Ankara Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, hayvan sağlığı ve beşeri ilaç markalarının benzerliği iddiasıyla YIDK kararının iptali davasının gerekçeli kararı.
Özet: Bu hukuki evrak, aktif madde ("eprinomektin") içeren veteriner ilacı markasının, bir diğer firmanın beşeri ilacı markasıyla benzer olmadığını iddia eden davacı bir hayvancılık firmasının, TürkPatent YİDK kararının iptali için açtığı davayı özetlemektedir; davacı, ilgili tüketicilerin bilinçli olduğunu ve e-reçete sisteminin karışıklığı azalttığını savunurken, davalı firma ise markaların görsel ve işitsel olarak (dokuz harften yedisi aynı, dört heceli ve benzer başlangıçlı) yüksek derecede benzer olduğunu ve doktorlar, veterinerler veya eczacılar arasında yanlış ürün verilmesi riskini taşıdığını ileri sürerek davanın reddini talep etmektedir.

T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/160 Esas - 2025/390
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİGEREKÇELİ KARARESAS NO : 2024/160 KARAR NO : 2025/390....DAVA : Marka YİDK Kararının İptaliDAVA TARİHİ : 01/04/2024KARAR TARİHİ : 08/10/2025GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH : 08/10/2025 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, Müvekkilinin .... markası yönünden kabul edildiğini, verilen kararın hatalı olduğunu, müvekkili firmanın bütün faaliyetlerinin hayvancılık sektörüne yönelik olup, Türkiye hayvancılığına katkı sağlayan sektörünün en güçlü firması konumuna sahip olduğunu, davalı şirketin beşeri ilaç ve ham madde üretimi ile iştigal ettiğini, taraf markalarının benzer olmadıklarını, müvekkilinin hali hazırda .... 17.03.2009 tarih ve .... Numarası ile ruhsat alınmış olup, müvekkilinin ....” markasının üzerinde kullandığı ürün dökme çözelti berrak, açık sarı-sarı renkli, viskoz çözelti olup, 1 ml’si içinde 5 mg eprinomektin etkin maddesini içerdiğini, eprinomektin, makrosiklik laktonlar grubundan bir endektosit olduğunu, “....” markasının kullanıldığı dökme çözelti, süt ve besi sığırlarında eprinomektine duyarlı iç ve dış parazitlerin tedavi ve kontrolü amacıyla kullanıldığını, “eprinomectin” ibaresi .... sayılı ile kayıtlı olduğunu, dolayısıyla markalar arasında bu etken maddeden kaynaklı kullanıma bağlı bir benzerlik kurulamayacağını, benzer şekilde tescil edilmiş çok sayıda marka olduğunu, taraf markalarının ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılamayacağını, ilgili tüketici grubunun uyuşmazlığa konu ilaçların etken maddelerinin ne olduğu ve bunlar yerine başka isimlerin kullanılıp kullanılamayacağı araştırmasına dikkat ettiğini, tüm sağlık sektörü 15.01.2013 tarihinden itibaren e-reçete uygulamasına geçtiğini, uygulama çerçevesinde sağlık hizmet sunucuları tarafından otomasyon sistemleri üzerinde elektronik reçete oluşturmakta, elektronik reçeteler .... sistemine kaydedilerek elektronik reçete numarası alındığını, dolayısıyla ilaç markalarının görsel ve işitsel benzerliğinden ilgili kesim tarafından minimize edilmiş olduğunu beyan ederek ... kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı kurum vekilinin davaya cevap dilekçesi ile verilen kurum kararının yerinde olduğunu, davanın reddinin gerektiğini savunduğu görülmektedir. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının .... sayılı markaya dayalı hak iddiasında bulunamayacağını, anılan markanın farklı bir asli unsurunun bulunduğunu, bir markanın etken maddeden türetilmesi, o markanın diğer markalar ile iltibas içeren benzerlik taşıyabileceği anlamına gelmediğini, taraf markaları arasında da iltibas ihtimali bulunduğunu, her iki marka dokuz harften oluşmakta olup, bunların yedisinin birebir aynı olduğunu, markaların dört heceden oluştuğunu ve aynı şekilde başladıklarını, markaların kapsamlarının aynı olduğunu, dava