Yargıtay 2. Ceza Dairesinin, hırsızlık suçundan çocuk hakkında verilen HAGB kararının, yeni yasal düzenlemelere rağmen temyiz yoluyla incelenerek kısmi iadeye rağmen etkin pişmanlık uygulanmamasına ilişkin onama kararı.
Özet: Suça sürüklenen çocuk hakkında verilen hırsızlık suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının temyiz incelemesinde, 7499 sayılı Kanun ile HAGB kararları için istinaf yolunun öngörülmesine karşın, önceki bozma üzerine verilen karar olması nedeniyle temyize tabi olduğu kabul edilerek, mağdurun kısmi iadeye rağmen etkin pişmanlık indirimi uygulanmasına rıza göstermemesi dolayısıyla eksik ceza tayininin aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmadığı ve şikayetten vazgeçen mağdurun katılan olarak gösterilmesinin yazım hatası kabul edildiği belirtilerek yerel mahkeme hükmü onanmıştır.
2. Ceza Dairesi         2026/3268 E.  ,  2026/7636 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi

SAYISI : 2025/2 E., 2025/387 K.
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İade
12.03.2024 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca 01.06.2024 ve sonrasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların kanun yolu denetiminin istinaf yolu olduğu anlaşılmakla birlikte, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, suça sürüklenen çocuk hakkında verilen kararın daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle Yerel Mahkemece bozma üzerine 12.09.2025 tarihinde verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın temyiz yoluna tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 6. maddenin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Tüm dosya içeriğine göre; şikâyetçiye ait motosikletin üzerindeki motosiklet kaskı ve motosiklet çantası ile birlikte çalındığı, olaydan sonra suça konu motosikletin şikâyetçi tarafından bulunduğu, kalan zararın ise kovuşturma aşamasında giderildiği somut olayda; suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirilen ödemenin kısmi iade hükmünde olması ve şikâyetçinin kısmi iade nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına rızasının bulunmadığını beyan etmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen cezadan etkin pişmanlık hükümleri uyarınca indirim yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; 10.09.2025 tarihli dilekçe ile şikâyetinden vazgeçtiğini beyan eden şikâyetçinin, gerekçeli karar başlığında katılan şeklinde gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükmün Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.