Boşanma davasında davacı kadının nafaka ve tazminat miktarlarına ilişkin temyiz başvurusu üzerine, ıslah ve hakkaniyet ilkeleri gereği yetersiz bulunan tutarlar nedeniyle bölge adliye mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Yüksek Mahkeme, boşanma davasında davacı kadının yargılama sırasında sözlü olarak artırdığı tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddi tazminat taleplerinin bölge adliye mahkemesince dikkate alınmamasını ve manevi tazminatın ıslahla artırılamayacağı kabul edilse dahi, tüm nafaka ve tazminat miktarlarının davacı kadının sosyal ve ekonomik durumu, kusur dereceleri, paranın alım gücü ve hakkaniyet ilkeleri doğrultusunda yetersiz bulunmasını hukuka aykırı addederek, bölge adliye mahkemesi kararının ilgili yönlerden davacı kadın lehine bozulmasına karar vermiştir.

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2899 E., 2025/2754 K.DAVA TÜRÜ: BoşanmaİLK DERECE MAHKEMESİ: Karaman 1. Aile MahkemesiSAYISI : 2020/299 E., 2025/323 K. Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı kadın vekili tarafından tazminatların miktarı ile tedbir ve yoksulluk nafakası miktarları yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı kadının davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına takdir olunan aylık 2.000,00 TL tedbir nafakasının boşanma kararı kesinleşinceye kadar devamına, kadın için aylık 1.250,00 TL yoksulluk nafakası ile boşanma kararının kesinleşmesininde itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsil edilmek üzere 150.000,00 TL maddî ve 150.000,00 TL manevî tazminata karar verilmiş, karar davacı kadın tarafından nafaka ve tazminat miktarları yönünden, davalı erkek tarafından, kusur belirlemesi, davanın kabulü, aleyhine hükmedilen nafaka ve tazminatlar yönünden istinaf talebinde bulunulmuş olup Bölge Adliye Mahkemesince; kadının açık ıslah talebinin bulunmamasına göre dava dilekçesiyle talep edilen miktar aşıldığı gerekçesiyle kadın lehine takdir edilen tedbir nafakası miktarının aylık 1.250,00 TL olarak takdirine, tazminatlara faiz işletilmemesine, sair hususlar yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Davacı kadın dava dilekçesinde boşanma ile birlikte aylık 1.250,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 200.000,00 TL maddi ve 200.000 TL manevî tazminata hükmedilmesini istemiş, 12.06.2025 tarihli celsede taleplerini, sözlü ıslah niteliğindeki beyanı ile 1.000.000,00 TL maddî ve 1.000.000,00 TL manevî tazminat ile aylık 7.500,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakası olacak şekilde bildirmiştir. Manevî tazminatın bölünmezliği ilkesi gereği manevî tazminat ıslah ile artırılamaz ise de nafakaların ve maddi tazminatın ıslah ile artırılabileceği, bu hale göre erkek yararına usuli kazanılmış hak oluşturan bir yön bulunmadığı da göz önüne alınarak tedbir, yoksulluk nafakasının ve maddî tazminat miktarının ıslah beyanına göre değerlendirilmesi gerekirken dikkate almaması doğru bulunmamıştır.2.Tarafların gerçekleşen sosyal ve ekonomik durumlarına, nafakanın niteliğine, günün ekonomik koşullarına göre kadın yararına takdir edilen tedbir ve yoksulluk nafakası azdır. Mahkemece 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) "hakkaniyet ilkesi" ile ilgili dördüncü maddesinin de dikkate alınarak daha uygun miktarda tedbir ve yoksulluk nafakasına hükmedilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.3.Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlâl edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı kadın yararına takdir edilen maddî ve manevî tazminat azdır. 4721 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50 nci ve 51 inci maddelerinde düzenlenen hakkaniyet kuralları dikkate alınarak 4721 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca daha uygun miktarda maddî ve manevî tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;Bölge Adliye Mahkemesi kararının tedbir ve yoksulluk nafakası ile maddî ve manevî tazminat miktarları yönünden davacı kadın yararına BOZULMASINA,Peşin alınan harcın istek halinde yatırana iadesine,Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.