Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istemlerini reddederek hükmü onamıştır.
Özet: Sanık ve müdafiinin hırsızlık suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne karşı, olayı gösterir video kaydı olmaması, ek bilirkişi raporu talebi, zorunlu müdafi atanmadan savunma alınması ve şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat gerektiği iddialarına dayanan temyiz başvuruları incelenmiş olup, mahkûmiyet kararında hukuka aykırılık bulunmadığı ve usul ile yasaya uygun olduğu tespit edildiğinden, yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle bölge adliye mahkemesinin onama yönündeki kararı tasdik edilmiştir.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2025/2160 E., 2025/2533 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : OnamaSanık hakkında bozma üzerine verilen kararın, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 286/1 maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1.maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 294/1.maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 5271 sayılı Kanun'un 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, sanığın temyiz isteminin "olay anını gösteren video veya kamera kaydı olmadığına, başka bir bilirkişi raporu talep ettiğine, yeterli ve somut delil bulunmadığına" ; sanık müdafiinin temyiz isteminin "müştekinin soyut ikrarına dayanarak hüküm kurulduğuna, sanığın zorunlu müdafii atanmadan alınan savunmanın dikkate alınarak hüküm kurulduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraati gerektiğine" ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık hakkında hırsızlık suçundan verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, mahkûmiyete dair karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile HÜKMÜN Tebliğname'ye uygun olarak ONANMASINA, dava dosyasının, aynı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 15. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.