Zeytinlik vasfıyla hazineye tescilli arazinin orman sayılan kısmının tapu kaydının iptali ve orman vasfıyla hazine adına tesciline ilişkin Yargıtay kararı.
Özet: Orman İdaresinin, hazine adına zeytinlik olarak kayıtlı bir taşınmazın bir kısmının orman olduğu iddiasıyla açtığı davada, mahkeme bilirkişi raporları doğrultusunda taşınmazın dava konusu edilen büyük bölümünün orman vasfında olduğunu belirleyerek bu kısmın tapu kaydını iptal edip orman vasfıyla hazine adına tesciline hükmetmiş; kalan küçük bölümün zeytinlik vasfını ve üzerindeki zeytin ağaçları zilyetlik şerhini devam ettirerek, ecrimisil ödeyen davalının tasarrufuna yönelik müdahalenin önlenmesi talebini reddetmiştir.
8. Hukuk Dairesi         2025/2020 E.  ,  2026/4231 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1104 E., 2024/710 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mudanya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/684 E., 2022/193 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Bursa ili ... ilçesi ... köyünde yapılan tapulama çalışmalarında, 826 parsel sayılı 5.576,00 m² yüzölçümündeki taşınmazın, mera vasfıyla tespit edilmiş, yapılan itiraz üzerine verilen 09.01.1990 tarihli komisyon kararı ile tapulama tespitinin iptaline, taşınmazın zeytinlik vasfıyla Hazine adına tespitine ve tapu kütüğünün beyanlar hanesinde taşınmaz üzerinde ... oğlu ...'in zilyet olduğu ve üzerindeki zeytin ağaçlarının zilyet olana ait olduğunun belirtilmesine karar verilmiş, verilen karara itiraz edilmemesi üzerine kararın kesinleşmiş ve taşınmazın 19.03.1990 tarihinde zeytinlik vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edilmiş, akabinde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastorusu çalışmalarında taşınmaz, yeni 17 47... parsel numarasıyla ve 5.436,20 m² yüzölçümüyle tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarıca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmazın orman sayılan alanlardan olmasına rağmen Hazine adına zeytinlik vasfı ile tespit gördüğünü, taşınmazın dava dilekçesinde ekli krokide gösterilen kısmının kesinleşmiş orman sınırları içerisinde yer aldığını belirterek, ekli krokide yer alan koordinatlara göre orman sınırları içerisinde kalan alanın tapu kaydının iptali ile taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline, var ise müdahalenin önlenmesine ve üzerindeki şerhlerin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ilk kadastro tespitinden itibaren ... tarafından zeytinlik olarak kullanıldığını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; kadastro neticesi müvekkili adına yapılan tespitin üzerinden 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, taşınmazın ... adına tesciline karar verilmesi halinde, müvekkilinin taşınmaz üzerinde yer alan zeytinlerden faydalanamayacağını, bu nedenle şerhin terkini için ağaç değerlerinin depo edilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin 2020/391 Esas ve 2020/1275 Karar sayılı ilamı uyarınca dava konusu taşınmazda adına şerh bulunan dava dışı ...’in kimlik bilgileri tespit edilerek dosyaya dahil edilmiştir. Dava konusu taşınmazda yapılan keşfe ilişkin bir hukuki eksiklik ya da itirazın söz konusu olmadığı görüldüğünden usul ekonomisi gereği yeniden keşif yapılmamış, 27.03.2017 tarihli bilirkişi raporu dikkate alınmıştır. Buna göre ... Mahallesi 17 47... parselde yer alan 5.436,20 m²lik taşınmazın davacı tarafından dava konusu edilen kısmının krokide (B) harfi ile gösterilen alan olduğu bu alanın 4.439,20 m² olduğu ve orman kadastro sınırı içinde kaldığı, eylemli olarak orman vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir. Bu nitelikteki alanın zilyetliğe ya da özel mülkiyete konu olamayacağı bilinmektedir. Söz konusu durum hava fotoğrafları ile de desteklenmiştir. Bunun yanında taşınmazın geri kalan ve (A) harfi ile gösterilen 997,00 m² alan orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zeytinlik olarak kullanıldığı belirtilmiştir. Rapor gözönünde bulundurularak ve davalı ...’in kadastro sonrası tapu kaydına dayanarak taşınmazda tasarrufta bulunduğu, kullanımına karşılık düzenli olarak tespit edilen ecrimisil bedelini ödediği görüldüğünden men’i müdahale yönünden talebin reddi gerektiği..