Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesinin, antepfıstığı don hasarı sigorta tazminat davasında zararın teminat kapsamına ilişkin bilirkişi raporunu yetersiz bulan istinaf kararı.
Özet: Bu istinaf kararı, sigortalı antepfıstığı bahçelerinde meydana gelen don zararı nedeniyle açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kabul kararına dayanak olan bilirkişi raporunun, daha önce verilen istinaf bozma ilamına rağmen, hasarın sigorta teminatı kapsamında olup olmadığını, ağaçların fenolojik evrelerini, genel sigorta şartlarını ve tüm kanıtları dikkate alarak yeterli ve denetime elverişli bir şekilde tespit etmediğini, dolayısıyla hüküm kurmaya elverişli olmadığını belirtmektedir.

T.C.

GAZİANTEP
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ..
KARAR NO : ..
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ..
ÜYE : ..
ÜYE : ..
KATİP :..
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :..
NUMARASI : ..
DAVACI : ..
VEKİLİ : AV. ..
DAVALI :..
VEKİLİ : AV. ..
DAVANIN KONUSU : Tazminat
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : ..
YAZIM TARİHİ : ..
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü;
DAVA : Davacı vekili, müvekkiline ait bahçelerindeki ürünlerin don riskine karşı ayrı ayrı sigorta poliçeleri ile teminat altına aldığını, teminat süresi içerisinde meydana gelen don olayı nedeni ile zarara uğradığını, davalı sigorta şirketinin müvekkilinin zararını karşılanmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik .. TL maddi tazminatın işleyecek ticari faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, poliçede dain-i mürtehinin bulunduğunu, ayrıca sigorta teminatının başlamadığını, zararın teminat kapsamı dışında olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
YEREL MAHKEME KARARI : Mahkemece, davacının antepfıstığı ağaçlarında don nedeniyle meydana gelen zararın tahsili için bu davayı açtığı, yargılamanın daha önce devam ettiği ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin.. Karar sayılı dosyasından davanın kabulüne karar verildiği, istinaf başvurusu üzerine .. Bölge Adliye Mahkemesi ..Karar sayılı ilamı ile; antepfıstığı ağacının dişi çiçeklerinin oluşumu, başlangıcı ve bitimi, meyve bağlamasının nasıl oluştuğunun tespit edilmesi gerektiği, alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve varsayımlara dayalı olduğu, uzman bilirkişi kurulu oluşturulup, Sigorta Genel Şartları ile Tarife ve Talimatları göz önünde tutularak rizikonun davacının “ihbar ettiği tarih itibariyle” teminat içinde olup olmadığı, teminat içindeyse talep edilebilecek tazminatın tutarı konusunda tarafların kanıtları, ilçe tarım müdürlüğü yazıları, ekspertiz raporları, ekspertiz işlemi ve tespit sırasında elde edilen fotoğrafları da değerlendiren denetime uygun rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, kararın kaldırıldığı, istinaf ilamı doğrultusunda .. tarihli bilirkişi raporunun aldırıldığı, raporda; gerek tespit raporu ve gerekse fotoğraftaki gözlemler sonucu antepfıstığının dişi çiçeklerinin oluşmasından ve fenolojik evrelerinde..nda zararın gerçekleşmiş olacağı yönünde kanaat bildirildiği, bunun üzerine sigortacı bilirkişiden.. tarihli ek raporun aldırıldığı, raporda .. tarihinde meydana gelen don olayından dolayı davacının talep edebileceği tazminat miktarının .. TL olduğunun bildirildiği, dosyadaki mevcut delil durumu ve istinaf ilamı üzerine aldırılan bilirkişi raporları birlikte nazara alındığında, davacıya ait antepfıstığı bahçesinde.. tarihi itibariyle don meydana geldiği, bilirkişi raporlarına göre bu tarih itibariyle antepfıstığı ağaçlarında dişi çiçeklerinin oluştuğu, fenolojik evrelerin, parselin..’ında ..oranında gerçekleştiği ve rizikonun teminat kapsamında kaldığı anlaşılmakla, davanın kabulü ile, .. TL'nin dava tarihi olan .. tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
DAİREMİZİN KARARI: Dairemizin.. tarihli kararıyla; "...Dairemizin ..tarihli karar ilamında; karara esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu, aralarında üniversitelerin ziraat fakültelerinden meyve bitkileri bölümlerinde görevli uzman akademisyen ile sigorta konusunda uzmanın bulunduğu bilirkişi kurulu oluşturulup, Sigorta Genel Şartları ile Tarife ve Talimatları göz önünde tutularak rizikonun davacının “ihbar ettiği tarih itibariyle” teminat içinde olup olmadığı, teminat içindeyse talep edilebilecek tazminatın tutarı konusunda tarafların kanıtları, ilçe tarım müdürlüğü yazıları, ekspertiz raporları, ekspertiz işlemi ve tespit sırasında elde edilen fotoğrafları da değerlendiren denetime uygun rapor alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına ve mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Karar ilamı üzerine ilk derece mahkemesi tarafından .. tarihli ziraat bilirkişisi raporu alınmış, rapor ile hasarın teminat kapsamında olduğuna kanaat getirildiğinden, hesap bilirkişisinin düzenlediği rapora göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak; hasarın teminat kapsamında kalıp kalmadığına ilişkin alınan ziraat bilirkişisi raporu kaldırma kararına uygun ve karar vermeye elverişli değildir. Şöyle ki; raporda . . . fıstıklarının nisan ayının son iki haftası içinde çiçek açtığı bilgisi verildikten sonra, tespit raporu ve fotoğraflardaki gözlemleri sonucu hasar tarihinde dişi çiçeklerin oluştuğunun ve zararın