konusu markanın tescil edilmek istendiği mal sınıflarının büyük kısmı hiçbir teknik bilgiye haiz olmayan sıradan ortalama tüketiciye hitap ettiğini, bu ürünlerin reçetesiz olarak satın alındıklarını, her iki ürünü bilen doktor/veteriner tarafından anlık olarak ürünlerin yazımı veya söylenişinde karışıklık oluşabileceği gibi, ürünler doğru reçete edilse dahi, ürünün temin edildiği eczacı tarafından hasta muayene edilmediği ve konulan teşhis bilinmediği için, reçeteden okunan ürünün temini sırasında karıştırılması ve nihai tüketiciye hatalı ürün verilmesinin mümkün olduğunu, taraf markaları arasında iltibas riski bulunduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, marka tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporu alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı ve davalılar arasındaki uyuşmazlık, TÜRKPATENT YİDK kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyasının tetkikinde, dava konusu markanın 05. Sınıf emtialarda tescili amacıyla 15.12.2022 tarih ve ..... sayısı ile marka başvurusuna konu edildiği, yapılan ilk incelemeler sonrasında başvurunun 13.07.2022 tarih ve 400 sayılı ....’nde yayımlanmasına karar verildiği, anılan başvurunun ilanına karşı davalı tarafça itirazda edildiği, ... sayılı marka yönünden kabul edildiği ve başvurunun reddine karar verildiği, söz konusu karar karşı bu defa başvuru sahibi davacı tarafça itiraz edilerek .... sayılı kararı neticesinde özetle; ..... ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca reddi yönündeki Markalar Dairesi Başkanlığı kararına karşı, başvuru hakkındaki ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir. …Yapılan incelemede, başvuru ile ret gerekçesi markanın "e-p-r-i-n-o-*-e-*" harflerini ortak olarak içerdiği ve markaların bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki mallar ile aynı/aynı tür malların ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvurunun tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu sonucuna varılmıştır.” gerekçelerine dayalı olarak davacı itirazlarının ve başvurunun nihai olarak reddine karar verildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER TARAF MARKALARI ARASINDA BENZERLİK VE İLTİBAS İHTİMALİ; Dava konusu marka başvurusu ile ilgili olarak verilen görevlendirme kapsamında dikkate alınması gereken düzenleme uyarınca tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı veya benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı veya benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Dolayısıyla markalar arasındaki benzerlik değerlendirmesinin ilk koşulu; markaların tescilli oldukları sınıfların aynı olması veya birbirine benzer olmasıdır. Markaların tescilli oldukları veya tescili talep edilen mal veya hizmetlerin benzerliğine kanaat getirilmesi halinde, ikinci şart olan markaların benzerliğine geçilir. Görüldüğü üzere karıştırılma ihtimalinin varlığı için çifte benzerlik şartının gerçekleşmesi ve her iki benzerliğin de dikkate alındığı genel izlenim ve değerlendirmeye göre ilişkilendirilme ihtimali dâhil karıştırma ihtimalinin bulunduğu kanaatine varılması gerekmektedir. Zira öğreti, kanun ile gösterilen kapsamı da gözeterek, hukuki anlamda karıştırılma ihtimalini markalar arasındaki benzerliğin, alıcıları, satın almayı düşündükleri mal yerine bir başka mal alma satın almak durumunda bırakması veya alıcıların iki farklı marka karşısında bulunduklarını anlamalarına rağmen bu markaların aynı işletmeye ait olduğunu sanmaları ya da bu malları üreten işletmeler arasında örgütsel ya da ekonomik bir bağlantının bulunduğu düşüncesine kapılmaları tehlikesi” şeklinde tanımlamaktadır. EMTİALARIN BENZERLİĞİ Doktrinde de kabul gördüğü üzere, markalara ait mal veya hizmet listelerinde yer alan emtiaların "benzer" olup olmadığının