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazda yapılan keşif sonucu alınan 20.03.2017 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik alanın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 997,00 m²lik zeytin ağaçları bulunan alan yönünden talebin reddine, davalı adına zeytinlik vasfı ile kayıt ve tescilinin devamına, zeytin ağaçlarının dahili davalı ...'e ait olduğunu belirten beyanın devamına, iptaline yönelik talebin reddine, dava konusu taşınmazda tapu kaydına dayanılarak tasarrufta bulunulduğu, davalı ...'in kullanımına karşılık düzenli olarak ecrimisil ödediği görüldüğünden meni müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "... Mahkemece yapılan yargılama soncunda dava konusu edilmiş olan ... ... Mahallesi 17 47... parselde yer alan 5.436,20 m²lik taşınmazın davacı tarafından dava konusu edilen kısmının krokide (B) harfi ile gösterilen alan olduğu bu alanın 4.439,20 m² olduğu ve orman kadastro sınırı içinde kaldığı, eylemli olarak orman vasfını haiz olduğu, bu nitelikteki alanın zilyetliğe ya da özel mülkiyete konu olamayacağı anlaşıldığından (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik alan yönüyle davanın kabulüne, taşınmazın geri kalan ve (A) harfi ile gösterilen 997,00 m² alan orman sayılmayan yerlerden olduğu ve zeytinlik olarak kullanıldığı belirlendiğinden (A) harfi ile gösterilen alan yönüyle tapu iptal ve tescil talebinin reddine karar verilmiş olup bu yönüyle kararın dosya içeriğine uygun olduğu, bu bakımdan davalılar ... vekili ile Hazine vekilinin tapu iptal ve tescil istemine ilişkin ve diğer yerinde görülmeyen sair istinaf taleplerinin yerinde olmadığı; ancak Mahkemece "davalı ...’in kadastro sonrası tapu kaydına dayanarak taşınmazda tasarrufta bulunduğu, kullanımına karşılık düzenli olarak tespit edilen ecrimisil bedelini ödediği görüldüğünden men’i müdahale yönünden talebin reddine" şeklinde karar verilmiş ise de burada orman vasfında olduğunun kabulü ile tapu iptal ve tescil yönünden karar verilmiş olan ve bilirkişinin raporunda (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik alan yönüyle artık bu kısmın orman vasfında bulunması ve özel mülkiyete ile kullanımına imkan bulunmaması nedeniyle (B) harfi ile gösterilen bu alan yönüyle men'i müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekliyle bütün olarak men'i müdahale talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu..." gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmak suretiyle davanın esası hakkında yeniden kurulan hükümle, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazda yapılan keşif sonucu alınan 20.03.2017 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik alanın tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline, bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 997,00 m²lik zeytin ağaçları bulunan alan yönünden talebin reddine, davalı adına zeytinlik vasfı ile kayıt ve tescilinin devamına, zeytin ağaçlarının dahili davalı ...'e ait olduğunu belirten beyanın devamına, iptaline yönelik talebin reddine, dava konusu taşınmazda yapılan keşif sonucu alınan 20.03.2017 tarihli raporda (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik yukarıda tapu kaydının iptali ile orman vasfında Hazine adına tesciline karar verilmiş olması nedeniyle, (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik bölüm üzerinde davalı ... ve sair müdahalenin men'ine, dava konusu taşınmazda yapılan keşif sonucu alınan 20.03.2017 tarihli raporda (A) harfi ile gösterilen 997,00 m²lik alanın taşınmazda tapu kaydına istinaden tasarrufta bulunulduğu ve davalı ...'in kullanımına karşılık düzenli olarak ecrimisil ödediği görüldüğünden, (A) harfi ile gösterilen 997,00 m²lik bölüm yönüyle meni müdahale talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; tapu iptal ve tescil talebinin kabulüne dair verilen kararın hukuka uygun olduğunu, ancak müdahale konusu zeytin ağaçlarının dava dışı kısımda yer alması nedeniyle müdahalenin meni talebinin reddine karar verilmesi ve lehine şerh bulunan dahili davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu belirtilerek, Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 997,00 m²lik kısma yönelik verilen müdahalenin meni talebinin reddine dair kararın bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı Hazine vekili vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince verilen kabul kararının usul ve kanuna aykırı olduğu gibi kısmen reddedilen kısım yönünden verilen kararın da infazı kabil olmadığını, dava konusu yerde kadastro çalışmalarının 19.03.1990 tarihinde kesinleştiğini ve 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, kabul kararı verilen ve 20.