gerçekleştiği kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Ancak; tespit raporunda bitkilerin evreleri tespit tarihindeki son durumlarına göre değerlendirilmiş olup, davacının ihbar ettiği tarih itibariyle rizikonun teminat içinde olup olmadığı belirlenmemiş, dosyaya sunulan fotoğraflarda çiçeklenmeye de rastlanmamıştır. Davalı sigorta şirketi tarafından .. tarihinde ihbardan hemen sonra yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu düzenlenen raporda davacıya ait sigortalı bitkisel ürünlerin “tomurcuk patlaması” evresinde olduğu değerlendirilerek ürünlerin fotoğraflanmasına, aynı tarihlerde meydana gelen don olayı nedeniyle dairemizde görülen ..sayılı istinaf dosyasında; ürünlerin tomurcuk patlaması evresinde dona maruz kaldığının ve çiçeklenmenin başlamadığının, bu nedenle don hasarının teminat kapsamında bulunmadığının belirtilmesine, don ve hasar tarihlerinin aynı olması nedeniyle emsal kararın da değerlendirilerek önceki kaldırma kararına uygun heyet bilirkişi raporu alınarak karar verilmesi gerekirken; eksik inceleme ile, karar vermeye elverişli olmayan ve kendi içerisinde çelişkili bulunan bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
.." şeklinde kaldırma kararı verilmiştir.
KALDIRMA SONRASI YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece, davaya konu sigortaya ilişkin alacağın temelinde, davacının ihbar ettiği tarih itibariyle rizikonun teminat içinde olup olmadığı hususu yattığı, kaldırma ilamı sonrasında alınan raporlarda; '.. nolu parsellerdeki antepfistığı ağacı bulunan bahçelerde .. ayının mevsim normallerinin üzerinde olağandan daha sıcak ortalamaların üzerindeki sıcaklıklarda seyretmesi nedeniyle dava konusu bahçelerde antepfıstığı ağaçlarındaki dişi ağaçların çiçeklerinin oluşmuş olduğu ve ilk çiçeklenme evresindeki ağaç sayısının toplam ağaç sayısına oranının .. üzerinde olduğu erken gelen ve yüksek mevsim sıcaklıklarından dolayı dava konusu parsellerdeki antepfıstığı ağaçlarında çiçeklenmenin başlamış ve .. yüksek oranda tamamlanış olduğu ve.. tarihinde gerçekleşen don olayından dolayı dava konusu ..nolu parsellerdeki .. bahçeleri ..oranında etkilenmiştir ve zararın oluşmuş olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirildiği, ancak bu belirlemenin tam olarak neye dayalı olarak yapıldığının anlaşılamadığı, bu belirlemenin kesin ve net olarak yapıldığının da mahkemece kabul edilmediği, .. kaldırma kararında da belirtildiği üzere dosyaya sunulan fotoğraflarda çiçeklenmeye de rastlanılmadığı, hasarın poliçe geçerlilik sürecinde meydana geldiğinin tam olarak belli olmadığından bilirkişilerin bu kanaatine itibar edilmeyerek dosyanın tekrardan .. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ve ihbar tarihinde teminat kapsamında olup olmayacağı bakımından kesin olarak belirleme yapılıp yapılmayacağı, teminat kapsamında ise zararın belirlenmesine ilişkin rapor aldırılmasına ilişkin ara karar oluşturulduğu, ancak davacı vekili açıkça bu delile dayanmaktan vazgeçmiş olduğu ve dosyanın bu haliyle karara çıkması gerektiğini belirttiği, davacının bu talebi ile bağlı kalındığı... Hukuk Dairesinin kaldırma kararında da belirttiği .. Asliye Hukuk Mahkemesinin ..Karar sayılı dosyasında aynı dönemde don olayının meydana geldiği ve ilgili dosyada don hasarının teminat kapsamında kalmamış olması nedeniyle ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği görüldüğü, kaldırma ilamında belirtilen ve dosyamız arasına alınan asliye hukuk dosyasının iş bu dosyamız ile aynı nitelikte ve riziko ve teminat dönemlerinin benzer olduğu ve taleplerin de aynı nitelikte olduğunun anlaşıldığı, davacının, ihbar ettiği tarih itibariyle rizikonun teminat içinde kaldığını ve hasarın poliçe geçerlilik süresi içerisinde meydana geldiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ : Karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davanın açıldığı tarih itibarıyla uyuşmazlığın çözümünde .. Asliye Hukuk Mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava tarihinden sonra .. Asliye Ticaret Mahkemesinin kurulduğunu, davanın açıldığı ... Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı vererek dosyanın .. Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verdiğini, bu kararın Anayasanın 37 nci maddesinde düzenlenen tabii hâkim ilkesine aykırı olduğunu, ..'nın ilgili kararlarında asliye ticaret mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların devredilerek asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair herhangi bir hükme yer verilmediğinden, esasen bu konuda .. yargı yetkisine ilişkin düzenleme yapması da mümkün bulunmadığından, asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların yargılamasına devam etmesi gerektiğini, buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkemenin, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esası hakkında karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması talebiyle istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE: İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinafa gelen tarafın sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmış, kamu düzenine aykırılık olup olmadığı resen gözetilmiş, ayrıca HMK'nın 357. maddesindeki "İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunma istinafta dinlenemez ve istinafta yeni delillere dayanılamaz." kuralı nazara alınmıştır.
