Danıştay, 375 sayılı KHK ile FETÖ/PDY iltisakı sebebiyle kamu görevinden çıkarılan davacının temyiz başvurusunda, masumiyet karinesi ve ceza yargılaması delillerinin bağımsız değerlendirilmesini vurgulayarak ret kararı verdi.
Özet: FETÖ/PDY iltisakı iddiasıyla kamu görevinden çıkarılan bir personelin bu işlemin iptali talebiyle açtığı davanın alt mahkemelerce reddedilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesinde, hakkında kesinleşmemiş bir ceza mahkumiyeti bulunsa dahi masumiyet karinesinin esas olduğu belirtilmiş; ancak ceza yargılamasında elde edilen delillerin örgütle iltisak veya irtibat düzeyindeki ilişkinin tespiti için ayrıca değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Yüksek mahkeme, bu kapsamda, bölge idare mahkemesinin davacının kamu görevinden çıkarma işlemini hukuka uygun bulan kararında bir isabetsizlik görmeyerek temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2022/4090 E.  ,  2025/10570 K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4090
Karar No : 2025/10570
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): ...
Vekili : Av. ...
Karşı Taraf (Davalı) : ... Bakanlığı / ANKARA
Vekili : Av. ...
-E Tebligat-
İstemin Özeti : Davacı tarafından, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: FETÖ/PDY terör örgütü ile herhangi bir irtibatının bulunmadığı, savunma hakkının etkin bir şekilde kullandırılmadığı, hiçbir şekilde sadakat yükümlülüğüne aykırı davranmadığı, dava konusu işlemin şekil, sebep ve maksat unsurları yönünden hukuka aykırı olduğu, hukuki güvenlik ve belirlilik ilkelerinin, masumiyet karinesinin, özel hayata ve aile hayatına saygı hakkının, mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, kamu hizmetlerine girme hakkının, suç ve cezaların kanuniliği ile şahsiliği ilkelerinin ihlal edildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Danıştay Tetkik Hakimi : ...
Düşüncesi : İdare Dava Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Dava dosyasının ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; davacı hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan açılan davada,... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının mahkumiyetine karar verildiği ve anılan cezanın halihazırda kesinleşmediği görülmüştür.
Yargılama süreci devam eden ceza davasının davacı aleyhine bir durum olarak değerlendirilmesi masumiyet karinesi gereğince mümkün değildir. Bununla birlikte, ceza mahkemesi kararından bağımsız olarak, ceza yargılaması sırasında elde edilen delillerin, ilgililerin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak veya irtibat düzeyinde bir ilişkisinin olup olmadığının belirlenmesi noktasında ayrıca değerlendirilmesi gerektiği açıktır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2025 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.