Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetinin tanık beyanları ve delillerle hukuka uygun bulunarak onanmasına dair içtihadı.
Özet: Sanığın mesleğe başlamadan önce terör örgütü evlerinde kaldığı ve örgütün iletişim programını kullandığına dair tanık beyanlarıyla silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkumiyetine yönelik verilen kararın, yargılama sürecinde usul ve delil toplama yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı, eylemlerin suç tipine uyduğu ve vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığı gerekçesiyle temyiz başvurusunun esastan reddedilerek hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/268 E., 2022/790 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/491 E., 2020/438 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;Mesleğe giriş öncesi örgütün çalışma evlerinde kaldığına, örgütün iletişim programı olan ...'u kullandığına yönelik hakkında tanık beyanları bulunan sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde ve verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 14. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.