2. Ceza Dairesi, hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından verilen kararlara yönelik temyizleri inceleyerek, koşullu salıverme hükümlerindeki hata nedeniyle kısmen bozma ve düzeltilerek onama kararı vermiştir.
Özet: Yüksek Mahkeme, sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığı ve mala zarar verme suçlarından verilen kararlara yönelik temyiz taleplerini, cezanın miktarı nedeniyle temyiz edilemez olduğunu belirterek reddetmiş ve bölge adliye mahkemesinin ek kararını onamış; hırsızlık suçundan kurulan hükme ilişkin temyiz incelemesinde ise, sanık ve müdafiinin diğer iddialarını yerinde görmezken, yasa değişikliğiyle tekerrürde koşullu salıverme süresine ilişkin yanlış uygulamayı tespit ederek, hükümdeki "koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına" dair kısmı çıkartmak suretiyle kararı düzelterek onamıştır.
2. Ceza Dairesi         2024/4218 E.  ,  2026/9511 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

EK KARAR TARİHİ : 27.12.2023
SAYISI : 2022/2518 E., 2023/2484 K.
SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme
HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddine, temyiz isteminin reddine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, ek kararın onanması, onama
I-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanık müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde
Hükmolunan cezanın miktar ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca, "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyizi mümkün olmadığından, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 298. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanık hakkında iş yeri dokunulmazlığının ihlâli ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik sanığın temyiz isteminin incelenmesinde
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 27.12.2023 tarihli ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 296/2. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 296/2. madddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/2-a maddesinde yer verilen; "İlk Derece Mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları"nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın temyiz isteminin, aynı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
III-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
5271 sayılı CMK'nın 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanık ve müdafiinin temyiz istemlerinin, cezaevinde bulunan sanığa zarar giderimi için verilen sürenin makul olmadığına, ek süre talebinin de reddedilip etkin pişman hükümlerinin uygulanmasının önüne geçildiğine, sanığın daha önce o iş yerinde çalıştığına ve ücret alacağına ilişkin hususların araştırılmadığına ve bu nedenlerde kararın haksız ve hukuka aykırı olduğuna ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Dosya içeriğine göre diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
04.06.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun’un 14. maddesiyle değişik 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme sürelerinin uygulanacağına ilişkin düzenleme dikkate alındığında, sanık hakkında koşullu salıverme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilemeyecek olmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı Kanun’un 303. maddesine göre düzeltilmesi mümkün olduğundan, hüküm fıkrasından, "sanık hakkında bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverme hükümlerinin 5275 sayılı Kanun’un 108/3 maddesi gereğince uygulanmasına yer olmadığına," ilişkin kısım çıkartılmak suretiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silifke 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.