Yargıtay 2. Ceza Dairesi, sanıkların hırsızlık ve trafolardan yağ çalma suretiyle mala zarar verme suçlarından yargılandığı davada, katılanın temyizini reddederek, mala zarar verme suçlarında zamanaşımı nedeniyle düşme kararı vermiş ve hırsızlık mahkumiyetlerini onamıştır.
Özet: Bu hukuki belgede, sanıkların trafolardan yağ çalmak suretiyle işlediği mala zarar verme eylemlerine ilişkin davalarda, mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçen sekiz yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davalarının düşürülmesine karar verilmiş; diğer yandan, mala zarar verme suçundan doğrudan zarar görmediği tespit edilen bir katılanın beraat hükmüne yönelik temyiz istemi reddedilmiş; ayrıca, farklı sanıklar hakkındaki hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin ise yapılan temyiz incelemesi sonucunda yerinde bulunarak onanmasına hükmedilmiştir.

B O Z M A Ü Z E R İ N E
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1935 E., 2021/1678 K.SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar vermeHÜKÜMLER: Mahkûmiyet, beraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama I. Katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik 08.12.2014 tarihli mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine ilişkin temyiz isteminin incelenmesinde Katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında katılan ...'e yönelik 08.12.2014 tarihli mala zarar verme suçundan açılan davada suçtan doğrudan zarar görmediği ve bu nedenle de davaya katılma hakkı bulunmadığından, katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK’nın 298. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak REDDİNE, II. Katılan ... Genel Müdürlüğü vekilinin, sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında mala zarar verme suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Sanıkların, katılana ait trafolardan yağ çalması şeklindeki eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 151/1. maddesinde düzenlenen mala zarar verme suçunu oluşturduğu, bu suç yönünden öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesine göre hesaplanan 8 yıllık zamanaşımının, 28.04.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz isteği bu yönden yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği Tebliğname'ye aykırı olarak BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, III. Sanıklar ... ve ... hakkında katılan ... Genel Müdürlüğü'ne yönelik 23.09.2014 tarihli hırsızlık suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine ilişkin temyiz istemlerinin incelenmesinde Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Bozmaya uyularak yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz nedenleri yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.