6292 sayılı Kanun uyarınca orman vasfıyla hazine adına tescili talep edilen taşınmazın, kadastro mahkemesi kararıyla orman sınırları dışına çıkarılması üzerine açılan tapu iptali ve tescil davasının reddine dair bölge adliye mahkemesi kararının temyiz incelemesi.
Özet: Orman İdaresinin, tapuda şahıs adına kayıtlı bir parselin orman kadastrosu kapsamında orman vasfıyla Hazine adına tescili talebiyle açtığı tapu iptali ve tescil davasında, ilk derece ve istinaf mahkemeleri, taşınmazın orman sınırlandırmasının kadastro mahkemesi kararıyla iptal edilip kesinleştiği ve dolayısıyla orman alanında kalan kısmının bulunmadığı gerekçeleriyle davayı reddetmişlerdir; temyiz incelemesinde ise bu kararların usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilerek davacı Orman İdaresinin temyiz talebi geri çevrilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2492 E.  ,  2026/4276 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/2296 E., 2025/709 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 29. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/38 E., 2023/189 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı adına kayıtlı bulunan İstanbul ili ... ilçesi ... köyü 2429 parsel sayılı taşınmazın, dava dilekçesine ekli krokide gösterilen bölümlerinin yörede yapılan orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırıldığını ileri sürerek, bu kısımların tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 1986 yılından bu yana tapuda kayıtlı olduğunu, taşınmaz hakkında yapılan orman kadastro çalışmalarına karşı İstanbul Kadastro Mahkemesi' nin 2016/21 Esas sayılı dosyasında iptal davası açıldığını, yapılan çalışmalarda orman sınır noktalarının hatalı geçildiğini, bu nedenle bekletici mesele yapılarak verilecek karara göre yargılamaya devam edilmesi gerektiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu alanın orman olduğuna dair 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'un (6292 sayılı Kanun) 11/10. maddesi gereğince yapılan tespitin İstanbul Kadastro Mahkemesi' nin 2016/21 Esas, 2017/160 Karar sayılı ilamı ile iptaline karar verildiği, verilen kararın 20.09.2022 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karara göre dava konusu taşınmazın orman alanında kalan kısmının bulunmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davanın 6292 sayılı Kanun uygulaması sonucu oluşan orman kadastro haritasına dayalı olarak açıldığı, söz konusu çalışmada dava konusu 2429 parselin (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımlarının orman sınırları içine alınması işleminin İstanbul Kadastro Mahkemesinin 2016/21 Esas ve 2017/160 Karar sayılı ilamı ile iptal edildiği, böylece dava konusu taşınmazın tamamının orman kadastro haritası dışında kaldığı, ayrıca davanın tapu iptal ve tescil davası olması nedeniyle nispi vekalet ücreti hükmolunmasında da bir hata bulunmadığı" gerekçesiyle, davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; 1940 yılında 3116 sayılı Orman Kanunu gereğince yapılan orman tahdidinde 2429 parsel sayılı taşınmazın orman sınırları içerisinde kaldığını, 15.06.1988 tarihinde ilan edilen 2/B uygulamalarında orman sınırları dışına çıkarıldığını, 6292 sayılı Kanun'un 11/10. maddesi gereğince yapılan teknik hataların tespiti ve düzeltme çalışmalarında ise taşınmazın (A) ve (B) harfleriyle gösterilen kısımlarının orman tahdit sınırları içerisinde gösterildiğini, Mahkemece bu kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu, vekalet ücreti verilecek ise maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kesinleşen orman tahdidine dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinin kesinleşen orman tahdidi içerisinde kalıp kalmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.