İzmirdeki kadastro çalışmasıyla davalı adına tescil edilen taşınmazın tespitinin iptali talepli davada, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle imar-ihya şartlarının bölümlere göre farklı değerlendirilerek kısmi tescil kararı.
Özet: Davacı tarafından kadastro tespiti iptali ve Hazine adına tescili talep edilen taşınmazda, mahkemelerce yapılan detaylı inceleme ve bilirkişi raporları sonucunda, taşınmazın orman vasfında olmadığı belirlenmiş; davalı adına zilyetlikle edinme iddiası değerlendirilerek taşınmazın ikiye ayrılmasına karar verilmiştir: bir bölümü, davalı tarafından 1990lı yıllardan itibaren zeytinlik olarak sürekli kullanıldığı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği şartlarının oluştuğu tespit edildiğinden davalı adına tescil edilirken, diğer bölümü ise imar-ihyasından sonra yaklaşık 25 yıldır kullanılmadığı ve bu nedenle davalı lehine zilyetlikle kazanım şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından hali arazi vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1457 E., 2025/459 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Kadastro MahkemesiSAYISI : 2022/21 E., 2023/99 K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. ... ili ... İlçesi ... Mahallesi çalışma alanında, 3402 sayılı Kadastro Kanunu' nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmalarında, 1 55... parsel sayılı 8.097,07 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle, zeytinlik vasfında davalı adına tespit tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... İlçesi ... Mahallesi 1 55... parsel sayılı taşınmazın zilyetlikle edinilebilecek yerlerden olmadığı gibi davalı lehine imar-ihya ve zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının da oluşmadığını ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı cevabında; dava konusu taşınmazın babasından kendisine miras kaldığını ve kendisinin de uzun yıllardır kullandığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davaya konu taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı, bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısmın 1970'li yılların sonuna doğru zilyet altına alınıp üzerindeki bitki örtüsü kısmen temizlenerek imar-ihyasına başlanıldığı, 1980-1990 yılları arasında üzerindeki bitki örtüsü tamamen temizlenerek imar-ihyanın tamamlandığı, kısmen ekin ekilerek kısmen zeytin dikilerek tarımsal faaliyete devam edildiği, 1990'lı yıllardan sonra zeytinliğe çevrildiği, öncesinde davalının babası sonrasında davalı tarafından kullanıldığı, davalı yararına zilyetlikle kazanım koşullarının oluştuğu, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen kısmın ise 1970'li yılların sonuna doğru zilyet altına alınıp kısmen üzerindeki bitki örtüsünün temizlenerek imar-ihyasına başlanıldığı, 1980-1990 yılları arasında üzerindeki bitki örtüsünün temizlenerek imar-ihyanın tamamlandığı, ekin ekilerek kullanıldığı, 1990'lı yıllardan sonra tarımsal faaliyete ara verildiği, tespit tarihine kadar ve halen de kullanılmadığı, bu kısım üzerindeki kullanımın 19 80... yılları arasında yaklaşık 10 yıl olduğu öncesinde ve sonrasında hiç kullanılmadığı, zilyetlikle kazanım şartlarının davalı yararına oluşmadığı" gerekçesi ile, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile 1 55... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaline, 10.01.2023 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 6.849,46 metrekarelik kısmın ifrazı ile aynı ada aynı parsel numarası verilerek tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, bilirkişi raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 1.247,61 metrekarelik kısımın ifrazı ile aynı adanın son parsel numarası verilmek suretiyle hali arazi vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "uzman bilirkişiler tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yapılan inceleme ve araştırmada; dava konusu taşınmazın tamamının orman ve toprak muhafaza karakteri taşımadığının, orman içi açıklık ve orman sayılan yerlerden olmadığının, krokide (A) harfi ile gösterilen 6.849,46 m²lik kısmının, 1980-1990 arası imar-ihyasının tamamlandığının, 1990'lı yıllardan sonra zeytin fidanı dikilmeye başlandığının, 2020 yılına kadar mahsuldar zeytinlik olarak kullanıldığının; krokide (B) harfi ile gösterilen 1.247,61 m²lik kısmının, 1980-1990 arası imar-ihyasının tamamlanmasına rağmen, 1990'lı yıllardan sonra tarımsal faaliyete ara verildiğinin, halen tarımsal faaliyet yapılmadığının, bu kısmın 25 yıla yakın bir zamandan beri kullanılmadığının tespit edilmesine göre; Mahkemece, krokide (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden iktisap koşullarının oluştuğu, (B) harfi ile gösterilen kısım yönünden imar-ihyanın tamamlanmasından itibaren 20 yıllık kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği süresinin dolmadığı, bu kısımda davalı lehine iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespitinin iptaline krokide (A) harfi ile gösterilen kısmının tespit gibi davalı adına tapuya tesciline, krokide (B) harfi ile gösterilen kısmının hali arazi vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği" gerekçesiyle, davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda dava konusu taşınmazın (A) harfi ile gösterilen kısmında 1980 yılından beri tarım yapıldığı belirtilmiş ise de; uydu ve hava fotoğraflarından, davalının taşınmazın tamamı üzerinde zirai faaliyetinin olmadığının, yalnızca taşınmazın kuzey doğusundaki küçük bir alanı kullandığının görüldüğünü, imar ve ihyanın tamamlanmadığının anlaşıldığını, parselin taşlık ve toprağın işlenmemiş olmasının imar ve ihyanın tamamlanmadığını gösterdiğini, bu nedenlerle zilyetlikle kazanım koşullarının davalı yararına gerçekleşmediğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümüne yönelik hava fotoğrafları incelenmesinden, 1970 yıllarının sonlarına doğru zilyet altına alınıp imar ve ihyasına başlanarak 1980-1990 yıllarında imar ve ihyasının tamamlandığını taşınmazın üzerinde çok uzun yıllardır tarımsal faaliyetin devam ettiğinin sabit olduğunu, ziraat bilirkişileri tarafından taşınmazın (B) harfi ile gösterilen bölümünün üzerinde tarımsal faaliyete ara verildiği, toprağın sürülüp işlenmediği yönündeki tespitlerinin hatalı olduğunu, taşınmazın tamamının nizasız ve fasılasız 20 yıldan fazla süredir kullanıldığını, bu hususlar dikkate alınmadan karar verilmesinin haksız ve hatalı olduğunu, dosyada bulunan bilirkişi raporlarının çelişkili olduğunu, çelişkiler giderilmeden karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman niteliğinde olup olmadığı ve davalı yararına zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.