değerlendirilmesinde, sınıflandırmaya ilişkin ulusal ve uluslararası düzenlemeler bağlayıcı kesin kurallar içermemektedirler. Bu nedenle, inceleme konusu markaların emtia listelerindeki sınıf numaralandırması ile bağlı kalınmaksızın, karşılaştırılan emtia listelerinin "aynı veya benzer" mal veya hizmetlerden oluşup oluşmadığı incelenmelidir. “Marka kapsamındaki mal ve hizmetlerin aynı veya benzer tür olup olmadığı hususunda 1957 yılında yapılmış olan “Uluslararası Nice Protokolü” kapsamında hazırlanan “Mal ve Hizmetlerin Sınıflandırılmasına İlişkin Tebliğ” hükümlerine ve bunun ekindeki sınıflara ve alt gruplara göre yapılan listenin dikkate alınması gerekmekle birlikte tek başına listenin bir bağlayıcılığı bulunmamaktadır. Bu anlamda, ilişkilendirmenin varlığı için mal ve hizmetlerin tamamen aynı sınıfta veya aynı alt grupta yer alması gerekmez.” Zira asıl olan, işaretlerin, kapsamlarındaki mal veya hizmetler üzerinde tescilli bir marka olarak kullanılması durumunda, tüketici nezdinde karıştırılma ihtimaline yol açıp açmayacağıdır. Bu nedenle, mal ve hizmet sınıf ve alt gruplarında benzerlik araştırmasında piyasanın anlayışı, benzer alıcı çevresine veya aynı hedef kitleye hitap edip etmediği, benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, mal veya hizmetlerin birbiri yerine ikame edilebilme ve rekabet olanaklarının olup olmadığı, birinin diğerini tamamlama imkânı olup olmadığı, mal veya hizmetlerin dağıtım kanallarının ortak olması, aynı veya yan yana raflarda satışa arz edilip edilmediği kullanım yöntemleri, hedeflenen müşteri kesiminin aynı olup olmadığı hususlarının araştırılması gereklidir. Markalar arasında iltibas değerlendirmesinin ilk koşulunun, taraf markaları kapsamındaki emtiaların benzerliği olduğu hususu Yüksek Mahkemenin birçok kararında da açıkça belirtilmiştir. Nitekim ...nezdinde verilen kararlarda da malların benzerliğine ilişkin değerlendirmenin, mal ve hizmetler arasındaki ilişkilerin ilgili özellikleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, bu özelliklerin, malların doğaları, kullanım amaçları, kullanım yöntemleri ve birbiriyle rekabet halinde veya birbirini tamamlayıcı olup olmadıklarını içerdiği belirtilmiştir. Taraf markaları 05. Sınıf emtiaları birebir ihtiva etmekte olup kapsamlı bir inceleme yapılmasına ihtiyaç duyulmaksızın markaların benzer tüketici gruplarına hitap eden, benzer ihtiyaçları karşılayan, benzer satış noktaları ile sunumu gerçekleştirilen, doğaları benzer, rekabet olanakları bulunan, birbiri yerine tercih edilebilir nitelikte emtialarda tescilli oldukları tereddütsüzdür.. Benzerliği tespit olunan emtialar arasındaki bu ilişkinin işaretler arasında iltibas ihtimali yaratıp yaratmadığı hususunun tespiti, işaretler yönünden bir değerlendirme yapılmaksızın mümkün olmadığından aşağıda markaları oluşturan işaretlerin de ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir. İŞARETLERİN BENZER OLUP OLMADIĞI; Markaların karıştırılma ihtimalinden söz edilebilmesi için yukarıda da belirtildiği üzere emtiaların/hizmetlerin aynı/benzer olması yanında markayı oluşturan ibarelerin de aynı/benzer olması koşulu bulunmaktadır. İki işaret arasında karıştırılma ihtimali, iki şekilde ortaya çıkabilecektir. Bunlardan birincisi, tescil talebine konu markanın tescilli veya tescili için daha önce başvurulmuş markaya benzerliği nedeniyle önceki markanın aynısı ya da benzeri marka zannedilmesi ve bu sebeple satın alınmak istenen ürün dışında bir ürünün satın alınmasına sebebiyet verilmesidir. İkinci ihtimal ise, tüketicinin iki marka arasındaki farklılıklar nedeniyle her iki markanın aynı marka olmadığını anlamasına rağmen, iki markanın aynı işletmeye, başka bir ifadeyle aynı iktisadi – idari kaynağa ait olduğunu sanmasına sebebiyet