Yargıtayın istinaf mahkemesinin hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığı suçlarında hukuki dayanağı olmayan bozma kararlarının mahkemeye erişim hakkını ihlal eden hukuka aykırılığına ilişkin değerlendirmesi.
Özet: Sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümlerle ilgili istinaf incelemesinde, bölge adliye mahkemesinin önceki bozma kararının Ceza Muhakemesi Kanununda sayılan sınırlı bozma nedenleri arasında yer almadığı, yasal dayanağının bulunmadığı ve yargılamanın yeniden görülmesi yerine dosya üzerinden bozma kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu tespit edilmiştir; bu nedenle, anılan hukuka aykırı bozma kararı neticesinde ilk derece mahkemesince kurulan hükmün, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olması nedeniyle hükümsüz sayılması gerektiği, Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi içtihatları doğrultusunda belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1272 E., 2023/2047 K.SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâliHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, retİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin; "Sanığın adil yargılanmadığına, sanık lehine olan deliller toplanmadığına, suçun maddi ve nitelikli unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığına, ... isimli şahıs dinlenmeden hüküm kurulduğuna ve meydana gelen bir zararın bulunmadığına" yönelik olduğu belirlenerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, dosya içeriğine göre, Of Asliye Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2019/664 Esas, 2021/437 Karar sayılı dosyasında verilen mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanık müdafiinin istinaf talebi üzerine yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/1131 Esas, 2022/1962 Karar sayılı kararı ile hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükmün "Somut olayda; olay yerinde teknik bilirkişilerce yapılmış inceleme ve olay yeri raporunun bulunmadığı gibi, olay yerine ilişkin kroki ve fotoğrafda bulunmadığı gözetilerek sanığın üzerine atılı gece vakti bina veya eklenti dahilinden hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığını ihlal suçlarının unsurlarının, ilgili yerin bina veya eklenti niteliğinde ve iş yeri niteliğinde olup olmadığının tespiti amacıyla mahkemesince resen refakate alınacak mahalli ve teknik bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif yapılması sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, kovuşturma aşamasında herhangi bir keşif yapılmadan soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporu ile yetinilerek eksik inceleme ve araştırma neticesinde hüküm kurulması" gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 289/1-i maddesi uyarınca bozulmasına karar verildiği, ancak verilen bu bozma kararının 5271 sayılı Kanun’un 280/1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sınırlı olarak sayılan bozma nedenleri arasında gösterilmediği gibi aynı Kanun'un 289/1-(i) maddesi kapsamında da bulunmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince davanın yeniden görülmesine karar verilmek suretiyle yapılacak duruşma sonucunda hukuka aykırılığın giderilmesi yerine, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde bozma kararı verilmesinin ve anılan karara yönelik direnme yetkisi bulunmayan İlk Derece Mahkemesince yeniden hüküm kurulmasının yasal dayanağının bulunmadığı,Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında “… bölge adliye mahkemelerinin, kanuni dayanağı bulunmayan (5271 sayılı Kanun'un 280. maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde sayılanlar hariç) bozma kararları ile iş bu bozma kararına istinaden ilk derece mahkemesince tesis edilen kararların, görevsiz mahkeme tarafından verilmiş olmaları nedeniyle hukuka açık ve ağır aykırılıkla malul olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiğinin…” kabul edildiği, keza Anayasa Mahkemesinin 12.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 09.01.2025 tarihli ve 2023/33667 sayılı kararı ile de “İstinaf Dairesi kanunda açıkça öngörülmüş hâller dışında bir nedenle bozma kararı vermiş, bunun sonucunda başvurucunun temyiz kanun yoluna başvurma hakkının elinden alınmasına yol açmıştır. Böylelikle istinaf kanun yolu incelemesine ilişkin kuralların İstinaf Dairesince yapılan yorumun kişilerce öngörülebilecek belirlilikte olmadığı ve kanunun lafzıyla çeliştiği görülmüştür. Diğer bir ifadeyle İstinaf Dairesinin bu kararıyla başvurucunun mahkemeye erişim hakkına kanuni dayanağı bulunmayan bir müdahalede bulunulmuştur. Açıklanan gerekçelerle İstinaf Dairesinin 5271 sayılı Kanun'da sınırlı olarak sayılı hâller dışında bir sebeple bozma kararı vermesiyle gerçekleşen müdahalenin kanuni dayanağının olmaması nedeniyle başvurucunun Anayasa’nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiğine..." hükmedilmekle yukarıda anılan şekilde verilen bozma kararlarının “hukuka açık ve ağır aykırılıkla malûl” olduğunun teyit edildiği dikkate alınmak suretiyle; Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 21.09.2022 tarihli ve 2022/1131 Esas, 2022/1962 Karar sayılı kararı ile bozma üzerine Of Asliye Ceza Mahkemesinin 18.04.2023 tarihli 2022/656 Esas, 2023/263 sayılı kararının hukuki değerden yoksun olduğu belirlenerek buna göre yapılan incelemede;5271 sayılı Kanun’un 280/1-g bendi uyarınca davanın yeniden görülmesine karar verilerek, duruşma açılıp, taraflar çağrılarak delillerin değerlendirilmesi sonucunda anılan Kanun maddesinin 2. fıkrasına göre hukuka aykırılığın Bölge Adliye Mahkemesince giderilmesi sonucunda yeniden hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.