Dava, bitkisel ürün sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
.. Asliye Ticaret Mahkemesinin .. Karar sayılı ilamıyla davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf kanun yolu başvurusunda bulunmuştur.
.. tarihinde, ... Dairesinin.. sayılı müstemir yetkilerin belirlenmesine ilişkin kararı ile .. tarihinden itibaren Ticaret Mahkemesi kurulup faaliyetine başladığı, eldeki bu davanın da TTK'nın 4. maddesinde belirtilen ticari davalardan olduğu gerekçesiyle mahkeme görevsiz olduğundan dosyanın .. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine ve gönderilmesine karar verilmiştir.
Dosyanın gönderildiği, eldeki dava .. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .. esasına kaydedilmiş, mahkemece yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmiştir. Dava ilk olarak .. tarihinde ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılmıştır. .. tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinde 6335 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonrası, ticari davalara asliye ticaret mahkemelerinin bakacağı hususu düzenlenmiş olup, 6102 sayılı Kanun'un 5/3 üncü maddesi gereğince asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüşmüştür. Bu durumda mahkemeler arasındaki uyuşmazlığa göreve ilişkin usul hükümlerinin uygulanması gerekmektedir.
Hâkimler ve Savcılar Kurulunun .. tarihli ve 608 sayılı kararı ile yeni kurulan ..asliye ticaret mahkemeleri ile mevcut bulunan..asliye ticaret mahkemelerinin yargı çevreleri belirlenmiştir. Ancak kararda hâli hazırda açılmış davaların yeni kurulan mahkemeye devredileceğine ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Öte yandan Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri Başkan ve Hâkimlerinin Müstemir Yetkilerinin Belirlenmesine İlişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin .. tarihli ve 568 sayılı kararında da yeni kurulan mahkemelerde görevli başkan ve hâkimlerin müstemir yetkileri belirlenmiş, daha önceden açılmış ve derdest olan davaların devrine ilişkin herhangi bir ifadeye yer verilmemiştir.
Bu durumda yeni bir mahkemenin faaliyete geçirildiği tarihten önce derdest bulunan davaların, istek üzerine veya doğrudan görevsizlik ya da gönderme kararı ile yeni kurulan mahkemeye devredilmesine olanak bulunmamaktadır.
Yukarıda açıklanan tüm bu maddi ve hukuki olgular ışığında Anayasanın 37 nci maddesinde düzenlenen "tabii hâkim ilkesi" ile 6100 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesindeki "usul ekonomisi ilkesi" de gözetilmek suretiyle somut olay değerlendiğinde; HSK'nın ilgili kararlarında asliye ticaret mahkemesi olmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların devredilerek asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair herhangi bir hükme yer verilmediğinden "esasen bu konuda HSK'nın yargı yetkisine ilişkin düzenleme yapması da mümkün bulunmadığından" asliye hukuk mahkemesinin ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların yargılamasına devam etmesi gerekmektedir.
Buna göre taraflar arasındaki uyuşmazlığı yargılayacak ve çözecek olan mahkeme, uyuşmazlığın doğmasından önce kanunen belli olan ... Asliye Hukuk Mahkemesi olup, dava tarihinden sonra kurulan ve faaliyete geçirilen .. Asliye Ticaret Mahkemesince davaya bakılması olanaklı değildir.
Bu durumda mahkemenin yukarıda yazılı nedenlerle görevsizlik kararı vermesi gerekirken, Mahkemece, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır.
Dairemizce, HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, mahkeme kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, göreve ilişkin dava şartı noksanlığından davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince usulden reddine, görevli Mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi izah edildiği üzere;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-.. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen .. Karar sayılı kararının, esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin görevsizlik nedeniyle KALDIRILMASINA,
3-İsteği halinde peşin olarak ödenen istinaf karar ve ilam harcının davacıya İADESİNE,
B)6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına;
1-Göreve ilişkin dava şartı noksanlığından davanın HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin .. Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi kapsamında talepte bulunulması şartıyla kayıtların kapatılarak, dosyanın görevli .. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmek üzere gerekli işlemlerin tamamlanması için yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Davacı tarafca yapılan istinaf yargılama giderlerinin görevli mahkemece verilecek esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-c bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 16.09.2026
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP AYRICA ISLAK İMZA UYGULANMAYACAKTIR. "5070 Sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur."