Kadastro tespitine itiraz davasında, hazineye ait ham toprak vasfındaki taşınmazda kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen davanın reddi kararının Yargıtayca onanması.
Özet: Kadastro tespiti sonucu hazine adına kayıtlı, davacının irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğiyle iktisap iddiasıyla tescilini talep ettiği ve müdahilin orman arazisi olduğunu ileri sürdüğü taşınmaza ilişkin davada, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 1988 yılı hava fotoğraflarına göre dava konusu taşınmazın bir kısmının hali arazi vasfında olduğu ve dava tarihi itibarıyla zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın, davacı temyiz taleplerinin reddiyle Yargıtayca onanmasına karar verilmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/1621 E.  ,  2026/4254 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2024/5 E., 2025/1 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucu, Siirt ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 2 17... parsel sayılı 112 hektar 6.814,36 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili, Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 10.09.2001 tarihli dava dilekçesinde; Siirt ili ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği taşınmazda irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının müvekkili olan davacı yararına oluştuğunu ileri sürerek, taşınmazın davacı adına tapuya tescilini talep etmiş ve yargılama sırasında dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlenmesi nedeniyle, dava dosyası görevsizlik kararı verilerek kadastro mahkemesine devredilmiştir.
3. Asil müdahil ... vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 20.02.2015 tarihli ve 2011/20 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 20.02.2015 tarihli ve 2011/20 Esas, 2015/87 Karar sayılı kararına karşı asli müdahil ... vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 11.10.2021 tarihli ve 2021/13166 Esas, 2021/10256 Karar sayılı ilamıyla, "yöntemince orman araştırması yapılması ve taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğunun anlaşılması halinde bu kez zilyetlik araştırması yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi" gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen kısmında 1988 tarihli hava fotoğrafı itibarıyla herhangi bir kullanım olmadığı ve taşınmazın hali arazi vasfında olduğu, dolayısıyla dava tarihi olan 2001 yılı itibarıyla zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığı" gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen bölümünde davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacı yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre,bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.