Kadastro davasında, bilinmeyen davalılara kayyım atanması sağlanamadığı ve gider avansı yatırılmadığı için taraf teşkilinin eksikliği nedeniyle verilen usulden ret kararının temyiz incelemesi.
Özet: Kadastro mahkemesinde taşınmazların tescilinin iptali ve mirasçılar adına tescili talebiyle açılan davada, Yargıtayın taraf teşkilinin sağlanması gerektiği yönündeki bozma kararı sonrasında, davacılara tanınan kesin süreye rağmen kayyım atanması ve tebligat gider avansının yatırılması yükümlülükleri yerine getirilemediği için ilk derece mahkemesi tarafından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddedilmesi üzerine, davacıların kadastro mahkemelerinin resen araştırma yetkisine sahip olduğunu ve masrafları karşılayamadıklarını ileri sürerek bu ret kararını temyiz etmesi.
8. Hukuk Dairesi         2026/2631 E.  ,  2026/4150 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

SAYISI : 2021/3 E., 2025/3 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, Tunceli ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 75... parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmişken, ...'in itirazı üzerine kadastro komisyonunca 1 75... parsel sayılı taşınmaz 24.08.1959 tarihli ve 19... .10.1980 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden 10.241,06 metrekare yüzölçümüyle ... ve müşterekleri adına; yine komisyon kararı ile oluşan 1 75... parsel sayılı taşınmaz da 24.08.1959 tarihli ve 16, 15.07.1985 tarihli ve 24... .10.1980 tarihli ve 30 sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden 10.448,71 metrekare yüzölçümüyle ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir.
2. Davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde, miras yoluyla gelen hak, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tespitin iptali ile dava konusu 1 75... ve 7 parsel sayılı taşınmazların 1/2 hissesinin ... mirasçıları, 1/2 hissesinin ... mirasçıları adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılardan ..., ..., ... ve ... dosyaya sundukları dilekçelerle; davayı kabul ettiklerini belirtmişlerdir.
2. Davalılardan ... vekili duruşmada; davanın reddini savunmuştur.
3. Diğer davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2015 tarihli ve 2014/65 Esas, 2015/58 Karar sayılı kararı ile davanın açılmamış sayılmasına, dava konusu 1 75... ve 7 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 30.12.2019 tarihli ve 2019/5571 Esas, 2019/9234 Karar sayılı ilamıyla "...kadastro tutanağında, tespit maliki olan ..., ..., ... ve ...’'in baba adı ve kimlik bilgisinin yer almadığı, davacının da dilekçesinde bu şahısların kaydına ve adres bilgilerine rastlayamadığından bildiremediğini belirttiği, bu durumda 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 427/1. maddesinde yer alan düzenleme gereğince uzun süreden beri bulunamayan ve oturduğu yer de bilinemeyen davalı ..., ..., ... ve ...'e vesayet makamınca kayyım atanması için davacı tarafa yetki ve süre verilip, taraf teşkilinin sağlanması..." gereğine değinilerek İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...05.09.2022 tarihli celsede davacı tarafa davalılar ..., ..., ... ve ...'e vesayet makamınca kayyım ataması yapılması için yetki ve süre verildiği, kayyım ataması davası açıldığı, Nazımiye Sulh Hukuk Mahkemesince 2022/112 Esas sayılı dosyada kadastro tutanaklarında ismi geçen ..., ..., ... ve ...'e kayyım atanması yönündeki talebin reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği; bunun üzerine taraf teşkilini sağlamak ve davaya dahil edilecek davalılar yönünden gider avansı tarifesine göre belirlenen taraf sayısının 5 katı tutarında tebligat giderini yatırmak üzere davacılar vekiline 2 haftalık kesin süre verildiği, kesin süre içerisinde taraf teşkili sağlanmadığı ve eksik gider avansı yatırılmadığı takdirde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verileceğinin davacılar vekiline ihtar edildiği, ihtarın duruşma tutanağı tebliği ile usulüne uygun yapıldığı, kesin sürede gider avansının yatırılmadığı, gider avansının yatırılmış olması ve taraf teşkilinin sağlanmış olmasının dava şartlarından olduğu, süresinde