Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin tanınmış markanın izinsiz kullanımıyla oluşan marka tecavüzü tespiti ve önlenmesi kararı.
Özet: Tanınmış bir giyim markası sahibi şirket, tescilli markasını taşıyan ürünlerin bilgisi ve onayı dışında bir etkinlikte satılarak, alıcılarda yanıltıcı bir güven oluşturulduğunu ve ticari itibarına zarar verildiğini iddia ederek marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, ürünlerin toplatılması ve satışın durdurulması talepleriyle dava açmış; davalı tarafın usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmaması üzerine, mahkeme bu eylemlerin Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini değerlendirerek yargılamayı sürdürmüştür.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/275 Esas - 2026/227
T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/275KARAR NO : 2026/227DAVA : Marka Tecavüzü Tespiti, ÖnlenmesiDAVA TARİHİ : 10/06/2025KARAR TARİHİ : 13/05/2026 Yazım Tarihi: 05/06/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin Türkiye’nin en büyük ve en çok tercih edilen erkek giyim markalarından birisi olduğu, 1938 yılından beri bu alanda faaliyet gösterdiği, hem mağazadan hem de internet üzerinden ürün satışı ve ticari faaliyetinin bulunduğu, “...” markasının müvekkili adına tescilli ve aynı zamanda tanınmış marka olduğu, "...." adresinde faaliyet gösteren .... içerisinde düzenlenmiş olan garaj etkinliğinde, müvekkili şirketin rızası, onayı ve bilgisi olmadan müvekkil adına tescilli markaları taşıyan ürünlerin satışa sunulduğunun tespit edildiği, müvekkil şirketin markasını taşıyan ürünlerin satışında kesilen faturanın "..." tarafından kesildiği, ilgili mağazanın ...’da bulunduğunun tespit edildiği, müvekkilinin bu şirkete herhangi bir bayilik, marka kullanım hakkı ve/veya marka lisansı tesis etmediği, bu satışlar tamamen müvekkilin bilgisi ve onayı dışında gerçekleştiği, buna rağmen söz konusu satışların, sanki müvekkil şirket tarafından yapılıyormuş gibi izlenim verilerek, alıcılarda güven oluşturmak sureti ile hileli yollardan müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz edildiği, "..." kampanyası ile satışı yapılan ürünler üzerinde müvekkiline ait tescilli markanın kullanıldığı, müvekkilin ticari itibarı ve sektördeki saygınlığının zedelendiği, bu satışların müvekkili şirketin marka hakkına tecavüz etmek sureti ile ticari itibarından ve marka güvenilirliğinden haksız bir şekilde kazanç elde etmek amacı ile yapıldığı, bu faaliyetin müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği belirtilerek; müvekkili şirketin markasına tecavüz teşkil eden eylemlerin tespiti, tecavüze konu etkinlik kapsamında yapılan mütecaviz kullanımların önlenmesi, ürünlerin toplatılması ve satışın durdurulması, bu kapsamda 6769 sayılı sınai mülkiyet kanunu 159. maddesi kapsamında teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)Madde 29 " (1) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. ( 7.nci maddede sayılan haller 2.nci FIKRADA ; a)Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması., b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması. c) Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması. 3.ncü FIKRADA ; a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. c) İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi. ç) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d) İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. f) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.) b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.ç) Marka sahibi tarafından ... yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek,(2) 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü tecavüz davalarında def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır." hükmü yer aldığı;Hukuka uygunluk sebepleri Hak sahibinin rızası,-izni ya da muvafakati- (29.m.)Temel başvuru eserlerinde jenerik olarak kullanma (8.m.)Dürüst ticari uygulamalarda tanımlayıcı olarak kullanma , aksesuar,yedek parça ve eşdeğer parça üretiminde kullanım amacını belirtilmesi (7/5 m.)Marka Hakkının Tüketilmesi (152.m.)