Danıştay 5. Daire, KHK 701 ile kamu görevinden çıkarılan davacının OHAL Komisyonu ret kararının temyizi, masumiyet karinesi ve FETÖ/PDY örgüt evine ilişkin tanık beyanlarının değerlendirilmesi.
Özet: KHK ile kamu görevinden çıkarılan ve OHAL Komisyonunca göreve iade talebi reddedilen davacının, alt mahkeme kararlarının temyizi üzerine incelenen dosyasında, hakkında FETÖ/PDY üyeliği suçundan henüz kesinleşmemiş bir mahkumiyet kararı bulunsa da masumiyet karinesi uyarınca ceza davasının aleyhe yorumlanamayacağı; ancak ceza yargılamasında elde edilen, tanık ifadeleriyle detaylandırılan örgüt evi ve faaliyetleri gibi delillerin, kişinin örgütle iltisak veya irtibatının tespiti açısından bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2024/22630 E.  ,  2025/9686 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2024/22630
Karar No : 2025/9686
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı): ... Bakanlığı / ...
Vekili : Av. ...
İstemin Özeti : 701 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin eki listede ismine yer verilmek suretiyle kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, göreve iade talebiyle OHAL İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvurunun reddine ilişkin ... tarih ve... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Savunma hakkı tanınmadan tesis edilen kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin işlemin hukuka aykırı olduğu, hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı, masumiyet karinesinin ve suç ve cezaların kanuniliği ilkesinin ihlal edildiği iddia edilmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi:...
Düşüncesi:İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davacı hakkında FETÖ/PDY terör örgütüne üye olmak suçundan yürütülen ceza yargılaması neticesinde, .... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile silahlı terör örgütüne üye olma suçunu işlediği sabit görülerek mahkumiyet kararı verildiği, anılan karara yapılan istinaf başvurusunun ... Bölge Adliye Mahkemesi.... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile reddedildiği ve kararın Yargıtayda temyiz incelemesinde olup kesinleşmediği görüldüğünden, yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır. Davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde.... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında yer alan; "...Tanık S.Y.'nın:..'' benim ilk görev yerim olan Erbaa'dan devre arkadaşım olur. Dosyamda bahsetmiş olduğum 2 ev vardır, ... diğer evde soy ismini hatırlamadığım ... ve ismi S ile başlayan polis memuru ile birlikte kalıyordu. ... bir cemaat evinde kalıyordu. Beni o dönemde 2012 yılında daha okuldan mezun olmadan önce bizim sohbet toplantılarımızı icra eden ... isminde biri beni bu evlere yönlendirdi. Erbaa'ya gittiğimizde de fotoğraf teşhis tutanağından hatırladığım kadarıyla M. D. isimli kıdemli bir polis memuru bizi bu evlere yerleştirdi. Sohbet toplantılarımız haftada 1 gün genelde perşembe akşamları oluyordu. Sohbetlerin içeriği diniydi. Ben ve ... farklı gruplardaydık. Çok sık olmasa da arada sırada toplantılarda bir araya gelebiliyorduk. Bu böyle 2013 Mart ya da Nisan ayına kadar devam etti. Benim görev yerim değiştikten sonra grubum da değişti. Bu sebeple Adem'i daha az görmeye başladım. Bu durum 2013 Ağustos ayının ortalarına kadar devam etti. Yaz aylarında düğünüm olması sebebiyle çok fazla aktif değildim. 2014 Şubat ayında ben tayin oldum. O dönemde bana yapılan tayin yemeğinde ...'i en son görmüştüm. Ama tabi bu yemek örgütsel faaliyet anlamında bir toplantı değildi. 2014 Şubat ayına kadar ... halen örgüt evinde kalmaya devam ediyordu. Örgüt evlerinde dini sohbetler dışında ayrıca genellikle 3 ayda bir büyükçe grupların toplandığı zaman pilav etkinliği yapılırdı. Bunun dışında Fethullah Gülen videoları izliyorduk. Sonraki görev yerim Erzincan Merkez oldu....i yine zaman zaman aramışlığım olmuştur....'in örgüt evinden ayrıldığı tarihi ben bilmiyorum. Çünkü ben eş durumu sebebiyle 3 yıl olan görev süresinden önce tayin oldum. A.G. ile ... aynı evde kalıyorlardı. ...'lerin ev sorumlusu A.G. idi. Bizim evin ev sorumlusu M.G. idi. O dönemde biz İ.Y.'a bağlı bulunuyorduk. Sonrasında 2013 Nisan ayı itibariyle Bölge Trafik'e geçtikten sonra N.