gider avansı yatırılmadığından ve taraf teşkili sağlanamadığından, dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiği..." gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, 1 75... ve 7 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; her ne kadar İlk Derece Mahkemesince taraflarına kesin süre verilerek gider avansı yatırılması istenmiş ise de taraf sayısının çokluğu ve masraf tutarı gözetildiğinde müvekkillerinin bu tutarları karşılamasına imkan olmadığını, bu giderin suç üstünden karşılanması yönündeki taleplerinin de reddedildiğini, Kadastro Mahkemelerinin resen araştırma ve inceleme yapma yetkisine sahip mahkemeler olup, dava konusu uyuşmazlığın çözümü için delil araştırma yetkisine de sahip olduğunu, suçüstü ödeneğinden resen tebligat yapılması gerektiğini, davalıların bir kısmı kabul beyanında bulunduğu halde, davanın tümden reddinin doğru olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince; bozma ilamına uyularak, tespit malikleri ..., ..., ... ve ...'e kayyım tayini için davacı tarafa imkan tanındığı, bunun üzerine Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açıldığı ve dosya içerisinde yer alan Nazımiye Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 22.06.2023 tarihli ve 2022/112 Esas, 2023/54 Karar sayılı kesinleşen kararının incelenmesinde; kayyım tayini istenen kişilerin mirasçılarının hayatta olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, İlk Derece Mahkemesince, Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit ettiği bilgiler nazara alınarak belirlenen mirasçılara tebligat için masraf yatırmak üzere gider avansı tarifesine göre davacı tarafa kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verildiği anlaşılmaktadır. Ancak verilen karar usul ve kanuna uygun bulunmamaktadır.
Komisyon kararı ile dava konusu 1 75... parsel sayılı taşınmazın tespiti 24.08.1959 tarihli ve 19... .10.1980 tarihli ve 31 sıra numaralı tapu kayıtlarına, 1 75... parsel sayılı taşınmazın tespiti ise 24.08.1959 tarihli ve 16, 15.07.1985 tarihli ve 24... .10.1980 tarihli ve 30 sıra numaralı tapu kayıtlarına istinaden yapılmıştır. Dosya içerisine getirtilen tespite esas dayanak kayıtlar incelendiğinde, 1 75... parsel sayılı taşınmazın tespit maliki ...'in tapuda ..., ...'in de tapuda ... olduğu görülmektedir. Tapu kaydıyla birlikte değerlendirildiğinde, Sulh Hukuk Mahkemesince ... ve ... bilgileri belirlenmiş ise de ... ve ... ile dosya arasında nereden, nasıl bir bağlantı sağlandığı karardan anlaşılamamaktadır. Dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesince adı geçen tespit maliklerinin kim olduğu doğru şekilde belirlenmeden ve hatta davanın tarafı olan ... ve ... için bir de tespit maliki ... mirasçısı olmaları nedeniyle fazladan tebligat masrafı istenmesi ve kesin süre verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; İlk Derece Mahkemesince öncelikle, tespite esas tapu kayıtları dikkate alınarak, tapu kayıtlarının oluşumuna dayanak belgeler de getirtilmek suretiyle tespit malikleri ... ve ...'in gerçek kimlik bilgilerine ulaşılmaya çalışılmalı, ayrıca tespit ve tapu maliki ... kızı ... iken davaya taraf olanın ... kızı ... mirasçıları olduğu gözetilerek bu yönden de araştırma yapılmalı, bir sonuca varılamadığı takdirde kayyım tayini gerekip gerekmediği yeniden değerlendirilmeli, davanın tarafları doğru şekilde belirlendikten sonra buna göre davacı taraftan masraf istenmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
İlk Derece Mahkemesince, belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmiş olması isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; tespitten farklı komisyon kararı varken komisyon kararı yerine tespit gibi tescile karar verilmesi ve bir kısım davalı tarafından davayı kabule yönelik beyanlarının değerlendirilmemesi dahi doğru olmadığından, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan nedenlerle, temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. (1086 sayılı Kanun) maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
1086 sayılı Kanun'un 440/1 maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.