi gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181/1. maddesinde öngörülen usule riayet edilmek suretiyle istinabe yoluyla tanık olarak ifadelerine başvurulması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Hükümden sonra dosyaya gelen sanık hakkındaki başka şahıslara ait ... yazışması, .../PDY İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Birimi Ders Çalışma Evleri Bilgi Notu ve ankesör/büfe sorgu raporunun duruşmada okunması lüzumu, 3. Hükümden sonra dosyaya gelen 29.02.2024 tarihli tutanağa göre ... K., ... Ç., ... A. ve ... Ö. beyanlarında sanığının adının geçtiği anlaşılmakla adı geçenlerin beyanlarının dosyaya celbedilmesi, söz konusu beyanlar ile ... Ç. ve ... G.'nin sanık hakkındaki beyanların duruşmada okunması, tüm bu şahısların mahkeme huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180. maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenilmesi lüzumu, 4. UYAP sisteminden yapılan sorgulama sonucunda, sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2026/58237 sayılı dosyasında silahlı terör örgütüne üye olma ve dolandırıcılık suçları kapsamında derdest soruşturma bulunduğunun anlaşılması karşısında; mükerrer yargılamanın ve cezalandırmanın önlenilmesi bakımından sanık hakkında yürütülen soruşturma dosyasının aslı veya onaylı örneklerinin Yargıtay denetimine olanak verecek şekilde getirtilip incelenmesi lüzumu, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün, 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 26. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.