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün orman sayılan yerlerden olmadığını, tapusunun iptaline karar verilen kısım yönünden parsel numarasının gösterilmemesi ve taşınmazdan ifraz edilip yeni bir parsel numarası alıp almayacağının belirlenmemesinin hatalı olduğunu ve infazının mümkün olmadığını, yine bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölüm yönünden de parsel numarası belirtilmemesi ve Hazine adına tescil hükmü kurulmamasının hatalı olduğunu ve kararın infazı kabil olmadığını, dava konusu taşınmazın Hazine adına kayıtlı olduğu ve haksız kullanımının bulunmadığı gözetilerek hüküm yerinde ... ve sair müdahalenin menine şeklinde verilen kararın hatalı olduğunu, kararın 4-b bendi için dayanılan gerekçesinin hatalı olduğunu, ayrıca taşınmazın ne kadarlık kısmında zeytin ağaçlarının bulunduğuna dair bir ölçüm yapılmadığı gibi orman olduğu kabul edilen alanın ne kadarlık kısmında zeytin ağacının bulunduğunun araştırılmadığı, şerhin kaldırılmasına ilişkin isteme yönelik, bu hususlarda yeterli araştırmanın yapılmadığını, meni müdahalenin reddi nedeniyle hükmolunun vekalet ücretinin müvekkili lehine verilmesi gerektiği yönünde açık hüküm kurulmadığını, davanın fuzuli sağil olan ...'e de yöneltilmiş olması ve ...'in de kendisini vekil ile temsil ettirdiği gözetildiğinde vekalet ücretinin aidiyeti ve tahsilinde sıkıntı yaşanacağını, ayrıca tapu iptal ve tescil hükmünün taşınmazın bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölümü yönünden kabulüne, (A) harfi ile gösterilen bölümü yönünden reddine karar verilmesine rağmen, kararın 1. bendinde davanın kabulüne karar verilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının bozulmasına, davanın reddine karar verilmesine, kısmen ret kararı verilen kısım yönünden yukarıda belirtilen nedenlerle düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın dava edilen bölümünün kesinleşmiş orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığına ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesince yukarıda yazılı olduğu şekilde karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına uygun düşmemektedir.
Şöyle ki, davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde, dava konusu taşınmazın dava dilekçesine ekli krokide yer alan koordinatlara göre orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tescilini, üzerindeki şerhlerin terkinini ve var ise müdahalenin önlenmesini talep ettiği, hükme esas alınan 20.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda da davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu koordinat değerleri uygulanarak dava konusu edilen taşınmazın sınırlarının belirlendiği ve dava konusu yerin (B) harfi ile gösterilen 4.439,20 m²lik kısım olduğunun belirtildiği, bu durumda dava konusu edilen taşınmaz bölümünün, bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen kısım olduğunun sabit olduğu ve bu durumun Mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu edilmeyen ve aynı bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen kısım yönünden, taleple bağlılık ilkesi gözetilmeden tapu iptal ve tescil ile müdahalenin menine ilişkin hüküm kurulması ve reddedilen müdahalenin meni talebi yönünden davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi ve yine (B) harfi ile gösterilen taşınmaz bölümüne ilişkin davanın kabul edilerek, tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesine rağmen, bu bölüm yönünden tapu kaydında yer alan şerhin terkinine ilişkin bir karar verilmemesi doğru olmamıştır.
Davacının müdahalenin meni talebine ilişkin olarak ise, hükme esas alınan 20.03.2017 tarihli bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, davaya konu olan ve (B) harfi ile gösterilen kısmın üzerinde yer yer kızılçam ağaçlarının bulunduğu, orman maki bitki örtüsüyle kaplı olduğu ve taşınmazda bir kullanımın bulunmadığı gibi dava tarihi itibarıyla Hazine adına kayıtlı olduğu ve davalı ...'in de bu bölüme ilişkin bir müdahalesinin bulunmadığı gözetilerek, dava konusu edilen ve bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen bölüme ilişkin müdahalenin meni talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi de hatalı olmuştur.
Ayrıca bu hususlar dışında hüküm yerinde bir kısım taleplerin kabulüne, bir kısım taleplerin reddine dair karar verilmesine rağmen hükmün 1 numaralı bendinde davanın kabulüne denilmek suretiyle çelişki meydana getirilmesi de isabetli olmamış, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.