Önceye dayalı kullanım hakkı (6/3 m.)Müktesep hak (6/6 m.)Dürüstlük Kuralı-Sessiz Kalma (M.K. 2.m.) sayılabilecektir.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı tarafın tescilli ve tanınmış olduğu belirtilen " ... " ibareli marka hakkının davalı firma tarafından ... içerisinde Garaj etkinliği kapsamında satışa sunulan ürünler üzerinde izin ve onay alınmadığı, marka hakkının ihlal edildiği iddialarının yerinde ve doğru olup olmadığı noktasında olduğu anlaşılmıştır. Davacı tarafın .... tescil sayılı "..."ibareli Sınıf 18, 24, 25 te tescilli markası olduğu ... kayıtları ile tespit edilmiştir.Delil tespiti kararı sonrası sunulan 30.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle : "... içerisinde düzenlenen bir garaj etkinliğinde, davalı tarafından açılan bir satış standında satışa sunulan “...” ürünleri üzerinde, davacıya ait tanınmış “...” marka ve logosunun kullanıldığı, bahse konu ürünler üzerinde kullanılan marka ve logonun davacı adına aynı ürünler için ... sayı ile tescilli bulunan “...” markasının birebir aynısı olduğu tespit edilmiştir. Buna rağmen, davacı tarafından dava konusu ürünlerin taklit ürünler olduğu yönünde bir beyan ya da iddia da bulunulmamış, ürün görselleri ve etiketlerin incelenmesinde bahse konu ürünlerin orijinal ürünler olduğu izlenimi edinilmiştir. Bu çerçevede, dava konusu ürünlerin daha önceden davacı tarafından üretilerek piyasaya sunulan orijinal ürünler olması halinde, ürünlerin değiştirildiği ya da kötüleştirildiği yönünde bir beyan ya da bilgi sunulmadığı da dikkate alındığında, dava konusu fiillerin 6769 s. SMK’nın 152. maddesinin 1. fıkrası uyarınca marka hakkının tüketilmesi kapsamına gireceği ve marka hakkına tecavüz ya da haksız rekabet oluşturmayacağı kanaatine varılmıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.02.03.2026 ek bilirkişi ek raporunda özetle: "Kök raporda da detaylı olarak açıklandığı gibi, dava konusu ürünlerin ilk olarak davacı tarafından piyasaya sürülen orijinal ürünler olmaları ve markanın ün ve itibarına zarar verecek şekilde değiştirilmeden ve kötüleştirilmeden piyasaya sunulmaları durumunda, bu ürünlerin bir garaj etkinliğinde, normal piyasa fiyatından daha düşük bir fiyata satışa sunulmasının marka hakkının tüketilmesi kapsamında kalacağı ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı düşünülmektedir. Davacı vekilinin itirazlarında bu ürünlerin taklit olduğuna ya da kötüleştirildiğine dair Davacı vekilinin itirazlarında, ürünlerin çalıntı ürünler olduğu belirtilmekte, ayrıca bahse konu ürünlerin müvekkili tarafından piyasaya sürülüp sürülmediği belli olmadığı ve taraflar arasında herhangi bir satış ve benzeri ilişki bulunmadığı ifade edilmektedir. Ürünlerin çalıntı olması, başka bir ifadeyle ilk olarak davacı tarafından ya da onun izin ve kontrolü altında piyasaya sürülen ürünler olmaması halinde, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, marka hakkına tecavüz oluşturabileceği düşünülmektedir. Buna rağmen, takdir edileceği üzere ürünlerin çalıntı olup olmadığı hususu bilirkişi tarafından tespit edilebilecek bir konu değildir. Ürünlerin ilk olarak davacı tarafından ya da onun bilgisi ve kontrolü altında piyasaya sürülen orijinal ürünler olması halinde ise davacı ile davalı arasında doğrudan bir bayilik ya da satış benzeri bir ilişki bulunması zorunlu değildir. Başka bir ifadeyle, davalının orijinal ürünleri doğrudan davacıdan almayıp, davacının sattığı bayilerinden ya da üçüncü-dördüncü kademelerdeki başka satıcılardan almış olması da, ürünler kötüleştirilerek piyasaya sürülmediği sürece, hakkın tüketilmesi kapsamına girecek ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacaktır. Açıklanan sebeplerle, davacı vekilinin kök rapora itirazları çerçevesinde, kök rapordaki tespit ve değerlendirmelerimizi değiştirecek yeni bir bilgi ya da delile rastlanmamıştır. " şeklinde ifade edilmiştir.GEREKÇE ; Marka tecavüzü açısından;SMK 7.nci madde kapsamında marka tesciline sahip olanların hakları belirtilmiş ve buna aykırı davrananların eylemi ise SMK 29.ncu maddede marka tecavüzü olarak nitelendirilmiştir.Davacı taraf yukarıda belirtilen tescilli markasına bağlı davalı taraf kullanımlarının marka tecavüzü oluşturduğunu ileri sürmektedir.Delil tespiti kararı sonrası sunulan 30.