Yurt dışı iş sözleşmesinden doğan işçilik alacakları davasında fazla çalışma ve tatil ücreti hesaplamalarında uygun indirim itirazının değerlendirilmemesi nedeniyle bozma.
Özet: Yurt dışında çalışan bir işçinin haksız fesih iddiasıyla açtığı kıdem, ihbar, fazla çalışma, yıllık ücretli izin, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacakları davasında, davalı işverenin zamanaşımı ve farklı bir şirkette çalıştığı savunmaları ile alacak kalemlerinin hatalı hesaplandığı itirazlarına karşın ilk derece mahkemesinin kısmen kabul kararı vermiş, bölge adliye mahkemesi ise istinaf itirazlarını reddederek kararı onamış; Yargıtay ise bölge adliye mahkemesinin, yabancılık unsuru taşıyan davalarda ispat hukukuna ilişkin konularda Türk hukukunun uygulanması gerektiği ve fazla çalışmalardan uygun indirim yapılmasının da bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği hususunda davalı tarafın itirazını yeterince incelememesini usulden bozma nedeni saymıştır.
9. Hukuk Dairesi         2026/4596 E.  ,  2026/4375 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/3035 E., 2026/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yurt dışı iş sözleşmesi ile 29.09.2015- 27.03.2021 tarihleri arasında davalı Şirkette en son aylık net 8.438,00 ... ..(...) ücret ile çalışırken iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız ve bildirimsiz feshedildiğini, yaptığı fazla çalışmaların ücretinin ödenmediğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin, ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunduklarını, davacının yurt dışı Firması olan ... Co. Ltd. Şti.nde (... Şirketi) çalıştığını, tüm ücretlerinin ve sosyal haklarının dava dışı ...Şirketi tarafından ödendiğini, işbu davanın müvekkili Şirketle hiçbir ilgisi olmadığını, davacının dava dışı ...Şirketinin projesinde 29.09.2015-27.03.2021 tarihleri arasında çalıştığını, tüm hak ve alacakları ödenmek suretiyle iş sözleşmesinin sonlandırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile; ... hukuku hükümlerine göre hazırlanan bilirkişi raporu dikkate alınmak suretiyle davacının 29.09.2015-15.03.20 19... .06.2019- 27.03.2021 tarihleri arasında toplamda 5 yıl 4 ay 3 gün süreyle çalışmasının bulunduğu, davacının ücretinin net 8.438,00 SAR olarak kabul edildiği, iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılacak şekilde sona erdiği, 07.00-19.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile 1 hafta 6 gün bir hafta 7 gün süre ile çalışan davacının dinî bayramların ilk günü hariç tüm ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmaya devam ettiğinin dosya kapsamı uyarıca ispatlandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin 05.02.2025 tarihli kararı ile; İlk Derece Mahkemesince fazla çalışmalardan yapılan indirimin ispat hukukuna ilişkin ve dolayısıyla hâkimin hukukuna tâbi olduğu, yabancılık unsuru taşıyan ve Türk mahkemelerinde görülen bir davada ispat hukukuna ilişkin konulara Türk hukukunun uygulanması gerektiği gözetilmeden, ... hukukunda uygun indirim düzenlemesi bulunmadığı gerekçe gösterilerek uygulanmaması hatalı ise de davalı vekilince bu yöne ilişkin istinaf itirazı bulunmadığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.02.2025 tarihli kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece; davalı vekili tarafından istinaf dilekçesinde; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraflarınca dosyaya sunulan belgeler ile ...kayıtları dikkate alınmadan, yapılan ödemeler mahsup edilmeden ve davacı ile menfaat birliği içinde bulunan tanık beyanları dikkate alınmak suretiyle fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının hesaplandığını, yapılan bu değerlendirme ve hesaplamaların hatalı olduğunu, davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarının bulunmadığının ileri sürüldüğü, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma ücretinden yapılan uygun indirimin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma iddiasının bu oranda ispatlanamadığı anlamına geldiği dikkate alındığında; davalının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalışma yapılmadığına ilişkin itirazının, sübuta yönelik olarak bu alacak kalemlerinden uygun indirim yapılmamasının hatalı olduğuna dair itirazı da kapsadığının kabul edilmesi gerektiği, esasen Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesinde de fazla çalışmalardan yapılan indirimin ispata ilişkin olduğu belirtilmesine karşın bu sonuçla çelişen bir gerekçe ile belirtilen hususta istinaf incelemesi yapılmamasının hatalı olduğu, bu nedenle kararın taraf vekillerinin temyiz itirazları bu aşamada incelenmeksizin usulden bozulması gerektiği gerekçesiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak devam edilen yargılamada, hesaplanan fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarına uygun oranda indirim yapıldığı belirtilerek İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Fazla çalışma süresinin hatalı tespite dildiğini,
b. İmzasız bordrolardaki tazminat ve izin tahakkukları ödemeyi ispat anlamına gelmediğini,
c. Ücret alacağının reddinin hatalı olduğunu,
d. Türk hukukunun uygulanması gerektiğini,
e. Zamanaşımına ilişkin değerlendirmenin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.