Ö.'e bağlı olduk. 3 ayda bir gruplarla toplandığımız faaliyetlerde Adem Keleş'i de bir sefer gördüğümü hatırlıyorum. Çalışmıyor olduğumuzda bu gruplara katılıyorduk." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık A.G. beyanında: "Bana Segbis ekranında göstermiş olduğunu kişiyi polis memuru ... olarak tanırım, ben ... ile 2012 yılından 2015 yılına kadar Tokat'ta birlikte çalıştık, daha sonra da 2015-2017 yılları arasında Şırnak Uludere ilçesinde birlikte çalıştık, Tokat'ta iken 2012 yılının Temmuz ayından hatırladığım kadarıyla 2013 yılı Temmuz ayına kadar cemaat olarak tabir edilen yapıya ait evlerde birlikte kalmıştık, 2012 yılında Tokat'a tayinim çıktıktan sonra ev bulma sorunu vardı, hatta bir kısım arkadaşlar emniyet içerisinde bulunan boş odalarda kalıyorlardı, bu dönemde ... adındaki bir polis memuru beni bir çay bahçesine çağırarak yapıya ait evlerden bahsetti, bu yapı o dönemde terör örgütü olarak bilinmediği için ben evde kalmayı kabul ettim, ancak yine de bu dönemde ev arayışım sürüyordu, aradığım kriterlerdeki evi 2013 yaz ayları gibi bulunca evden ayrıldım, yapıya ait bu evde ..., ..., ... ve ben kalıyorduk, evin bir sorumlusu yoktu, ancak daha çay bahçesinde oturduğumuz esnada ... evin elektrik, su aboneliklerinin birimiz tarafından üzerine alınmasını istedi, kimseden ses çıkmayınca abonelikleri ben aldım, ancak diğer arkadaşlara evden ayrılmam durumunda abonelikleri kapatacağımı söyledim, bu evde aylık ya da 3 ayda bir toplantı olurdu, daha çok aradıklarında müsait olmadığımızı, göreve gideceğimizi söylüyorduk, toplantı davetini kabul etmiyorduk, bu toplantılara ... de katılırdı, bu toplantılarda Kuranı Kerim okunurdu, meali yorumlanırdı, yine o ay Fethullah Gülen'in hangi videosu yayınlanırsa o video izlenirdi, Tokat'ta birlikte kaldığımız dönemde genelde ... ile birlikte hareket ederdik, gitme veya gitmeme konusunda birlikte karar alırdık, Tokat'ta görev yaptığımız dönemde evde 3 veya 4 defa toplantı olmuştu, ev dışında da Erbaa'da Çamlıkova diye tabir edilen yerde hatırladığım kadarıyla 2 defa toplanmıştık, Kuran okunup çay içilip sohbet edilmişti, 2015 yılı Temmuz ayında Şırnak Uludere ilçesine tayin oldum ve göreve başladım, ...'in de Uludere'ye tayini çıkmıştı, Uludere'ye birlikte gidip başlamamızı yaptık, ... ile birlikte Tokat'tan tayin olduğumuz için lojmandan sorumlu biri istersek ... ile birlikte aynı yerde kalmamızı sağlayabileceğini söyledi, ... ile birlikte bunu kabul ettik, bize tahsis edilen lojmanda tayin nedeniyle ayrılan 2 kişinin yerine biz yerleştirildik, aynı lojmanda ... ve ... isimli kişiler de kalıyordu, bu kişilerin tayininden sonra kaldığımız eve ... ve ... isimli polis memurları kalmaya başlamıştı, Tokat'ta cemaat olarak tabir edilen yapıya ait evde biraz da ihtiyaçtan dolayı kalmıştık, bir bakıma bu yapıdan faydalanmıştık, evden ayrıldıktan sonra örgüt bize ulaşmaya çalıştı, ancak biz kendileriyle tekrar irtibat kurmadık, ben Erbaa'da ayrı eve çıktıktan yaklaşık 1,5 ay sonra ...'e de ayrı bir ev tuttuk, bu tarihin 2013 yılı Ağustos aylarına denk geldiğini hatırlıyorum, bizim bu yapıyla bağımız bu tarihler itibariyle kopmuştu, irtibat kurmaya çalıştılar ancak biz kabul etmedik.." şeklinde beyanda bulunduğu,
Tanık Ü.D. beyanında: ''sanık hakkında Mahkememizdeki beyanlarının özetle:"2011-2012 yıllarında Diyarbakır Polis Meslek Yüksek Okulu'nda okurken...'i aynı sınıfta okumamız sebebiyle tanıyordum. ... bir hafta sonu beni pikniğe çağırmıştı samimi arkadaşım olması sebebiyle gitmiştim. Gelenlerden sadece ...'i tanıyordum. Ben bu piknik organizasyonunun o dönem ki adıyla cemaat olarak bilinen bu yapıya ait bir etkinlik olduğunu bilmiyordum. Zaten dini veya örgütsel hiçbir aktivite yapılmadı. Daha sonra çarşı iznine çıktığımız bir hafta sonu ben ve ... yanına daha önce piknikte tanıştığımız ismini ... olarak bildiğim şahıs gelmişti. Birlikte kahvaltıya gittik. Daha sonra kendisi bana onlara katılmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de olumsuz cevap verdim. Bir daha kendisi ile görüşmedim. Ancak ... ... sonraki zamanlarda bir kaç defa beni kahvaltıya çağırdığı olmuştu...şeklinde beyanda bulunmuştur." tespitleri ile ''... 2013 Ağustos ayına kadar olan süreçte anlattıkları doğrudur ancak 2014 yılındaki toplantılarda ben olmayabilirim. 2012 yılında mezun oldum. ... isimli kıdemli polis memuru bize kalacağımız yerleri söylemişti. Yeni atandığım için de maddi durumum ve ev bulma sorunundan kaynaklı bunlarla tanıştım. ... bize 4 kişi (..., ..., ..., ...) kalabileceğimizi söyledi. Bu evde 8-9 ay kaldıktan sonra evin rutubetli olması ve maddi durumumuz düzelmesinden kaynaklı ... ile birlikte 2013 yılı Ağustos-Eylül gibi ayrı eve çıktık. 4 kişi evde kaldığımız süreçte ben bu toplantılara 3 ayda bir gidebiliyordum o da yemek var diye çağırıyorlardı. ... ile ayrı eve çıktıktan sonra yine toplantılara çağırdılar, sürekli aradılar ancak 17-25 Aralık olaylarından sonra sıkıntı olduğu için gitmedim. Sonra da zaten Uludere ilçesine tayinim çıktı. Evde iken sorumlumuz ... isimli bir polis memuruna 3 ayda bir çay parası gibi 20-30 TL para veriyordum. Bu eve hem elden hem de hesaba havale ile kira ödüyorduk. Ev sahibinin ismini bilmiyorum. Bu evin elektrik su faturalarını bazen ben bazen ... ödüyordu. Uludere'de hendek barikat olaylarına denk geldiğimiz için sadece lojmanda kalıyorduk. Benim kaldığım lojmanda ..., A.G., ... ve ben aynı daire içerisinde kalıyorduk.... normal bir polis memuru arkadaştı. ... ile aynı birimde çalışmıyorduk ancak orada herkes birbiriyle görüşüp konuşuyordu. ... ile çok sık irtibatımın olmasının sebebi ekipte çalışmasıydı. Biz nöbet noktalarında çalıştığımız için ihtiyaçlarımızı onlardan talep ediyorduk o yüzden sık irtibatım olmuş olabilir. ... adı ile hitap edilen birini bilemedim.... diye birini de tanımıyorum. A. H. Şırnak'a gittiğimiz dönemde normal bir polis memuruydu. Erbaa'dan sonra Uludere'de toplantı olmadı. Erbaa'daki evden ayrıldıktan sonra onlarla irtibatımı kestim. Uludere'de herhangi bir toplantıya davet edilmedim. Bu konuda yanıma gelip beni tekrar kazanmaya çalışan kimse olmadı. Ben kendim bağımı koparttım. Darbe girişimine karşı ben de karşı duranlardandım. Erbaa'da çalıştığımız dönemde bizden sorumlu ... bey olabilir. Bizim evde haftalık yapılan toplantılara ... bey geliyordu. Biz evden ... bey'in sık gelmesinden rahatsızlandığımız için ayrıldık, sonra çıktığımız eve ... beni kazanmak amacıyla yine gelmeye çalıştı ancak ben istemediğimi söylüyordum. ... bey geldiğinde yeni evde ben tek kalıyordum. Uludere'ye geldiğimde hiçbir şekilde beni kimse aramadı. Ben de beni aramamaları için numaramı değiştirdim. Tanığa sorum yoktur, Önceki savunmalarımı tekrar ederim, A. H.yı Şırnak Uludere'den tanıyorum, 2015 yılında Uludere ilçesine tayinim çıkmıştı, hatırladığım kadarıyla ... benden önce orada görevliydi, göreve başladıktan sonra ...'i tanıdım, Suçlandığım konuların çoğu, beraat ettiğim suçlamalarla aynı, para gönderdiğim kişilere araba ve evimin tadilat ve tamiratı için para göndermiştim, Polis okuluna gitmem örgüt çerçevesinde değildir, her ne kadar hts kayıtlarında örgütle bağlantısı olan polis memurlarıyla görüşmem olduğu belirtilmiş ise de, kayıtlardan başka polislerle de görüşmem olduğu ortadadır. Bunun görev icabı odluğu açıktır, 2012-13 yıllarında o zaman örgüt olduğunu bilmediğim yapıya ait evlerde kaldığım doğrudur ancak o dönemdeki ekonomik durumum nedeniyle evlerde kalmak zorunda kaldım, belirttiğim gibi o dönemde bu yapının örgüt olduğunu da bilmiyordum, dosyada beyanları alınan tanıkların beyanları 2012 yılına ilişkindir, 17-25 aralık sürecinden sonra bir bağlantım olmamıştır, benimle bağlantı kurmaya çalışmışlardır ancak benim bir bağlantım olmamıştır ''şeklindeki davacının ikrarı, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 25/09/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.