Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde, Sınai Mülkiyet Kanunu 6/1 uyarınca "finansal ve parasal hizmetler" sınıfındaki marka başvurusunun kısmi ret kararının iptali talebi.
Özet: Davacı tarafından, marka başvurusunun 36. sınıftaki "finansal ve parasal hizmetler" emtiaları yönünden benzer markalarla karıştırılma ihtimali gerekçesiyle kısmen reddedilmesine neden olan kararın iptali ve başvurusunun tüm ürün ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesi talebiyle açılan bu dava kapsamında, davacı markaların benzerliğinin ve karıştırılma ihtimalinin olmadığını, sektörlerin farklı olduğunu savunurken, davalı kurum ve davalı şirket mevcut kararın usul ve yasaya uygun olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiş; uyuşmazlık, Sınai Mülkiyet Kanununun 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı ekseninde yoğunlaşmaktadır.

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/388 Esas - 2026/300

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA"
ANKARA
4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR
HUKUK MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/388
KARAR NO : 2026/300
DAVA : Marka ... Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 05/09/2025
KARAR TARİHİ : 22/06/2026 Yazıldığı tarih : 11/07/2026
İDDİA:
Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Müvekkili markasının kısmen reddedildiğini, Markaların bütün olarak benzer olmadığını, Markaların karıştırılmayacağını, Sektör ve faaliyetin farklı olduğunu, ... ibaresinin zayıf olduğunu, Emsal yargı kararları bulunduğunu belirterek, ....'nun (...) 07.07.2025 tarih ve ... No.lu kararının iptaline ve karara konu ... sayılı ... marka başvurusunun tüm ürün ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir.
SAVUNMA:
Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Şirket Vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Müvekkili şirket 2008 yılından bu yana varlık yönetim sektöründe faaliyet gösteren, sektörün lideri konumundaki varlık yönetim şirketi olduğunu, ....'nun (...) 07.07.2025 tarih ve ... No.lu kararının iptali ve karara konu ... sayılı ... marka başvurusunun tüm ürün ve hizmetler için tescil işlemlerinin devamı talepli davanın reddini talep etmiştir.
MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır.
DELİLLER ve DEĞERLENDİRME:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; Davacı firmanın ... başvuru sayılı markasına yönelik diğer tarafın itirazı üzerine başvuru kapsamında çıkartılan 36. Sınıftaki "finansal ve parasal hizmetler" emtiaları yönünden taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas koşulları oluşup oluşmadığı, ...in davacı itirazının reddi konusunda verilen ... sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği anlaşılmıştır.
... kararının 08.07.2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 05.09.2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır.
... ...'nun ... sayılı kararında; " ... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ... sayılı "..." ibareli marka ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6(1) maddesi uyarınca kısmen reddi yönündeki ... kararına karşı, başvuru hakkındaki kısmi ret kararının kaldırılması talebiyle başvuru sahibi tarafından yapılan itiraz incelenmiştir.
İtiraza konu hizmetler şunlardır; SINIF KODU : 36 Finansal ve parasal hizmetler. 6769 s. Kanun'un 6 ncı maddesi (1) inci fıkrası, ..... hükmünü amirdir.
Yapılan incelemede, başvuru ile kısmi ret gerekçesi markanın "..." ibaresini ortak ayırt edici unsur olarak içerdiği ve markaların benzer olduğu, ayrıca başvuru kapsamındaki mal/hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer mal/hizmetlerin ret gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu, bu nedenle başvuruya konu markanın tescili halinde markalar arasında karıştırılma ihtimali ortaya çıkabileceği sonucuna varılmıştır.
Açıklanan nedenlerle ... tarafından verilen karar isabetli bulunmuş ve işbu itirazın reddi gerekmiştir.
KARAR İtirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir.” ifade edilmiştir.
6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük)
Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri)
"(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır.
SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ;
Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması,
Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması,
Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır.
Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır.
Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle;
Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği,
Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı,
İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı,
Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı
hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır.
Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında;
Davacı başvuru Markası Davalı Markası
...+...
14.04.2026 Tarihli Bilirkişi raporundan Özetle ; " Dava konusu hizmetlerin, red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerle aynı / aynı tür olduğu, Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, Dava konusu ... sayılı ... kararından farklı görüşte olduklarını " şeklinde ifade etmişlerdir.
Davalı firma vekilinin yeni bir heyetten rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talep reddedilmiştir.
GEREKÇE:
Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle;
Davacının "...+..." ibareli marka başvurusu ile davalı firmaya ait " ...+.... " ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu;
Diğer yönden taraf markaları arasında emtia benzerliği de oluştuğu bilirkişi raporu sayfa 2-4 deki tablodan açıkça görüldüğü;
İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu hizmetler için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davacının "...+..." ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalı firmanın " ...+.... " ibareli tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı , diğer bir anlatımla ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından davalı firmanın " ...+.... " ibareli tescilli markalı hizmetinden satın almak /yararlanmak isterken davacı firmanın "...+..." ibareli başvuru markalı hizmeti satın almak / yararlanmak şeklinde bir yanılgı yaşayabileceği, benzerlik nedeniyle ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalının tescilli markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı da oluşabileceği , yani markaları karıştırabileceği , bu açılardan SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu;
( HMK 282 .nci maddede " Hâkim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir." hükmünden hareketle ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/06/2016 tarih .... sayılı kararı uyarınca iltibas incelemesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin gerekmesi karşısında bilirkişi raporunun iltibas değerlendirmesine ilişkin aksi yöndeki görüşüne itibar edilmemiştir.)
Tüm bu sebeplerle ... kararı doğru olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davacıdan tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına,
3-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsiliyle davalılara eşit verilmesine,
4-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran taraflara iadesine,
Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.22/06/2026
Katip ....
E imza
Hakim ....
E imza