Anayasa Mahkemesi kararı ve yasal düzenleme ışığında, trafik kazası kaynaklı bedeni zarar tazminatı davalarında uzlaşmanın esas incelemesini gerektirmesi.
Özet: Davacının, sigortasız bir araçla karıştığı trafik kazası sonucu oluşan maluliyet ve bakıcı gideri talebiyle açtığı tazminat davasında, ilk hakem heyetleri ceza yargılamasındaki uzlaşmanın tazminat hakkını ortadan kaldırdığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; ancak yüksek mahkeme, Anayasa Mahkemesinin yeni kararı ve ilgili yasal düzenlemeler uyarınca, uzlaşmanın olayın esastan incelenmesine engel teşkil etmeyeceği gerekçesiyle red kararını bozarak, itiraz hakem heyetinin de bu bozmaya uyarak davacının itirazını kabul etmesine ve davanın esastan görülmesine yol açan bir süreç yaşanmıştır.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI: 2025/1492 D.İş 2025/1457 K İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 03.06.2019 tarihinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmayan traktör ile müvekkilinin sevk ve idaresindeki aracın karıştığı trafik kazasında müvekkilinin malul kaldığını, kusurlu araç şoförü ile yalnızca araç hasarı için uzlaşma raporu düzenlendiğini, talep içeriği olan bedeni hasar tazminatı bakımından ibra durumunun olmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 17.10.2025 tarihli bedel artırım dilekçesiyle talebini 359.525,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 4.497,03 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.828,20 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 366.950,54 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; ceza yargılaması sırasında uzlaşma sağlanmış olması nedeniyle başvurunun reddedildiğini, başvuru sahibinin uzlaşmayı kabul ederek tazminat talep etme hakkından vazgeçtiğini, kazaya karışan araç sürücüsüne rücu etme hakkı bulunan müvekkili Güvence Hesabının da tazminat ödeme sorumluluğunun sona erdiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla kazaya sebep olduğu iddia edilen tescilsiz aracın türünün tespit edilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı zararından sorumlu olmadığını, başvuru sahibinin maluliyetini gösterir yeni bir rapor aldırılması gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile yapılması gerektiğini, aleyhe karar verilmesi halinde hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biri olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, dosyaya ibraz edilen “Uzlaşma Raporu " başlıklı belge "'Kovuşturmaya Yer Olmadığı" kararı ve emsal Yargıtay kararı göz önüne alındığında meydana gelen trafik kazası nedeniyle yaralanmadan dolayı taraflar arasında uzlaşma sağlandığı, bu halde uyuşmazlık konusu sürekli iş göremezlikten, geçici iş göremezlikten ve geçici bakıcı giderinden kaynaklı işbu tazminat davasının açılamayacağı gerekçesiyle açılan davanın uzlaşma nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda başvuru sahibinin zarar verenle uzlaştığı, uzlaşma raporunda zarar verene karşı kazadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat hakkından vazgeçtiğini beyan ettiği, uzlaştırma tutanağının incelenmesinde; yetkili ve görevli uzlaştırmacı tarafından mevzuatta öngörülen uzlaşma prosedürünün ikmal edildiği, tarafların beyanlarının tutanağa bağlandığı, imzalarının alındığı ve uzlaşmanın sağlandığı, uzlaşma tutanağının altında başvuranın imzası bulunduğu, yine uzlaşmanın tarafların özgür iradelerine dayandığı ve edimin hukuka uygun olduğunun görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından tespit edildiği ve tasdik edildiği, sonuç olarak usulüne uygun uzlaşma prosedürünün tamamlandığı ve tarafların yasaya uygun olarak uzlaştığı, Ceza Muhakemeleri Kanununun 253/19 maddesi gereğince usulüne uygun uzlaşmanın varlığı halinde tazminat davası açılamayacağı gerekçesiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 03.02.2025 tarihli ve 2023/3744 Esas, 2025/1491 Karar sayılı ilamıyla; İtiraz Hakem Heyetince, 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 26.07.2023 tarihli ve 2023/ 43... /141 Karar sayılı kararı ve 7531 sayılı Kanun'un 16. maddesiyle yapılan yasal düzenleme uyarınca işin esasının incelenmesi gerektiği gerekçesiyle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili itirazının kabulüne Yargıtay'ın bozma kararına uyularak 29.10.2022-2022/İHK-.... tarihli İtiraz Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden oluşturulmasına, başvuru sahibinin talebinin kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı 359.525,31 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 4.547,03 TL, bakıcı gideri tazminatı 2.878,20 TL olmak üzere toplam 366.950,54 TL'nin 27.10.2021 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; edimli uzlaşma nedeniyle uzlaşma kapsamında yapılan ödeme ile davacının zararının karşılandığını, uzlaşma ediminin hangi zarar kalemlerini karşıladığına ilişkin tereddüt doğması hâlinde dahi, söz konusu edimin tazminattan güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, teminat limitinin aşıldığını, başvuran tarafından sunulan adli tıp raporunun yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu, kusur durumuna ilişkin rapor alınması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru tarihi olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesi bulunmayan aracın karıştığı kaza sonucu davacı sürücünün yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2- Geçici iş göremezlik zararı bedensel zarar niteliğinde bir zarar türü olup kaza tarihinde trafik sigorta poliçesinin sakatlanma ve ölüme ilişkin teminat limitinin 360.000,00 TL, sağlık gideri teminat limitinin ise 360.000,00 TL olarak belirlendiği görülmektedir. Dosyanın incelemesinde, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik tazminatı 359.525,31 TL, geçici iş göremezlik tazminatı 4.547,03 TL, bakıcı gideri tazminatı 2.878,20 TL olmak üzere toplam 366.950,54 TL yönünden davanın kabulüne karar verildiği, geçici iş göremezlik zarar kaleminin sürekli sakatlık teminat limiti içinde değerlendirilmesi gerekirken İtiraz Hakem Heyetinin bu hususu gözardı ederek limit aşımı yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, İtiraz Hakem Heyetince sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı toplamının kaza tarihindeki 360.000,00 TL sürekli sakatlık teminatını aşmayacak şekilde ele alınması ve bu doğrultuda eldeki dava dosyası yönünden karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. 3-Türk Borçlar Kanunu 51. maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.”6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda, dava konusu olaya ilişkin İtiraz Hakem Heyetince kusur raporu alınmadığı, davalı tarafından ise kusura itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dava konusu trafik kazasına ilişkin dosya arasında mevcut tüm deliller değerlendirilmek suretiyle oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ile ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, İtiraz Hakem Heyeti kararının bu nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,2.Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.