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda " .... içerisinde düzenlenen bir garaj etkinliğinde, davalı tarafından açılan bir satış standında satışa sunulan “...” ürünleri üzerinde, davacıya ait tanınmış “...” marka ve logosunun kullanıldığı, bahse konu ürünler üzerinde kullanılan marka ve logonun davacı adına aynı ürünler için .... sayı ile tescilli bulunan “...” markasının birebir aynısı olduğu tespit edilmiştir.." şeklinde tespit yanında ;02.03.2026 ek bilirkişi ek raporunda "Kök raporda da detaylı olarak açıklandığı gibi, dava konusu ürünlerin ilk olarak davacı tarafından piyasaya sürülen orijinal ürünler olmaları ve markanın ün ve itibarına zarar verecek şekilde değiştirilmeden ve kötüleştirilmeden piyasaya sunulmaları durumunda, bu ürünlerin bir garaj etkinliğinde, normal piyasa fiyatından daha düşük bir fiyata satışa sunulmasının marka hakkının tüketilmesi kapsamında kalacağı ve marka hakkına tecavüz oluşturmayacağı düşünülmektedir. Davacı vekilinin itirazlarında bu ürünlerin taklit olduğuna ya da kötüleştirildiğine dair Davacı vekilinin itirazlarında, ürünlerin çalıntı ürünler olduğu belirtilmekte, ayrıca bahse konu ürünlerin müvekkili tarafından piyasaya sürülüp sürülmediği belli olmadığı ve taraflar arasında herhangi bir satış ve benzeri ilişki bulunmadığı ifade edilmektedir. Ürünlerin çalıntı olması, başka bir ifadeyle ilk olarak davacı tarafından ya da onun izin ve kontrolü altında piyasaya sürülen ürünler olmaması halinde, nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, marka hakkına tecavüz oluşturabileceği düşünülmektedir. " şeklinde görüşü de ele alındığında;Davacı tarafın kendisine ait tescilli "..." ibareli markalı ürünlerini Türkiye'nin değişik mağazalarında satışa sunduğu, bunun dışında somut olayda olduğu gibi ... içerisinde düzenlenen bir garaj etkinliğinde satışa sunmadığını ileri sürüp bu ürünleri aynı yerde davalı tarafından açılan bir satış standında satışa sunulan “...” ürünleri üzerinde bulunması bu ürünleri orjinal olduğu anlamına gelmediği, aksine davacının tescilli ve tanınmış olduğu değerlendirilen "..." markalı ürünleri aldığı bir bayiilik veya ... belgesine göre satışa sunması ve bunu ispat etmesi gereken tarafın davalı olduğu, zira davalı taraf davacının tescilli "..." ibareli markanın yer aldığı ... ürünlerini satışa sunduğundan bu ürünleri bir fatura veya resmi bir şekilde davacının bayiilik izni veya zincirine bağlı olarak işletmesinde bulundurması gerektiği, yani satışa sunduğu ürünlerin resmi yollarla satın alınıp satışa sunduğunu kanıtlanaması gerektiği sonucuna varılarak davalı tarafın bu tarz eyleminin SMK 29 .ncu maddesindeki marka ihlali oluşturduğundan marka tecavüzü davası kabul edilmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1- Davanın KABULÜNE,2- Davalı taraf eyleminin davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüz oluşturduğunun TESPİTİNE, davalının ihlal teşkil eden kullanımlarının ve tecavüz teşkil eden eylemin ÖNLENMESİNE, ihlal konusu satışların DURDURULMASINA, 3- Dava dilekçesinde imha konusunda herhangi bir talep yer almadığından ürünlerin toplatılması konusunda karar verilmesine yer olmadığına,4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,6-Davacının yaptığı; 7.500,00 TL bilirkişi ücreti, 4.195,00 TL yargılama gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 12.310,40 TL yargılama giderinin davalıdan tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı firma vekilinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 13/05/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır