Yargıtay, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararını; tanık dinleme usulü, yeni delillerin değerlendirilmesi ve cezanın orantısızlığına ilişkin eksiklikler nedeniyle bozmuştur.
Özet: Yüksek mahkeme, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan sanık hakkında verilen mahkumiyet kararını, adil yargılanma hakkının temel unsurlarından olan tanıkların sanığın doğrudan huzurunda veya yasal prosedürlere uygun dinlenmemesi, hükümden sonra ortaya çıkan yeni ve önemli deliller ile tanık beyanlarının duruşmada sanık ve müdafisine okunarak değerlendirmeye tabi tutulmaması, bazı tanıklar hakkında eksik araştırma yapılması, kolluk birimlerindeki örgütlü suçlar bilgi bankası kayıtlarının detaylıca incelenmemesi ve tüm bu eksikliklerin yanı sıra hükmedilen cezanın orantısız olması nedeniyle eksik soruşturma ve savunma hakkı ihlali gerekçesiyle bozmuştur.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/1839 E., 2022/729 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : Balıkesir 2. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2019/483 E., 2020/284 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle; Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; 1-Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve talimat ile dinlenen tanıkların doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanıklar ... K., ... A., ... Ç., ... B., ... K., ... A., .... S., ... T. ve ... Ç.'nin talimat mahkemesince ifadelerinin alınması ile yetinilerek hüküm verilmesi, 2-Hükümden sonra dosyaya gelen, Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 28/08/2023 tarihli yazısı ve ekinde gönderdiği ... K.'nın sanık hakkındaki ifade ve teşhis tutanakları, Osmaniye Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 26/07/2024 tarihli yazısı ve ekinde gönderdiği ... S.'nin sanık hakkındaki ifade ve teşhis tutanakları ile Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 19/12/2025 tarihli yazısı ve ekinde gönderdiği örgütün emniyet mahrem yapılanmasında görev alan ... K. isimli kişi ile sanığın irtibatlı olduğuna dair evrakların 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması, sanık hakkında beyanda bulunan ... K. ve ... S. isimli kişiler ile sanıkla irtibatlı olduğu tespit edilen ... K. isimli kişinin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 3-Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı müfettişlerince ifadesi alınan ve sanık hakkında beyanda bulunan ... Y. isimli kişi hakkında soruşturma veya kovuşturmanın olup olmadığının saptanması, varsa buna ilişkin tüm aşama ifadelerinin getirtilerek bu kişinin bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgisine başvurulduktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4-İlgili kolluk birimlerine yazı yazılmak suretiyle veri bankasında ve UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığının araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin dosya kapsamına alınması, olanaklı ise sanık hakkında beyanda bulunan şahısların duruşmada tanık sıfatıyla dinlenilmeleri ile tüm bu delillerin CMK’nın 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması, 5-Kabul ve uygulamaya göre de; Anayasanın 138 inci maddesinin birinci fıkrası hükmü, 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesine ilişkin ölçütlerle aynı Kanunun 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca; orantılılık ilkesi çerçevesinde, suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, konusunun önem ve değeri, meydana getirdiği zarar ve tehlikenin ağırlığı ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı, güttüğü amaç ve saik de göz önünde bulundurularak işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde hakkaniyete uygun bir cezaya hükmedilmesi gerekirken teşdidin derecesinde hataya düşülerek yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Balıkesir 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.