Yargıtay 3. Ceza Dairesi, silahlı terör örgütü üyeliği mahkumiyetinde TCK 58/7 maddesindeki tekerrür hatasının düzeltilerek onanmasına karar verdi.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olmak suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddedilmesinin ardından yapılan temyiz incelemesinde, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delil elde etme yöntemlerinin hukuka uygun olduğu, vicdani kanaatin tutarlı verilere dayandığı tespit edilmiş; ancak mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasında TCKnın 58/7. maddesinin hatalı olarak gösterilmesi nedeniyle, bu durumun yeniden yargılamayı gerektirmediği kanaatiyle, ilk derece mahkemesi hükmündeki "58/7 ve" ibaresinin çıkarılması suretiyle hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
3. Ceza Dairesi         2023/19374 E.  ,  2026/8642 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI : 2018/194 E., 2022/663 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2017/7 E., 2017/56 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmak
HÜKÜM: TCK’nın 314/2; 3713 sayılı Kanun’un 5/1; TCK’nın 62, 53, 58/7-9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı CMK’nın 299/1. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla, sanık müdafiinin ileri sürdüğü temyiz sebepleri ve sair hususlar yerinde görülmemiştir, ancak;
Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen,
Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9. maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/7. maddesi gereğince de tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebepten dolayı hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-c. maddesi; ilk derece mahkemesi hükmünün A bendinin 6. paragrafındaki "58/7 ve" ibaresinin çıkartılması suretiyle temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün tebliğnameye aykırı olarak DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/1. maddesi uyarınca Kütahya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.