Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin, marka tescil başvurusu reddi kararının iptali ile iltibas ve benzerlik gerekçesiyle markanın hükümsüzlüğüne ilişkin davası.
Özet: Bu hukuki evrak, bir şirketin, başka bir firmanın marka başvurusuna yaptığı itirazın ilgili kurum tarafından reddedilmesi üzerine açtığı davayı özetlemektedir; davacı şirket, itirazın reddi kararının sınai mülkiyet kanunundaki mutlak ve nispi ret nedenleri kapsamında hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, kurum kararının iptalini, söz konusu markanın hükümsüzlüğünü, sicilden terkinini ve markanın kullanımının tedbiren engellenmesini talep ederken, davalı kurum kararlarının yasalara uygun olduğunu savunmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/345 Esas - 2026/288
"TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A RESAS NO : 2025/345KARAR NO : 2026/288DAVA : Marka ... Kararı İptali - HükümsüzlükDAVA TARİHİ : 07/08/2025KARAR TARİHİ : 17/06/2026 Yazım Tarihi: 13/07/2026İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili şirket tarafından 26.11.2023 tarihinde, "..." ibareli marka için yapılan ... numaralı başvurunun, ilan edildiği tüm sınıflarda reddi talebiyle davalı ...'e başvuru yapıldığını, bu başvurunun, davalı kurumun .... sayılı karar yazısı ile reddedildiğini; 18.05.2024 tarihinde yeniden inceleme talebi ile itiraz yolunun kullaanıldığını, Kuruma tekrar başvuru yapıldığını; bu itirazlarının da 10.06.2025 tarihli, .... ve ... sayılı karar ile, .... tarafından reddolunduğunu; davalı Kurumun bu kararının hukuka aykırı olduğu için, işbu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu; bu nedenlerle davamızın kabulüne, 10.06.2025 tarihli, .... ve ... karar numaralı ... kararının iptaline, Tescili halinde davalı şirketin ... başvuru sayılı markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ... başvuru sayılı sayılı markayı taşıyan ürünlerin üretiminin ve satışının tedbiren engellenmesine, ... başvuru sayılı markanın kullanıldığı internet sitesinden tedbiren kaldırılmasına, Yargılama süreci boyunca, ... başvuru sayılı markanın üçüncü kişilere devrinin tedbiren engellenmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı firmaya usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın....sayılı markası dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas, SMK 5/1-ç maddesine göre aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzerlik iddia ve itirazının reddi konusunda verilen ...'nın ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 19/06/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 07/08/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.... ...'nun ... sayılı kararında; "....... ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ...sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6 ncı maddesi uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Yapılan değerlendirme sonucunda, işbu başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ihtiva ettiği unsurların başlangıç kısımlarının farklı olması dikkate alındığında markaların bütün olarak bıraktığı izlenim itibariyle, görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığı kanaatine varılmış ve 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi kapsamında yapılan itiraz haklı bulunmamıştır......." şeklinde gerekçeler ile davacı şirketin itirazları nihai olarak reddolunmuştur. " şeklinde ifade edilmiştir.6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük tarihli)5.nci maddede " ç ) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler ( mutlak red sebebi ) marka olarak tesçil edilemez. Buna göre;SMK 5/1-ç yönünden ; Buradaki “ayniyet” olgusuyla, “bir markanın tamamen taklit edilmesi” kast edilmektedir. “Ayırt edilemeyecek derecede benzerlik” olgusuyla ise başvuru konusu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte, “ilk bakışta fark edilemeyecek derecede aynı” olan ve bu hususun ispatına dahi gerek duyulmayan, ancak çok dikkatli bir inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kast edilmektedir (....).SMK Madde 6 (Marka tescilinde nisbi ret nedenleri)"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.",Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;Davalı başvuru Markası Davacı Markası ... ...11.04.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava konusu davalı şirketin ... numaralı "..." unsurlu marka tescil başvurusu ile davacı şirketin davasına mesned aldığı ... "..." unsurlu markası arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 madde ve fıkrası uyarınca benzerlik, karıştırılma ihtimali bulunmadığı; Taraf markalarının 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç madde ve fıkrası uyarınca aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzer olmadığı; Dava konusu davalı ...'in 10.06.2025 tarihli ... ... kararının yerinde olduğu; " şeklinde ifade edilmiştir.Davacı vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.GEREKÇE:Tarafların iddia ve savunması, marka başvuru kapsamı ve görseli, davacı markaları , bilirkişi heyet raporu, ... kararı ve dosyanın bütünü birlikte ele alındığında; MUTLAK RED SEBEBİ AÇISINDAN ;SMK 5/1-ç yönünden değerlendirme:Davalının başvuru markasının "..." şeklinde,davacı markasının ise "... "görselini içermesi karşısında markalar arasında aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olarak değerlendirilemeyeceği, başvurunun SMK 5-1-ç maddesine göre mutlak red sebebi oluşmadığı;NİSBİ RED SEBEPLERİ AÇISINDAN;Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;Davalının "... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait " ... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;Diğer yönden bilirkişi raporunda sayfa 20-21 arasındaki tabloda " dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 1, 2 ve 17.nci sınıflarda bulunan tüm emtialar yönünden " taraf markaları arasında KISMEN emtia benzerliği de oluştuğu;İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu yukarıda belirtilen mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının "... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının " ..." ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı ; diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından yukarıda belirtilen davacının " ... " ibareli tescilli markalı mallarından satın almak/yararlanmak isterken davalının "... " ibareli başvuru markalı malları satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği ; ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından benzerlik nedeniyle yukarıda belirtilen emtialarda başvuru konusu işaret ile davacının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği bu açılardan kısmen SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; ( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)Bunun dışında emtialarda ise emtia benzerliği şartı gerçekleşmediğinden SMK 6/1 maddesindeki koşul da oluşmadığı;Nihayetinde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;1-Davanın KISMEN KABULÜNE,2- Dava konusu ... nın ... sayılı ... kararının dava konusu edilen ... sayılı markanın kapsamında yer alan 1, 2 ve 17.nci sınıflarda bulunan tüm emtialar yönünden ... kararının kısmen iptaline, markanın bu emtialar yönünden kısmen hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... ya müzekkere yazılmasına,3- Diğer kısımlar yönünden davanın reddine.4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalı kuruma verilmesine,6-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine,7-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 265,00 TL tebligat gideri, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.880,40 TL nin kabul ve red oranına göre takdiren 1/2 si olan 8.440,20 TL nin davalılardan eşit tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı. 17/06/2026 Katip .... Hakim ....E imzalıdır E imzalıdır