Hırsızlık suçundan verilen istinafın esastan reddi kararının temyiz incelemesi sürerken, kesinleşmeyen cezanın zincirleme suç kapsamında hatalı birleştirme sonucu yeni hükümde mahsubu.
Özet: Yargıtay, bir sanığın hırsızlık suçundan aldığı mahkûmiyet kararının istinaf başvurusunun esastan reddedilerek temyiz incelemesinde olmasına ve bu karara yönelik bölge adliye mahkemesinden bir bozma kararı bulunmamasına rağmen, sanığın aynı eylemle birlikte zincirleme suç hükümleri kapsamında yeniden yargılanarak, henüz kesinleşmemiş önceki cezanın yeni hükmedilen cezadan mahsup edilmesi suretiyle hatalı bir karar verildiğini tespit etmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1917 E., 2023/1863 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi uyarınca temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanığın temyiz isteminin, atılı suçu işlemediğine, dosyadaki bilirkişi raporu dikkate alınmadan hatalı hüküm kurulduğuna, savunmalarına itibar edilmeden delil değerlendirilmesi yapıldığına, hakkında beraat kararı verilmesi ile lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Tüm dosya kapsamına göre; Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/1836 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararı ile 18.10.2022 tarihinde işlenen hırsızlık suçundan dolayı sanık ...'ın 6 yıl, temyiz dışı ...'ın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına dair hükümler kurulduğu, bahsi geçen hükümlerin istinaf edilmesi üzerine; Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2023/1917 Esas, 2023/1863 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkındaki hükme yönelik istinaf isteminin esastan reddine karar verildiği ve kararın adı geçen sanık bakımından temyiz edilmesi nedeniyle dosyanın Dairemize gönderildiği, temyiz dışı sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün ise sanığın, katılan kuruma yönelik olarak 20.10.2022 tarihinde işlediği eylem nedeniyle Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/109 Esas sayılı dosyası üzerinden yargılama yürütüldüğü dikkate alınarak zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından dosyaların birleştirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmasına karar verildiği, ancak Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararında bahsedilen Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/109 Esas sayılı yargılamasının sanıklar ... ve ... hakkında yürütülen yargılama olduğu, buna rağmen Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.04.2024 tarihli ve 2023/109 Esas, 2024/573 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın 20.10.2022 tarihinde katılan kuruma yönelik olarak işlemiş olduğu hırsızlık eylemi nedeniyle açılan davanın, bozma kararından sonra temyiz dışı sanık ... hakkında yürütülen Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesince yürütülen 2024/185 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verildiği, Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2024/185 Esas, 2025/832 Karar sayılı kararı ile de; istinaf ilâmında sanıkların isimlerinin sehven farklı yerlerde kullanıldığının düşünüldüğü belirtilip, sanık ... hakkında da Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir bozma kararı varmışçasına yargılama yapılıp, temyiz dışı sanık ...'ın 20.10.2022 tarihli eylemden, temyiz dışı sanık ...'nın 18.10.2022 tarihli eylemden dolayı cezalandırıldığı; sanık ...'ın ise her iki eylem nedeniyle de suça dahil olduğu kanaatiyle zincirleme şekilde hırsızlık suçundan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-a, 1 43... . maddeleri gereğince sanık hakkında 7 yıl 6 ay hapis cezası tayin edildikten sonra Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.04.2023 tarihli ve 2022/1836 Esas, 2023/366 Karar sayılı kararı ile hükmedilen 6 yıl hapis cezasının mahsubu suretiyle sanığın sonuçta 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; ancak sanık ...'ın 18.10.2022 tarihli eylemi bakımından verilen cezaya yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın temyiz incelemesinde olduğu dikkate alınmadan sanık hakkında her iki eylemden dolayı yargılama yürütüldüğü; akabinde de 18.10.2022 tarihli eylem nedeniyle hakkında verilen 6 yıl hapis cezasına dair mahkûmiyet kararına yönelik istinaf isteminin esastan reddine dair kararın temyiz edilmesi nedeniyle Yargıtay incelemesinde olduğu ve bahsi geçen cezanın kesinleşmediği dikkate alınmadan sanık hakkında 20.10.2022 tarihli eylemden dolayı belirlenen cezadan, kesinleşmeyen söz konusu cezanın mahsubuna karar verilmesi suretiyle hüküm kurulduğu ve kararın istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşılmakla; sanık ... hakkında 18.10.2022 tarihli eylem bakımından görülen davanın Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir bozma kararı olmadığı halde 2024/185 Esas sayılı dosya ile birleştirilmesi ile 20.10.2022 tarihli eylemden dolayı verilen cezadan kesinleşmeyen temyize konu dosyada hükmedilen cezanın mahsubu suretiyle karar verilmesi nedenleri ile Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.09.2025 tarihli ve 2024/185 Esas, 2025/832 Karar sayılı kararına karşı sanık ... bakımından kanun yararına bozma yoluna gidilebileceği belirlenerek yapılan incelemede;Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;Sanık ...'ın 20.10.2022 tarihinde katılan kuruma yönelik olarak işlemiş olduğu hırsızlık suçu bakımından yürütülmüş olan dava dosyası getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, birleştirme olanağı varsa dosyalar birleştirilerek, aksi hâlde onaylı örnekleri dosya içine konularak, her iddianameye kadar olan eylemlerin zincirleme tek bir suçu, her iddianameden sonraki eylemlerin ayrı bir suçu oluşturacağı gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinin uygulanması koşullarının oluştuğu değerlendirilerek, varsa kesinleşen dosyadaki ceza miktarı mahsup edilerek sonucuna göre sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan sebeplerle Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının 5271 sayılı Kanun'un 304/2-a. maddesi uyarınca gereği için Kayseri 16. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.