Yargıtay 3. Ceza Dairesi, sanığın 2014 yılındaki örgütsel sohbetler düzenleme ve para toplama eylemleri nedeniyle silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetini, istinaf sonrası temyiz başvurusu reddederek hukuka uygun bulup onadı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin temyiz incelemesinde, sanığın 2014 yılında örgütsel sohbetler düzenleyip katılımcı davet ettiği, sohbetleri icra ettiği, kurs ve kurban adı altında para topladığı yönündeki tanık beyanlarına dayanarak, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delillerin hukuka uygun olduğu, eylemlerin suç tipine uyduğu tespit edilmiş; sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilerek, tebliğnamedeki bozma görüşüne aykırı şekilde hükmün onanmasına karar verilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1151 E., 2022/832 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya 5. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/85 E., 2020/67 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM: TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE, Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;2014 yılında düzenlediği örgütsel içerikli sohbetlere katılımcıları davet ettiğine, sohbeti icra ettiğine, kurs ve kurban adı altında katılımcılardan para talep ettiğine dair hakkında tanık beyanları bulunan sanığın silahlı terör örgütü üyesi olduğuna dair kabulde ve verilen hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.Sanığın 2014 yılı Haziran ayına kadar süren örgütsel eylemlerine yönelik etkin pişmanlık içeren tanık beyanlarının örtüştüğü görülmekle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Sakarya 5. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.