Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütüne üyelik mahkumiyetini tanık dinleme usulü, yeni delillerin araştırılmaması ve örgütsel faaliyet eksikliği nedeniyle bozdu.
Özet: Yargıtay, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan mahkûm edilen sanık hakkında verilen kararı, sanığın savunma hakkı kapsamında doğrudan tanık sorgulama imkanının tanınmayarak soruşturma ifadeleriyle yetinilmesi, hükümden sonra ortaya çıkan ve sanıkla ilişkili olduğu anlaşılan mesaj içerikleri ile ilgili şahıslar hakkında araştırma yapılmaması ve sanığın örgütsel faaliyetlerinin yeterince soruşturulmadan karar verilmesi gibi esaslı hukuka aykırılıklar nedeniyle bozarak dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine iadesine hükmetmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/17252 E.  ,  2026/8671 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2021/927 E., 2022/441 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/350 E., 2021/144 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma
HÜKÜM : TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1, TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkûmiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Suçun sübutu ve cezanın kişiselleştirilmesi bakımından belirleyici delil olan ve soruşturma aşamasındaki ifadesinin okunmasıyla yetinilen tanığın doğrudan aleni duruşmada sanığın huzurunda, bunun mümkün olmaması halinde ise, 5271 sayılı Kanun'un 180 inci maddesinin birinci, ikinci ve beşinci fıkraları gereğince SEGBİS kullanılmak ya da anılan Kanun'un 181 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen usule riayet edilmek suretiyle dinlenip AİHS’in 6/3-d ve Anayasa'nın 36 ncı maddeleri ile teminat altına alınan “iddia/kamu tanıklarını sorguya çekmek veya çektirmek” hakkı tanınması gerektiği gözetilmeden; tanık ... B.'nin soruşturma aşamasındaki ifadelerinin okunması ile yetinilerek hüküm verilmesi,
2- Hükümden sonra dosyaya gelen, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 05.11.2021 tarihli yazısı ekinde gönderilen evraklar incelendiğinde; ... K. isimli şahıs tarafından kullanıldığı tespit edilen ... User ID numaralı ... kullanıcı ile ... Ö. isimli şahıs tarafından kullanıldığı tespit edilen ... User ID numaralı ... kullanıcısı arasındaki mesaj içeriklerinde ve dosya içerisinde bulunan ... G. isimli şahıs tarafından kullanıldığı tespit edilen ... User ID numaralı ... kullanıcısının mesaj içeriklerinde sanığı adının geçtiğinin anlaşılması karşısında, açık kimlik bilgileri tespit edilmiş olan ... K., ... Ö. ve ... G. isimli kişiler hakkında soruşturma yahut kovuşturma bulunup bulunmadığı araştırılarak, varsa sanık ile ilgili aşama beyanları dosyaya getirtilip, 5271 sayılı Kanun’un 217 nci maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunarak diyeceklerinin sorulması ve gerektiğinde bizzat huzurda veya SEGBİS marifetiyle tanık sıfatıyla bilgilerine başvurulduktan sonra tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayininde zorunluluk bulunması,
3- Sanık ile ilgili UYAP'ta bulunan örgütlü suçlar bilgi havuzunda araştırma yapılarak silahlı terör örgütü .../PDY'nin kamuoyunca da bilinen operasyonel eylemlerinden sonra örgütsel herhangi bir faaliyetinin olup olmadığının tespit edilebilmesi açısından, sanık hakkında herhangi bir şüpheli beyanı bulunup bulunmadığı araştırılarak varsa aşama beyanları dosyaya getirtilip tanık sıfatıyla ifadelerine başvurulduktan sonra tüm delillerin birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27 Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.