Şirketlerin, Hukuk Muhakemeleri Kanunu uyarınca adli yardımdan yararlanabilecek gerçek kişi veya kamuya yararlı tüzel kişilik kapsamına girmemesi nedeniyle temyizdeki adli yardım talebinin reddi kararı.
Özet: Yargıtay, bir şirketin adli yardım talebinin reddine yönelik itirazı değerlendirerek, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa göre şirketlerin gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıflar gibi adli yardımdan yararlanabilecek tüzel kişiler arasında sayılmadığını belirtmiş; bu sebeple, davalının adli yardım talebinin daha önce reddedilmesi kararının hukuka uygun olduğuna ve davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığına hükmederek itirazı kesin olarak reddetmiştir.
11. Hukuk Dairesi         2026/2909 E.  ,  2026/2325 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/92 Esas, 2025/588 Karar
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/12 E., 2024/581 K.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesi kararının dosyası Dairemize gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesince verilen 13.03.2025 tarih ve 2025/92 E., 2025/588 K. sayılı kararının davalı vekili tarafından adli yardım talepli olarak temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 21.05.2025 tarih, 2025/8088 E., 2025/8486 K. sayılı kararıyla davalının adli yardım talebinin reddine karar verildiği, kararın itirazen incelenmesinin adı geçen davalı vekili tarafından istenilmesi üzerine dosyanın HMK’nın 337. maddesi uyarınca Dairemize gönderildiği anlaşılmıştır.
Sosyal hukuk devletinin bir gereği olarak kabul edilmiş olan adli yardım, ekonomik bakımdan yetersiz olan kimselere, yargı organları önünde haklarını arayabilmeleri veya savunma yapabilmeleri için parasal kolaylıklar sağlanması anlamına gelir. Bu anlamdaki kolaylıklar yargılama giderlerinden muafiyet ve ücretsiz hukuki yardım sağlanması yoluyla gerçekleştirilebilir(Pekcanıtez H./Özekes M./Akkan M./Taş Korkmaz H.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt III, İstanbul 2017, s. 2410-2411).
Adli yardım 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir.
Bu açıklamalar ışığında adli yardım talebini içeren dilekçe ile ekindeki belge ve bilgiler birlikte değerlendirildiğinde; adli yardım talebinde bulunan tarafın şirket olup adli yardımdan yararlanabilecek tüzel kişilerden olmadığı görülmektedir.
Açıklanan nedenle Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin adli yardım talebinin reddine ilişkin kararı yasaya uygun olduğundan, davalı vekilinin yerinde bulunmayan itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR;
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen itirazlarının HMK’nın 337/2. maddesi gereğince REDDİNE, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
27.04.2026 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.