Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinden doğan sürekli iş göremezlik tazminatı talepli davada maluliyet raporu ve müterafik kusur indirimi konularının temyiz incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, davacının trafik kazası sonrası malul kalması nedeniyle zorunlu mali sorumluluk sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı talebine odaklanmakta; uyuşmazlık hakem heyetinin başlangıçta yüksek miktarda tazminata hükmetmesine karşın, ıslah harcı yatırılmadığı gerekçesiyle sonradan talebi 1.000 TLye düşürmesiyle oluşan çelişkili durum üzerine, hem davacı hem de davalının itirazlarının reddedilmesinin ardından, davalının tazminat hesaplama yöntemleri, kusur oranı, maluliyet raporu ve başvuru usulüne ilişkin çeşitli itirazlarla temyiz başvurusunda bulunduğunu anlatmaktadır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2024/924 D. İş, 2024/912 K.İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile 17.11.2022 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapıldığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 355.833,83 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun usulüne uygun olmadığını, maluliyet oranının belirlenmesi için rapor alınması gerektiğini, müvekkilinin poliçe limitleri dahilinde ve sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini belirterek başvurunun reddini istemiştir.III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARIUyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davanın kısmen kabulüne; 284.667,06 TL tazminatını 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş ve sonrasında ise davacı vekilince ıslah harcının yatırılmamış olması gerekçesiyle davanın kabulüne; 1.000,00 TL tazminatını 31.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İTİRAZUyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesinin dikkate alınarak karar verilmiş olmasına, davacının kafa bölgesindeki yaralanması nedeniyle malul kalmış olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasında hata olmamasına göre davacı vekilinin itirazlarının reddine ve hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine uygun hazırlanmış olmasına, progresif rant yöntemi kullanılmak suretiyle hesaplama yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olmasına, kusur takdirinin oluşa uygun olmasına göre davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun hatalı olduğunu, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusur oranının fahiş olduğunu, hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, ceza dosyasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini belirtmiştir.B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortaladığı aracın, davacının sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması ile meydana gelen iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.1. Bir mahkemenin nihai kararla el çekmiş olduğu dosyanın tekrar ele alınabilmesi ancak kanuni yollardan geçmek suretiyle hakimin önüne yeniden gelmesi halinde mümkündür. Nihai karar verilip dosyadan el çekildikten sonra hakim bu kararını değiştiremez. Ancak bazı hallerde hüküm, açık olmayabilir, uygulanmasında bazı tereddütler ortaya çıkabilir ya da birbirine aykırı fıkralar içerebilir. Bu durumda taraflara mahkemeye başvurarak hükmün tavzih edilmesini (açıklığa kavuşturulmasını, açıklanmasını), varsa çelişkinin giderilmesini isteme olanağı tanınmıştır. Ancak tavzihle hükümde belirtilen haklar ve borçlar sınırlandırılmayacağı gibi genişletilemez ve değiştirilemez. 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesi gereğince sadece hükümdeki yazı ve hesap hataları mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. HMK'nın 305. maddesinde de hüküm fıkrasında taraflara tanınan hakların ve yüklenen borçların tavzih yoluyla sınırlandırılamayacağı, genişletilemeyeceği ve değiştirilemeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bir başka anlatımla hükmü değiştirici nitelikte, taraflara tanınan hakları ve yüklenen borçları değiştirir mahiyette hüküm genişletilemez ve sınırlanamaz.Davacı taraf davaya konu kazanın meydana gelmesi sonucunda sürekli iş göremezlik tazminat istemli iş bu davayı açmış olup, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan bilirkişi raporu üzerine davacı ıslah dilekçesiyle talebini 355.833,83 TL'ye yükseltmiş ve dosya içerisinde yer alan dekonttan ıslah harcını yatırdığı anlaşılmış ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince 11.06.2024 tarihinde davacının davasının ıslah dilekçesi de dikkate alınarak ve hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle kısmın kabulüne karar verilmiş ve bu karardan sonra 14.06.2024 tarihli karar ile ıslah ek başvuru ücretinin yapılan ihtara rağmen ödenmemiş olması gerekçesiyle ıslah edilen miktarın değerlendirme dışı bırakıldığı ifade edilerek davanın 1.000,00 TL üzerinden kabulüne karar verilmiş ve verilen 14.06.2024 tarihli iş bu karar taraf vekillerine tebliğ edilmiş, taraf vekillerince iş bu karara itiraz edilmiş olup, İtiraz Hakem Heyetince itiraza konu Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı olarak 14.06.2024 tarihli karara yer verilmiş ise de karar gerekçesinde davacı vekilinin itirazları yönünden itiraz konusu hakem kararında başvuran tarafın ıslah talebi nazara alınarak ve müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle 284.667,06 TL olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu ve bu nedenle davacının itirazının yerinde görülmediği gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verildiği görülmekle İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın gerekçesinden Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen 11.06.2024 tarihli kararın değerlendirildiği ve değerlendirmede çelişkiye düşüldüğü anlaşılmıştır. Eldeki davada, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 11.06.2024 tarihli karar ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti bu dosyadan el çekmiş olup re’sen ya da tarafların talebi ile dosyanın tekrar ele alınması ve bu konuda yeniden bir ek karar verilmesi mümkün değildir. Bu itibarla, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen 11.06.2024 tarihli karar ile dosyadan el çekildikten sonra dosyanın yeniden ele alınarak 14.06.2024 tarihli kararın ihdas edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bu kararın yok hükmünde olduğu İtiraz Hakem Heyetince dikkate alınarak değerlendirme yapılması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.2. Bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.