Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık, konut dokunulmazlığı ihlali ve mala zarar verme suçlarında istinaf başvurularının reddi ve temyiz edilemezlik kararlarını onamıştır.
Özet: Yargıtay, sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından verilen cezaların kanunen temyiz edilemez nitelikte olması sebebiyle bu yöndeki başvuruları reddederken, hırsızlık suçundan kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemlerini esas yönünden inceleyerek, sanıkların beraat, adil yargılanma hakkı ihlali ve delil yetersizliği iddialarını yerinde görmemiş ve istinaf mahkemesinin ilgili kararlarının hukuka uygun olduğuna hükmederek temyiz itirazlarını esastan reddetmiş ve hükümleri onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/1391 E., 2023/1061 K.SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar vermeHÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama I) Sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesindeSanıklar hakkında hükmolunan cezaların miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/2-a. maddesi uyarınca, "İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun'un 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,II) Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz isteminin incelenmesindeİlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek; sanık ...'ın temyiz isteminin, suçlamayı kabul etmediğine, hırsızlık amacıyla hareket etmediğinden kararın bozulması gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın suç işlediğine dair her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, suçun manevi unsur itibarıyla oluşmadığına, 5237 sayılı Kanun'un 30. maddesinin dikkate alınmadığına, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesinin hukuka aykırı olduğuna ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin, sanığın adil yargılanma hakkının ihlâl edildiğine, hakkaniyete uygun yargılama yapılmadığına, suç işleme kastı bulunmayan sanık hakkında yasal unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan dolayı beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;09.02.2022 tarihli duruşmada sanıklardan şikâyetçi olduğunu, ancak davaya katılmak istemediğini beyan eden şikâyetçinin, gerekçeli karar başlığında "katılan" olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.Sanıklar hakkında şikâyetçiye yönelik eylemleri sebebiyle hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar hukuka uygun bulunduğundan, sanıklar müdafileri ile sanık ...'ın yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak usul ve yasaya uygun olan Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKÜMLERİN ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Diyarbakır 5. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.