İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinde trafik kazası kaynaklı araç değer kaybı tazminatı ve sigorta şirketlerinin sorumluluğu üzerine yapılan istinaf incelemesi.
Özet: Bu hukuki evrak, bir trafik kazası sonucu aracında oluşan değer kaybı için açılan tazminat davasında, ilk derece mahkemesinin kazada %100 kusurlu bulunan diğer aracın sürücüsü ve ilgili sigorta şirketinden 31.000 TL değer kaybı bedelinin yasal faiziyle ödenmesine hükmederken, zorunlu trafik sigortasına karşı açılan davayı poliçe limitleri nedeniyle reddeden kararının istinaf incelemesini konu almaktadır; hem davacı vekili eksik bilirkişi raporu ve vekalet ücretleri üzerinden, hem de davalı vekili kusur tespiti ve bilirkişi raporunun hatalı olduğunu iddia ederek karara itiraz etmişlerdir.

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO:2023/1773
KARAR NO:2026/1772
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ:(Kapatılan) İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ:12/04/2023
NUMARASI:2021/793 Esas - 2023/305 Karar
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ:10/09/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ...'in ... plakalı aracın maliki olduğunu, 05/05/2021 tarihinde müvekkilinin aracı ile ... plakalı aracın karıştığı maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, meydana gelen trafik kazasında karşı tarafın %100 kusurlu olduğunun eksper raporu ile kanıtlandığını, bunun üzerine aracın tamir işlemlerinin karşı aracın zorunlu trafik sigortası olan ... tarafından karşılandığını, aynı sigortaya aracın değer kaybı için başvuruda bulunulduğunu, davalı sigorta tarafından yaptırılan eksper raporunda aracın 42.933,94 TL değer kaybına uğradığının tespit edildiğini, ancak ...'nın başvuruyu limit aşımı sebebiyle reddettiğini, bunun üzerine karşı aracın dava dışı kasko sigortası olan ... başvuru yapıldığını,ancak başvurunun üzerinden 4 ay geçmesine rağmen ... tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını belirterek 42.933,94 TL değer kaybının kaza tarihinden işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ... A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen; trafik sigortası ... A.Ş.'den poliçe kapsamında ve limitleri dahilinde tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile ... A.Ş. arasında ... poliçesi akdedildilerek ... plaka sayılı aracın teminat altına alındığını, huzurda açılan davada talep edilen miktardan müvekkilinin ... poliçesi kapsamında meydana gelen gerçek zarardan sigortalı araç sürücüsünün kusur oranında ve poliçe teminat limitleri ile sınırlı olarak sorumlu olduğunu, meydana gelen trafik kazası neticesinde davacının uğradığı gerçek zararın tam ve eksiksiz olarak giderildiğini ve davacıya 28/07/2021 tarihinde 43.000,00 TL hasar tazminatı ödendiğini bu nedenle taraflar arasındaki... poliçesinin araç başına maddi zarar limitinin kalmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... A.Ş. ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete ait aracın ... tarafından sigortalandığını, karşı araçta meydana geldiği iddia edilen zarardan müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, davacı tarafından müvekkiline atfedilen kusur oranının kabulünün mümkün olmadığını, alanında uzman bilirkişi heyetinden kusur raporu aldırılması gerektiğini, ayrıca dava konusu kazaya karışan müvekkili şirkete ait ... plaka sayılı aracın ... Aş tarafından ... Poliçesi kapsamında sigortalandığını, bu nedenle davanın ... Aş'ne ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;"Davanın kısmen kabulü ile; 31.000,00 TL değer kaybı bedelinin kaza tarihi olan 05.05.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ile davalı ... A.Ş.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine; davalı ... A.Ş. yönünden açılan davanın reddine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişinin rapordaki verilere nasıl ulaştığı ve nasıl bir hesaplama yaptığının açıklanmadığını, raporun denetlenemediğini, rapora itiraz ettiklerini ancak bilirkişinin ek raporunda bayilerden aldığı fiyatları dosyaya sunması gerekirken, görevini aşarak delil ve itiraz değerlendirmesi yaptığını, bilirkişinin dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 04.12.2021 tarihinde 31679 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yeni formüle göre hesaplama yapılması gerekirken somut bir veri olmadan düzenlediği raporun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davalılar için ortak red sebebinin olmasına ve tek bir vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken iki defa vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ve ... A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 26/07/2022 tarihli ATK raporunun eksik inceleme neticesinde haksız ve hukuka aykırı tespitler içerdiğini, müvekkiline atfedilen kusur oranına yönelik itirazları değerlendirilmeksizin hesap raporu alınmasının hatalı olduğunu,bu suretle bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının da haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ayrıca hadisenin ne şekilde vuku bulduğunun tespiti için öncelikle mobese kayıtlarının izlenmesi ve incelenmesi gerektiğini, kusur değerlendirmesinin açıkça hatalı olduğunu, davacının müvekkilinin kullandığı araca sağ arka tarafından çarpmış olup tam kusurlu olduğunu, gerekirse davalı araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğini, kök ve ek raporlarda değer kaybı hesabının nasıl yapıldığına ilişkin herhangi bir hesaplama yöntemine yer verilmeksizin doğrudan doğruya değer kaybı tutarının belirtildiğini, bu hususun, bilirkişi raporunu hukuken denetimini elverişsiz hale getirdiğini, aracın rayiç değeri, değer kaybı hesabının nasıl yapıldığı, hangi veri ve metodların kullanıldığı, aracın güncel piyasa değerine nasıl ulaşıldığına yer verilmeksizin tanzim edilen raporun hükme esas alınamayacayağını, davacıya ait aracın öncesinde başka bir kazaya karışıp karışmadığının araştırılmadığını, dosyanın bilirkişiye tevdiine ilişkin ara kararın HMK'ya uygun olarak düzenlenmediğini, müvekkillerinin temerrüde düşürülmemiş olması sebebiyle talep edilebilecek faiz başlangıç tarihinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,05/05/2021 tarihinde, davacıya ait ... plakalı araç ile, davalı ... şirketine ... poliçesi ile sigortalı olup, davalı ... şirketine ait ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza neticesinde, davacıya ait aracın hasarlandığı, davacının araçta oluşan değer kaybının tazmini talebiyle eldeki davayı açtığı; davalı aracın ... sigortacısı olan ... A.Ş. tarafından davacıya hasar bedeli olarak 43.000,00 TL ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.Davalılar vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında; kazaya karışan sürücüler tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacı sürücü ... "...istikametinden Kurtköy Sultanbeyli istikametine doğru ... plakalı aracım ile ilerler iken ... yönünden bağlantı yolundan gelen ... plakalı araç anayol olan ... önüme çıktı. Yolun tam ortasına kadar gelerek durunca fren yaptım. Ancak duramadım ve aracın sağ arka tarafından çarptım" şeklinde beyanda bulunduğu, davalı sürücü ... ise "... istikametinden ... istikametine ... plakalı aracımla bağlantı yolundan ana yola girince ... plakalı aracı görünce direksiyon hakimiyetini kaybedip yolun ortasına kaydırınca ... araç bana çarptı" şeklinde beyanda bulunmuş, Mahkemece alınan ATK kusur raporunda, davalı sürücü ...'nın %100 oranında kusurlu olduğu, davacı sürücü ...'in kusursuz olduğu belirlemiştir. Bu durumda kaza tespit tutanağı ile Mahkemece alınan kusur raporunun birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 4. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre hasara uğrayan aracın markası, modeli, yaşı,kilometresi, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, önceye ait hasarları, kazaya bağlı hasar durumu, hasarı, yapılan onarım işlemleri, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği gibi hususlar ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın onarımının ekonomik olup olmadığı, aracın olay tarihindeki ikinci el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki ikinci el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının belirlenmelidir. Davacı aracın davaya konu kaza öncesinde kazaya karışmadığı SBGM kayıtlarından anlaşılmakla bu yönde araştırma yapılmadığı yönündeki istinaf yerinde değildir.Ancak, Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun, yukarıda belirtilen kriterlere uymayıp, denetime elverişli olmadığı anlaşılmıştır.Bu durumda Mahkemece, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km'si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları ile emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının yeniden hesaplanması konusunda İTÜ'de görevli bir makine mühendisi ya da otomotiv mühendisi bilirkişiden ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.Trafik kazaları, nitelikleri itibariyle haksız fiillerdendir.Haksız fiillerde temerrüt tarihi, haksız fiilin meydana geldiği tarih olup, zarar sorumlusunun ayrıca ihbar ve ihtar edilmesine gerek yoktur. Bu nedenle davalı işleten ve sürücü bakımından talebe uygun olarak kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.İlk derece Mahkemesince, davalı işleten ve sürücü bakımından bilirkişi raporundaki hesaplamaya göre davanın kısmen reddine karar verilmiş, davalı sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti tükendiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, dava red sebebi ayrı olan davalılar lehine ayrı vekalet ücreti belirlenmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekili ile davalılar ... ve ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı ile davalılar ... ve ... A.Ş. tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10/09/2026