verilmesidir. Bu durumda da tüketici, gerçekte almak istemeyebileceği bir ürünü, salt güvendiği önceki markayla irtibatlı sandığı için sonraki markayı alabilecektir. Böylece, önceki tescilli veya tescil talebine konu edilmiş markayı taşıyan ürünler için tüketici nezdinde tesis edilen güvenden haksız olarak yararlanma sonucu doğabileceğinden, karıştırılma ihtimali gerçekleşmiş olacaktır. Benzerlik ve karıştırılma ihtimaline dayalı değerlendirmelerde kural olarak orta seviyedeki tüketiciler dikkate alınacak olup; malın hitap ettiği ortalama bilgi ve dikkate sahip tüketicilerin tamamının ya da büyük bir bölümünün karışıklık yaşaması değil, bu tüketicilerin bir kısmının karışıklık yaşama ihtimali bulunması, benzerlik ve iltibas bulunduğunun kabulü için yeterli bulunmaktadır. .... kararlarında da belirtildiği üzere; “ortalama alıcılar / kişiler”, çabuk aldanabilen kişiler olmadığı gibi aptal ya da budala da değildir . Mal/hizmetin alıcısı olarak dikkate alınacak olan bu kişiler; orta düzeyde zeka ve dikkate sahip olan, işareti/markayı anımsaması da sıradan olan kişilerdir . Ancak tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyinin mal ve hizmet sınıflarına bağlı olarak değişkenlik göstermesi de mümkündür. Somut uyuşmazlıkta taraf markaları arasında benzerliğe konu 05. Sınıftaki malların bir kısmı ilaç içerikli, tıbbi veya kimyasal nitelikte ürünler olmalarının yanı sıra, kişisel kullanıma yönelik ve yine kişi sağlığını ilgilendiren ilaç içerikli ya da ilaç benzeri ürünler oldukları, bu ürünlerin nihai kullanıcısı herhangi bir tüketici olabilir ise de ilgili tüketicinin niteliğinin gerek tüketicinin bu ürünlere erişiminin genellikle doktor, eczacı, diş hekimi, medikal uzmanı gibi sektör uzmanları aracılığı ile olması gerekse de taşıdıkları risklerden kaynaklı doğrudan kişi sağlığını ilgilendirmesi nedeniyle, bahsi geçen ilaç ürünleri reçeteli veyahut reçetesiz olarak dahi satılsa tüketicinin daha yüksek düzeyde bilinç, dikkat ve özene sahip olduğun kabul edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir. Örneğin nutrasötik olarak ifade edilen temel besleyici özelliklerinin yanı sıra sağlık yararları sağlayan ve fakat doğrudan ilaç olarak kabul edilmeyen, ilaç görünümünde ambalajlarda, tablet, kapsül, yumuşak jel gibi farklı dozaj şekillerinde bulunabilen günlük diyetin takviye edilmesi amacıyla kullanılan takviye gıdaların, ilaç içerikli olmasa dahi kişisel sağlığı doğrudan etkiler sonuçları nedeniyle bu tür emtialar açısından tüketicinin niteliğinin ortalama tüketicinin çok daha üstünde olacağı ve tüketicinin ürünü satın alırken çok daha kapsamlı bir araştırma yaparak daha üstün bir dikkat sarf edeceğini kabul etmek yerinde olacaktır. Pek tabi başvuruda yer alan “(05-4) Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. (05-5) Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. (05-6) İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. (05-7) Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” emtiaları yönünden ilgili tüketici grubu “ilaç, tıbbi içerikli diyetetik maddeler veya kimyasal ürünlerin” ilgili tüketicileri ile eş düzeyde bilinçli veyahut meslek profesyonelleri değil iseler de kişinin hijyen, sağlık, kişisel bakım ve temizlik ihtiyacını doğrudan etkileyecek ya da zehirleyici özellikleri bulunan nitelikte olan bu emtialar yönünden de tüketicinin yine standart bir market tüketicisinden çok daha dikkatli hareket edecek olduğu düşünülmektedir. Kaldı ki 05. Sınıf emtiaların tamamı yönünden ilgili tüketici grubunun dikkat ve özen düzeyinin ortalamanın daha üstü olacağı uygulamada da kabul görmektedir. Yüksek Mahkeme’nin pek çok içtihatında da bu durumu hususiyetle vurgulandığı görülmektedir. “...fonetik ve bıraktıkları genel intiba bakımından aynı/benzer