2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
a. Somut uyuşmazlığa ... hukuku hükümlerinin uygulanması gerektiğini ve özellikle davanın ... hukukundaki hak düşürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini,
b. Davacının hizmet süresinin hatalı hesaplandığını,
c. Davacının çıplak ücretinin 8.438,00 SAR olduğunu, fazla çalışma ücretinin de bu ücrete dâhil olduğunu,
ç. Giydirilmiş brüt ücret hesabında dikkate alınan 3 öğün yemek ve barınma karşılığı belirlenen 150,00 SAR'ın fahiş miktarda olduğunu,
d. ...'da dinî bayramlarda çalışma olmadığını, Türkiye'de geçerli resmî tatillerde ...'da çalışma yapılmaması gerektiğini ileri sürmenin de hayatın olağan akışına ve taraf iradelerine aykırı olduğunu, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının reddi gerektiğini,
e. ... kanunlarına göre hafta tatili cuma günü olup davacının hafta tatillerini kullandığını, hafta tatili ücreti talebinin reddi gerektiğini,
f. Husumetli tanık beyanlarına itibar edilmesinin hatalı olduğunu, ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, zamanaşımı, davacının ücretinin miktarı, dava konusu alacaklara hak kazanılıp kazanılmadığı, alacakların hesaplanması ile karşılığının ödenip ödenmediği noktalarında toplanmaktadır.
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. ... Krallığı İş Kanunu'nun 234/a hükmündeki düzenleme şu şekildedir:
"Savcı mahkemenin kabul edebileceği bir mazeret beyan etmediği veya hakka ilişkin olarak savcı kararı çıkmadığı sürece, iş ilişkisinin sona erdiği tarihten itibaren 12 ay geçtikten sonra bu Kanun’da öngörülen veya iş sözleşmesinden doğan haklardan birinin talebine ilişkin dava iş mahkemelerince kabul edilmez."
Söz konusu düzenlemeye göre işçilik alacakları iş sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 12 aylık zamanaşımı süresine tâbidir. İş sözleşmesinin fesih tarihi 27.03.2021 olup iş bu davanın 03.11.2021 tarihinde açıldığı, davalı tarafın cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunduğu ihtilaf dışıdır.
İş sözleşmesinin son bulmasına bağlı olmayan alacakların hesap konusu dönemi bakımından (ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ve hafta tatili ücretleri) hatalı değerlendirme yapıldığı anlaşılmaktadır. Şöyle ki hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının tüm çalışma dönemi boyunca hak kazandığı fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları hüküm altına alınmıştır. Söz konusu alacakların belirsiz alacak davası ile talep edildiği ve davalı tarafça cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde zamanaşımı def'inde bulunulduğu dikkate alındığında; ulusal bayram ve genel tatil, fazla çalışma ile hafta tatili ücretlerinin her bir aya ait alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 12 aylık (arabuluculukta duran süreler de dikkate alınarak) sürenin geçmesiyle zamanaşımına uğrayacağı göz önünde bulundurularak hesaplanması suretiyle hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3. Yabancı para borcuna hangi faizin uygulanacağı 3095 sayılı Kanunî Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) "Yabancı para borcunda faiz" kenar başlıklı 4/a hükmünde düzenlenmiş olup ilgili düzenlemede; “Sözleşmede daha yüksek akdi veya gecikme faizi kararlaştırılmadığı hallerde, yabancı para borcunun faizinde Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanır.” kuralına yer verilmiştir.
Somut olayda uyuşmazlık konusu alacakların yabancı parayla tahsili talep edildiğinden hüküm altına alınan alacaklara, 3095 sayılı Kanun'un 4/a hükmü uyarınca Devlet bankalarınca ... Riyali (SAR) üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerekir. Sözü edilen düzenleme gözetilmeksizin, infazda tereddüt yaratacak şekilde hüküm altına alınan alacaklar yönünden "kamu bankalarının anılan yabancı parayla açılmış mevduatlara uyguladığı en yüksek mevduat faiziyle" ibaresiyle faiz uygulanması diğer bir hatalı yöndür.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı tarafa iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.