Sağlık Bakanlığında sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacının, bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan ücret farkı alacakları davasında Yargıtayın bozma kararları sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin bilirkişi raporuna dayanarak verdiği kabul kararı.
Özet: Sürekli işçi kadrosuna geçen davacının, bireysel iş sözleşmesi ve toplu iş sözleşmesi hükümleri uyarınca ücretinin eksik ödendiği gerekçesiyle fark ücret ile eklerini talep ettiği davada, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerinin davayı kabul kararları, toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın talep edilen döneme denk gelmemesi ve alacak kalemlerinin ayrı ayrı hükme bağlanmaması gibi usul ve esasa ilişkin hatalar nedeniyle iki kez bozulmuş; son olarak bölge adliye mahkemesi, bozmaya uyarak düzenlenen bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
9. Hukuk Dairesi         2026/4801 E.  ,  2026/4373 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/1267 E., 2026/188 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 02.04.2018 tarihinde Sağlık Bakanlığında sürekli işçi kadrosuna geçirildiğinde davalı ile bireysel iş sözleşmesi imzalandığını ve davacının ücretinin asgari ücretin %61 fazlası olarak belirlendiğini, işverence belirtilen durum ve davacının ... Sendikası ile davalı işverenin üyesi olduğu ... ve ... ... Sendikası (...) arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanma hakkı bulunduğu dikkate alınmadan ücretinin eksik belirlendiğini, alacaklarının ise ya hiç ödenmediğini ya da eksik ödendiğini ileri sürerek 2019 yılı Ekim ve 2020 yılı Mart ayları arasındaki dönem için ücret farkı ile ekleri alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; talep edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının ücretinin sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra da ilgili düzenlemeler uyarınca eksiksiz ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul Anadolu 17. İş Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli kararı ile; davacı ve davalı İdare arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 7. maddesinde, davacının ücretinin asgari ücretin belirli bir oran fazlası olacağına dair düzenleme olduğundan hareketle belirsiz süreli iş sözleşmesinin ve toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca yapılan hesaplama doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 14.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli kararı ile; kadroya geçirildiği sırada yapılan bireysel iş sözleşmesinde ücretin, asgari ücretin belli oranda fazlası olacağına dair düzenlemenin mevcut olduğu, ücret bordroları dikkate alındığında tahakkuk ve ödemelerde aylık ücretin eksik belirlendiği gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.11.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; Bölge Adliye Mahkemesince öncelikle davalı vekili tarafından istinaf edilen 21.02.2023 tarihli ek kararın incelenmesi, ek kararın kaldırılması hâlinde davalının asıl karara yönelik istinaf başvurusunun incelenmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli kararı ile; bozmaya uyularak İlk Derece Mahkemesince verilen kararın kesin olmadığı, davalı vekilinin ek karara yönelik istinaf isteminin yerinde olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesinin 21.02.2023 tarihli ek kararının ortadan kaldırılmasına karar verilmiş ve esas hakkında ise İlk Derece Mahkemesi asıl hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin 26.11.2024 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece; somut uyuşmazlıkta davacının, davalıya ait işyerinde hizmet alım sözleşmesi kapsamında alt işveren işçisi olarak çalışmakta iken 02.04.2018 tarihi itibarıyla 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 23. maddesi kapsamında sürekli işçi kadrosuna geçirildiği, davacı bakımından ... Sendikası ile ... arasında 10.08.2020 tarihinde imzalanan ve 01.01.2019-31.12.2020 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın en erken 01.11.2020 tarihinde mümkün olabileceği, davaya konu taleplerin ise 2019 Ekim-2020 Mart ayları arasındaki döneme ilişkin olduğu dikkate alındığında; sözü edilen toplu iş sözleşmesine göre hesap yapılmasının hatalı olduğu, diğer yandan Bölge Adliye Mahkemesince tüm alacak taleplerinin "fark ücret" başlığı altında ve tek toplam tutar üzerinden hüküm altına alınması hatalı olup davacıya talep ettiği alacak kalemlerinin ne tutarda dava konusu yapıldığı açıklattırılıp yukarıdaki paragrafta belirtilen bozma gerekçesi de dikkate alınarak oluşacak sonuca göre her bir talep hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmak suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak düzenlenen 20.11.2025 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Davacının 31.12.2018 tarihli ücretinin korunarak üzerine %4 oranında zam yapıldığını, ücretinde herhangi bir indirime gidilmediğini,
2. İş sözleşmesinde asgari ücretin belli oranda fazlasına ilişkin bir düzenleme bulunmadığını ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının ücretinin tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davalı ... harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.