olmadığı, kapsamlar bakımından benzer bulunan 05. sınıfın tüketicilerinin de bilinçli tüketici olduğu, zira 05. sınıfta yer alan malların ilaç/sağlık sektörüne ilişkin olduğu, bu bakımdan iltibas tehlikesinin de oluşmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.” Ancak bu noktada dikkat edilmesi gereken bir diğer husus ilaç ürünlerinin sadece reçeteyi yazanlar veya ürünleri satanlar tarafından değil ihtiyaç sahipleri yani hasta veya yakınları tarafından da satın alınabileceği/kullanılabileceği, dolayısıyla anılan tüketicilerin kişisel sağlıklarına yönelik kullandığı bu tür ürün tüketiminde yanılgı yaşayabilecekleri, hatta öyle ki bu tür ürünlerin satıldığı eczanelerde kalfa tabir edilen kişilerin reçeteleri yanlış olarak yorumlayıp görsel benzerlerini yanlışlıkla da olsa verebilecekleri ihtimali de bulunduğu göz ardı edilmemelidir. Dolayısıyla tüketici grubunun niteliği hiçbir hal ve koşulda işaretler arasında iltibas riski ile karşı karşıya kalmayacağı yönünde bir sonucu beraberinde getirmeyecektir. Benzerlik değerlendirmesine ilişkin bu genel tespitler çerçevesinde yapılması gereken temel değerlendirme, dava konusu marka ile davalı yana ait marka arasında karıştırılmaya yol açabilecek düzeyde bir benzerliğin mevcut olup olmadığı ile ilgili olacaktır. ....sayılı ilamında da belirtildiği üzere karıştırılma ihtimalinde ölçü bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, tüketici olan halktır. Karıştırılma ihtimalinde önemli olan husus, halkın bu iki işaret arasında herhangi bir şekilde herhangi bir sebeple bağlantı kurma ihtimalidir. Buradaki “ihtimal” kelimesi özenle ve özellikle kullanılmış bir kelime olup, şekil, ses, anlam, genel görünüm, çağrışım ve bir seri içinde bulunma izlenimi bu kapsamda değerlendirilmektedir. Hatta, markalar arasında birçok noktada fark bulunduğu tespit edilse bile “umumi intiba” ikisinin karıştırılabileceği yönünde ise, iki işaret arasında karıştırma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmelidir” denilmektedir. Dolayısıyla ilgili tüketicinin aldığı mal ya da hizmetin başka bir işletmeye ait olduğunu bildiği ve fakat güvendiği işletme ile malını/hizmetini aldığı işletmenin arasında ekonomik bir bağlantı bulunduğunu düşünmesi hali dahi "karıştırılma ihtimali" nin var olduğunun kabulü için yeterli olacaktır. Markalar karşılaştırılırken görsel, sesçil (fonetik) ve kavramsal (semantik) açılardan taraf markalarını oluşturan işaretlerin benzer olup olmadıkları hususunun bütünsel bir bakış açısıyla ele alınması ve yine markalar kapsamındaki mallar/hizmetler yönünden markaların benzer olup olmadıkları konularının bir bütün olarak değerlendirilmesi neticesinde tespit edilebilir bir durumdur. Buna göre işaretler arasında görsel benzerlik karşılaştırması yapılırken markalara konu yazı ve işaretlerin konumlandırılma şekilleri ile harf sırası, yazım karakterleri gibi göze çarpan özellikleri dikkate alınmalıdır. Sesçil benzerlikte esas alınması gereken husus ise markaların ortalama tüketici kitlesi tarafından kendi lisanlarındaki okunuş şekli olup, markaların başlangıç kısımlarının fonetik açıdan benzer sesler çıkarılarak okunup okunmadığı dikkate alınmalıdır. Markaların kavramsal açıdan benzerliklerinin karşılaştırılmasında da markalara konu sözcüklerin tescil kapsamındaki ortalama tüketici kitlesinin bakış açışı ve o sözcüklere kendi lisanlarında bir anlam verip veremeyecekleri hususu dikkate alınmalıdır. Bu genel tespitler sonrasında taraf markaları incelendiklerinde, dava konusu başvurunun dokuz harf ve tek kelimeden oluşan bir sözcük markası olduğu, kelimenin yazımına uygun şekilde ....” olarak telaffuz edilecek olduğu, Türkçe ya da yerleşik bilinen yabancı dillerdeki sözcüklerden biri olarak bir anlama sahip olmadığı, Davalının redde gerekçe markası ise yine dokuz harf ve tek kelimeden oluşan bir sözcük markası olup kelimenin yazımına uygun şekilde “ep-ri-no-vet” olarak telaffuz edilecek olduğu, Türkçe ya da yerleşik bilinen yabancı dillerdeki sözcüklerden biri olarak bir anlama sahip olmadığı, bununla birlikte “-vet” son sesi, ticaret hayatında yaygın şekilde “veterinerlik hizmetleri”ni çağrıştırma amacıyla kullanılan bir son ek olup yüzlerce farklı marka içerisinde ilgili sınıflarda bu son ekin görülmesi mümkündür. Bu tespitlere göre değerlendirilmesi gereken husus, taraf markalarının 05. Sınıf emtialar ve bu emtiaların ilgili tüketici grubu nezdinde, karıştırılma riskine yol açacak bir benzerlik taşıyıp taşımadıklarıdır. Taraf markaları karşılaştırıldıklarında görsel algıyı uyarıcı hiçbir ek şekil ya da renk unsuru bulunmadığından doğrudan kelimesel ve harf dizilimsel bir görsellik üzerinden karşılaştırma yapılmalıdır. Buna göre her ikisi de dokuz harften oluşan markalarda “....” dizilimine haiz ilk altı harf birebir aynıyken “-.... seslerinde de “e” harfleri ortaktır. Dolayısıyla toplam dokuz harften yedisi aynı şekilde taraf markalarında, dizilimsel olarak da birebir aynı dizilimde olmak kaydıyla yer almaktadır. Bununla markalar arasında güçlü bir harf dizilimsel benzerlik ve buna bağlı görsel benzerlik yaratmaktadır. Bununla birlikte yine taraf markaları ....” şeklinde dört hecede telaffuz edilecek olup ilk üç heceleri aynıyken son heceleri farklılaşmaktadır. Bu durumda taraf markaları arasında aynı zamanda güçlü bir işitsel benzerlik de yaratmaktadır. Taraf markaları kavramsal olarak ise karşılaştırılabilir değildir. Bununla birlikte dosya kapsamındaki bilgilerden dava konusu ... markasının “eprinomectin/eprinomektin” etken maddesi içeren ve bu etken maddeden türetilen bir marka olduğunu iddia ettiği görülmüş olup gerçekten de ... sicil kayıtlarında da ilac/.... sayısı ile tescilli olduğu görülen bu etken maddenin büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarda iç ve dış parazitlerin (helmintler, akarlar, bitler vs.) tedavisinde kullanılan bir etken madde olduğu, dava konusu markanın da içeriği incelendiğinde 1 ml’si içinde 5 mg Eprinomektin etkin maddesi ihtiva ettiği ve “Süt ve besi sığırlarında gastrointestinal nematodlar, akciğer kıl kurtları, ....larvaları (parazitik devreler), uyuz etkenleri, bitler, tek konaklı keneler, boynuz sineği ve yarakurdu kaynaklı parazit enfestasyonlarının tedavi ve kontrolü amacıyla” kullanılan bir ilaç olduğu görülmüştür. Davalının markası ile ilgili yapılan araştırmalarda doğrudan bir bilgi edinilememiş olmakla birlikte “....” adıyla piyasada var olduğu görülen ilacın da eprinomektin etken maddeli bir veterinerlik ilacı olduğu, dolayısıyla esasen her iki markanın da temelde aynı etken maddeden türetilen isimlerle oluşturuldukları, dava konusu markanın bu etken maddedeki “-tin” son sesi dışında neredeyse bütününü ihtiva ettiği görülürken, .... şeklindeki başlangıç kısmının “-vet” jenerik son eki ile kombine edilerek markanın oluşturulduğu, Uygulamada da kabul gördüğü üzere karşılaştırılan ilaç markalarındaki ortak unsurun mülkiyete konu edilemeyen ve herkesin ortak kullanımına açık kalması gereken bir .... (....) ismini çağrıştırması halinde bu ortak unsur, farmakolojik olarak ilacın ilintili olduğu etken maddeler ile ilişkiyi gösterdiğinden tek başına iltibas oluşturması mümkün olmadığı gibi ilaç markalarında etken maddeden türetilen markalar da birbirlerinin varlığına rağmen tescil edilebilirler. Zira ilaç sektöründeki marka tercihi genel olarak ya ilacın etken maddesine ya da tedavisi hedeflenen hastalığa vurgu yapan jenerik işaretlerden oluşturulmaktadır. Başka bir ifadeyle bu şekilde kombine edilen markalarda ....adına veyahut tıbbi bir sözcüğe yer verilmiş olması, başvuru sahibinin o ibare üzerinde tekel hakkı oluşturmasını değil, markayı oluşturan sözcüğün bütünü üzerinde bir hak sahibi olmasını sağlamakta ve önceki – sonraki marka arasında bir iltibas ihtimalinden bahsedilmemektedir. Somut olayda da taraf markalarında ortak olarak yer alan ....” harf diziliminin ve daha da ötesinde esasen dava konusu markanın ..... şeklinde bütün olarak “eprinomectin” ilaç etken maddesini doğrudan çağrıştıran bir algıya sahip olduğu, başka bir ifadeyle etken madde isminden türetilen markaların etken maddesinin sadece tek bir hecesini ya da kısa bir kesimini ihtiva ederek, etken maddenin bütününden ciddi oranda farklılaşarak doğrudan ve tereddütsüz olarak etken madde ismini karşı tarafa yansıtmayacak şekilde yaratımı mümkün olduğu gibi (....maddesinden türetilmiş ....” markaları gibi) etken maddeyi daha belirgin biçimde içerir nitelikte (....gibi) marka yaratımları da mümkündür. Somut ihtilafa konu marka ise etken maddeyi çok daha belirgin bir biçimde yansıtan bir bütünsel algıya sahip olduğundan ilgili tüketicisine de doğrudan net bir mesaj vermektedir. Dolayısıyla taraf markalarının özellikle “05-1) İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. ilaç ihtiva eden kozmetikler” alt grubuna konu emtialar yönünden ortak olarak ....” kökünü ihtiva etmelerine rağmen bu ibarenin doğrudan doğruya “....” etken maddeli ilaçların kullanıldığı anlaşılan sektörün ilgili tüketicisi olan veteriner hekimler başta olmak üzere, ilgili tüketicilerinin salt herkesin kullanımına açık kalması gereken bu kök unsurdaki benzerlik nedeniyle bir iltibas riski ile karşı karşıya kalmayacakları, zira her iki taraf markasında bu köke eklenen “-mec” ve “-vet” sesleri farklı olduğu gibi davalı markasındaki “-vet” sesinin yarattığı algının da yine farklı olacağı, dolayısıyla ilgili sektörde yer alan aktörlerin anılan ibare üzerinde basit eklemeler/farklılıklar yaratarak kullanım hakkı bulunduğu ve bu kullanımlara önceki hak sahibinin katlanması gerekeceği kabul edilmelidir. Bu haliyle “05-1) İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. ilaç ihtiva eden kozmetikler” bakımından her ne kadar ortak harfler içermekte iseler de taraf markalarının bu emtialarda benzeşen unsurunun ayırt edici niteliğinin olmaması ve işaretlerin bütünsel olarak birbirlerinden nispeten uzaklaşmış olmaları karşısında, bahsi geçen emtiaların ilgili tüketicileri nezdinde iltibas riskinin de ortaya çıkmayacak olduğu, “eprinomectin” etken maddesi içerir ilaçların insan sağlığına yönelik kullanımı bulunduğu yönünde bir tespitin yapılamadığı, dolayısıyla ilgili tüketicilerinin de temelde veteriner hekimler veya profesyonel olarak besi yetiştiriciliği yapan tüketiciler olacağı, her iki grup tüketicinin de hayvanlar üzerinde kullanacağı bu ilacı satın alırken çok yüksek dikkat, bilgi ve seçicilik düzeyi ile hareket edeceği, bu noktada ürünün reçete ile satılan bir ürün olup olmamasının da önemi olmayacağı, tüketicinin taraf markaları ile aynı raf ve reyonlarda karşı karşıya kalsa dahi ancak ve ancak ilgili ürünlerin aynı etken maddeyi içerir farklı ilaçlar olduğunu düşüneceği ve bir seri marka gibi algılamayacağı , dolayısıyla iltibas riski ile de karşı karşıya kalmayacağı, Bununla birlikte dava konusu marka kapsamında 05.01 alt grubu dışında kalan tüm emtialar yönünden taraf markalarının “eprinomectin” etken maddesini içerir olmalarının veyahut bu isimden türetilmiş markalar olarak algı yaratmalarının bir önemi olmayacağı, zira 05.01.alt grubu dışındaki emtiaların tamamının, anılan etken maddenin kullanım alanı dışında kalan, başka bir ifadeyle anılan etken maddeyi bildiği kabul edilen tüketicilerin, bu etken maddeyi taşıyan ürünler ile karşı karşıya kalmayı beklemeyeceği ürün grubundan oluşan emtialar oldukları, dolayısıyla artık taraf markaları arasındaki harf dizilimsel ayniyetin yarattığı görsel ve işitsel benzerlik halinin iltibas ihtimalini de beraberinde getirecek olduğu, her ne kadar 05.01 alt grubu dışındaki sınıflar yönünden de ilgili tüketici kitlesinin dikkat ve özen düzeyi yüksek tüketici grubundan oluştuğu yorumu yapılabilir ise de bu tüketicilerin salt ihtisas sahibi bilinç düzeyi yüksek kişilerden oluşmadığı, dolayısıyla bu markaların çağrıştırdığı terimlerin kimya literatüründeki mahiyetini, işlevini, ilaç etken maddesi olup olmadıklarını bilmelerinin beklenemeyeceği, bu düzeyde bir benzerliğin “(05-2) Tıbbi ve veterinerlik amaçlı kullanıma uygun diyetetik maddeler;insan ve hayvanlar için diyet takviyeleri, gıda (besin) takviyeleri; zayıflama amaçlı tıbbi müstahzarlar; bebek mamaları; tıbbi amaçlı bitkiler ve tıbbi amaçlı bitkisel içecekler. (05-3) Diş hekimliği için ürünler (aletler/cihazlar hariç) : diş dolgu maddeleri, diş kalıbı alma maddeleri, protez ve yapay diş yapıştırma ve tamir maddeleri. (05-4) Hijyen sağlayıcı ürünler: pedler, tamponlar, tıbbi amaçlı yakılar, pansuman malzemeleri, kağıt ve tekstilden mamul çocuklar, yetişkinler ve evcil hayvanlar için bezler. (05-5) Zararlı böcek, zararlı bitki, zararlı mantar ve kemirgenleri yok edici maddeler. (05-6) İnsan ve hayvanlar için olanlar hariç deodorantlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler. (05-7) Dezenfektanlar, antiseptikler (mikrop öldürücüler), tıbbi amaçlı deterjanlar, ilaçlı sabunlar, dezenfekte edici sabunlar, antibakteriyel el losyonları.” Emtiaları bakımından ilgili tüketiciler nezdinde dahi iltibasa yol açabileceği, İzah olunan gerekçeler çerçevede dava konusu marka başvuru yönünden verilen .... kararı açısından taraf markaları arasındaki benzerlik düzeyinin “05-1) İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. ilaç ihtiva eden kozmetikler” alt grubuna konu emtialar yönünden iltibas riskine yol açmayacağı, Netice itibariyle, Dava konusu başvuru kapsamında reddedilen emtialardan 05-1) İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler. ilaç ihtiva eden kozmetikler” alt grubuna konu emtiaları yönünden taraf markaları arasında iltibas riskinin oluşmayacağı, bu emtialar yönünden .... kararının hukuka aykırı olduğu, başvuruda reddedilen sair emtialar yönünden ise kurumun kararının hukuka uygun olduğu kanaatlerine varılmış davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın Kısmen Kabulüne,.....sayılı kararının 5 . Sınıftaki " insan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler" bakımından iptaline, Alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin alınan 427,60.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80.-TL maktu ilam harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL maktu ücreti vekaletin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Davanın kısmen reddolunması ve davalıların kendilerini vekil ile temsil ettirmesi sebebiyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davanın kabul ret oranının takdiren %50 olarak kabulüne,Harcın davanın yalnızca kabul edilen kesimi üzerinden alınması sebebi ile davacının peşin yatırdığı 427,60-TL ilâm harcının tamamının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davacının bunun dışında yapmış olduğu aşağıda dökümü yazılı 30.883,40.-TL yargılama giderinin %50'sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ve davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı şirket vekilinin yokluğunda tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde .... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.08.10.2025 Kâtip Hâkim.... ✍e-imzalıdır ✍e-imzalıdır MASRAF DÖKÜMÜ İlk Masraf : 488,40.-TL Bilirkişi Ücreti :30.000,00.-TL P.P : 395,00.-TL TOPLAM :30.883,40.-TL