Kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile tapusuz taşınmaz tescilinde, ilk derece mahkemesinin bozma ilamına rağmen hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı gözetmemesi.
Özet: Tapusuz bir taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla tescili davasında, ilk derece mahkemesi daha önceki bozma ilamında belirtilen ve taşınmazın bir bölümünün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilerek davacılar tarafından temyiz edilmemesiyle davalı Hazine lehine oluşan usuli kazanılmış hakkı, bozmaya uyduğunu belirtmesine rağmen göz ardı ederek aynı bölüm hakkında yeniden hüküm kurduğundan, üst mahkeme bu hukuka aykırılık nedeniyle kararı bozmuştur.
8. Hukuk Dairesi         2025/1313 E.  ,  2026/4247 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/138 E., 2024/385 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... ve arkadaşları vekili, 27.03.2014 tarihli dava dilekçesinde; ... ilçesi ... köyünde bulunan, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği yaklaşık 15.000 m² yüzölçümlü taşınmaz yönünden, müvekkili olan davacılar lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap koşullarının oluştuğunu belirterek, taşınmazın davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.03.2019 tarihli ve 2018/82 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararı ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 28.03.2019 tarihli ve 2018/82 Esas, 2019/158 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 28.11.2022 tarihli ve 2021/11974 Esas, 2022/9436 Karar sayılı ilamıyla, “orman bilirkişi raporunda bölgede 1970 yılında seri bazda orman kadastrosu yapıldığı belirtilmiş ise de buna ait evrakların getirtilmediği, taşınmazın orman kadastrosuna göre konumunun orman bilirkişisi raporunda gösterilmesi gerekirken uzmanlık alanı olmadığı halde bu hususun harita mühendisi bilirkişisinin raporunda gösterildiği, öte yandan orman kadastrosuna ilişkin tutanaklar getirtilmediğinden bilirkişi raporundaki bu belirlemenin denetlenmesinin de mümkün olmadığı, İlk Derece Mahkemesince verilen ilk karar davacılar tarafından temyiz edilmediğinden taşınmazın (B) bölümü yönünden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözeltilmeden karar verilmesinin de doğru olmadığı" gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda (A), (C), (B1) ve (B2) harfi ile gösterilen bölümlerinde davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğu, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen bölümün ise uzman orman bilirkişi raporuna göre eski tarihli hava fotoğrafı ve eylemli hali itibarıyla orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne Antalya ili Manavgat ilçesi Ulukapı Mahallesinde kain 15.09.2023 tarihli fen bilirkişisi raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 5.127,71 m²lik alan ile (C) harfi ile gösterilen 6.387,05 m²lik alan ve 29.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda ekli krokide (B1) ile gösterilen 502,01 m²lik alan ile (B2) harfi ile gösterilen 352,47 m²lik alanın davacıların miras bırakanı Osman Şen'in Manavgat 6. Noterliğinin 01.02.2023 tarihli ve 2667 yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre mirasçıları adına tapuya tesciline, 29.07.2024 tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (B) ile gösterilen 3.398,07 m²lik alana ilişkin talebin reddine, bu alanın orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacılar adına tesciline karar verilen bölümlerinin de devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup davacılar yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz bölümlerinde davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla iktisap kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyulmasına rağmen bu doğrultuda karar verilmemiştir. Şöyle ki; İlk Derece Mahkemesinin 23.06.2015 tarihli ilk kararında bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.252,55 m²lik kısım yönünden davanın reddi ile bu bölümün orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiş olup, bu karara karşı sadece davalı Hazine tarafından, davacılar adına tescil kararı verilen (A) ve (C) bölümleri yönünden temyiz yoluna başvurulmuş, bir başka deyişle, hakkında ret kararı verilen (B) bölümü temyiz edilmemiş ve böylelikle (B) bölümü yönünden davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Dairemizin hükmüne uyulan 28.11.2022 tarihli bozma ilamında da bu husus bozma nedeni yapılmasına rağmen, davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak gözetilmeksizin karar verilmesi cihetine gidilmiştir.
Yukarıda açıklandığı üzere, hükme esas alınan bilirkişi raporunda (B) bölümü (B1), (B2) ve (B) olarak üç bölüme ayrılmış olup, temyiz incelemesine konu eldeki kararla (B1) ve (B2) bölümlerinin de davacılar adına tesciline karar verilmiş ise de, bu bölümler yönünden verilen ilk mahkeme kararı kesinleşmiş olduğundan, (B1) ve (B2) bölümlerinin orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi gerekmektedir.
Öte yandan; bölgede 1970 yılında seri bazda yapılan orman kadastrosu bulunmakta olup, her ne kadar dava konusu taşınmazlar bu çalışmada orman sınırı dışında bırakılmış iseler de, taşınmazlar orman tahdidine bitişik konumda olmadıklarından, tahdidin seri bazda yapılmış olması nedeniyle, taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadıklarının en eski tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritasının uygulanması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Bu itibarla; Dosya kapsamında mevcut orman bilirkişisi raporunda gösterilen 1953 tarihli hava fotoğrafına göre, (A) bölümünün ve (C) bölümünün de kısmen kapalı oldukları görülmekte olup, bu durum karşısında İlk Derece Mahkemesince, bu (1953 tarihli hava fotoğrafında kapalı görünen) bölümlerin de ayrılarak orman vasfı ile Hazine adına tescil edilmesi, (A) ve (C) bölümlerinden bu kısımlar çıkartıldıktan sonra kalan bölümlerin ise davacılar adına tesciline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu nedenle hükmün bozulması cihetine gidilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu' nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,10.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.