İçişleri Bakanlığı denetimi sonucu terör örgütü destekleyici faaliyetler ve tüzüğe aykırılık iddialarıyla dernek feshine ilişkin hukuki süreçte ifade ve örgütlenme özgürlüğü.
Özet: Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının, bir derneğin yayınları ve yöneticilerinin eylemleri aracılığıyla terör örgütlerini destekleyerek, devleti suçlayıcı ve ülkenin bölünmez bütünlüğünü bozmaya yönelik faaliyetler yürüttüğü iddiasıyla Türk Medeni Kanununun 89. maddesi gereğince feshini talep ettiği davada, davalı derneğin ifade ve örgütlenme özgürlükleri kapsamında kaldığını belirterek davanın reddini savunduğu, ilk derece mahkemesinin ise derneğin tüzük amaçlarını değerlendirmeye aldığı bir hukuki süreç ele alınmıştır.
8. Hukuk Dairesi         2024/4994 E.  ,  2026/4146 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2869 E., 2024/2503 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/85 E., 2022/334 K.
Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar davalılar ... vekili ile ... Derneği temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/7038 Esas numaralı davanamesi ile davalı ...'ın ... Derneğinin en son (2015-2022) başkanı olduğu, bu derneğin İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından yapılan denetiminde; bu dernek tarafından yayınlanan ... isimli dergilerde dernek yöneticileri tarafından yayınlanan yazılarda düzenli olarak başkaldırıya teşvik mesajlarının yer aldığı, Kürtlerin mücadelesinde en önemli aktörün ... olduğu, ...'in yenilmesiyle Türkiye'nin yenilmiş olduğu, Devletin Kürtler üzerinde zulüm, ölüm, talan ve katliam uyguladığı, Türkiye Cumhuriyetini yöneten sınıfın Allah'ın ayetlerini inkar ettiği, rejimin faşist olduğu gibi mesnetsiz iddialarla Türkiye Cumhuriyetini suçlayıcı, Devletin ülkesi milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı teşvik edici köşe yazıları ve basın açıklamalarının bulunduğu, dernek üye ve yöneticilerinin terör örgütü ... ve ...'yi destekleyici açıklamada bulundukları, terör örgütü güdümünde faaliyet gösteren kanal ve platformlarda sohbetlere katıldıkları, dernek mescitlerinde siyasi içerikli ve başkaldırmayı özendirici vaazlar verdikleri, terör örgütü mensuplarının taziyelerine katıldıkları, ... terör örgütü mensuplarına destek vermek maksadıyla Kobani sınırında çadır nöbeti eylemlerine katılarak basın açıklamaları yaptıkları, güvenlik güçlerince Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde başlatılan terörle mücadele harekatının durdurulması ve bu bağlamda teröristlerin etkisiz hale getirilmesini engellemek maksadıyla açıklamada bulundukları ve benzeri tespitlerin ayrıntılı bir şekilde irdelendiği aynı zamanda dernek yöneticilerinin evlerinde gerçekleştirilen arama ve el koyma tedbirleri kapsamında çok sayıda ... terör örgütü ile ilişkili materyale ulaşıldığı, dernek yöneticilerinin dernekler kanununa göre tutulması gereken defter ve belgeleri usulüne uygun olarak tutmadıklarından dolayı haklarında 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesine aykırı davrandıklarından soruşturma yapıldığı, derneğin amacından saptırıldığı ve kanuna aykırılık oluşturarak suç sayılan eylemlerin kaynağı olabileceği, dernek tarafından yürütülen faaliyet ve açıklamalarda suç unsurlarının birden çok ve süregelen nitelik taşıyarak derneğin asıl amacının dernek adı altında suç işlemeye zemin hazırlamak haline geldiği, bu nedenle ... Derneğinin (...) faaliyetlerinin tedbiren durdurulmasına ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 89. maddesi gereğince feshine karar verilmesinin kamu adına talep edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanamede ...'in çıkardığı ... isimli dergi içerikleriyle ilgili yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, adı geçen ... isimli dergide yazılan yazıların, Anayasanın 24. 25... . maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 10. maddesinde güvence altına alınan Din ve Vicdan Özgürlüğü ve İfade Özgürlüğü kapsamında kalan yazılar olduğunu, dernek üye ve yöneticilerinin illegal bir örgütü destekleyici açıklamalarının olmadığını, kimin olursa olsun, taziyelere katılmanın suç isnadı olamayacağının aşikar olduğunu, ... üyesi ve yöneticisi imamların, ayrım yapmaksızın, toplumun değişik kesimlerinden insanların taziyelerine giden insanlar olduğunu, 22.10.2014 tarihinde ...'nin Türkiye'de terör örgütleri listesinde olmadığını, ... ile ilgili olan iddianın dikkate alınamayacağını, ...'in güvenlik güçlerince yapılan askeri operasyonları durdurma gibi bir gücünün olmadığının/olamayacağının açık ve net olduğunu, ...'in bu yönlü bir teşebbüsünün de olmadığını, ...'in faaliyetlerinin durdurulması veya kapatılmasının Anayasanın 33. maddesinde tanımlı olan Dernek Kurma Hürriyeti ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesiyle güvence altına alınan Örgütlenme Özgürlüğünün de ihlali de olacağını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı derneğin tüzüğü uyarınca amacının "din adamları arasında yardımlaşma dayanışma ve sosyal ilişkilerini geliştirmek, diğer kurumlarda üyesi bulunan diğer sivil toplum örgütleriyle ortak sorunların çözümüne yönelik yasal demokratik faaliyetlerde bulunmak, ülkemizde demokrasi, barış ve özgürlüklerin gelişimi için faaliyet göstermek, bu amaçla yürütülen faaliyetlerle ortaklaşmak" şeklinde düzenlenmiş olduğu, dernek hakkında İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişleri tarafından denetim yapıldığı, dernek tarafından yayınlanan ... isimli dergide yayınlanan yazılarda başkaldırıya teşvik niteliğinde mesajlar bulunduğu, yine aynı mahiyette basın açıklamaları yapıldığı, dernek üye ve yöneticilerinin terör örgütü ... ve ...'yi destekleyici açıklamada bulundukları, terör örgütü güdümünde faaliyet gösteren kanal ve platformlarda sohbetlere katıldıkları, dernek mescitlerinde siyasi içerikli ve başkaldırmayı özendirici vaazlar verdikleri, terör örgütü mensuplarının taziyelerine katıldıkları, ... terör örgütü mensuplarına destek vermek maksadıyla Kobani sınırında çadır nöbeti eylemlerine katılarak basın açıklamaları yaptıkları hususlarının İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2020/156519 srş.nolu 2021/52878 Esas nolu iddianamesinde yer aldığı, soruşturma kapsamında dernek yöneticilerinin evlerinde gerçekleştirilen arama ve el koyma tedbirleri kapsamında çok sayıda ... terör örgütü ile ilişkili materyale ulaşıldığı, Dernekler Kanunu uyarınca tutulması gereken defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulmaması nedeni ile 5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesine aykırılıktan dolayı dernek yöneticileri hakkında soruşturma bulunduğu, derneğin feshedilebilmesi için o derneğin amacının kanuna veya ahlaka aykırı hale gelmesi yahut suç sayılan eylemlerin kaynağı haline gelmesinin gerekmesi, bu unsurlardan birinin bulunması halinde dahi derneğin feshine karar verilebilecek olması, bu kapsamda ilgili kurum yazı cevapları, celp edilen ceza dosyaları ve dernekler denetçisi raporu gereğince derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiği, sık ve yoğun şekilde kanuna ve ahlaka aykırı eylemlerin gerçekleştiği, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, emredici hükümlere veya ahlak kurallarına aykırı işlemlerin tekrarlanarak devamlı bir faaliyet halini alması durumunda, derneğin mahiyetinin değişeceği ve bu kapsamda Medeni Kanun'un 89. maddesi uyarınca davalı derneğin feshi için gerekli şartların oluştuğu sonuç ve kanaatine varılarak; davaname ile açılan davanın kabulü ile ... Derneğinin (...) 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 89. maddesi gereğince feshine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 28.06.2022 tarihli kararına karşı davalılar ... vekili ile ... Derneği temsilcisi tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosyadaki mevcut delil durumuna göre, davanameye konu ... Derneği tarafından sık ve yoğun şekilde kanuna ve ahlaka aykırı eylemlerin gerçekleştiği, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasının hukuk düzeni tarafından korunmayacağı, emredici hükümlere veya ahlak kurallarına aykırı işlemlerin tekrarlanarak devamlı bir faaliyet halini alması durumunda, derneğin mahiyetinin değişeceği ve bu kapsamda Medeni Kanunun 89. maddesi gereğince davalı derneğin feshi için gerekli şartların oluştuğu gerekçesi ile davalıların ... vekili ve ... Derneği temsilcisi istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... ve Dayanışma Derneği temsilcisi temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler tekrar edilerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 89. maddesi kapsamında Derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiği, sık ve yoğun şekilde kanuna ve ahlaka aykırı eylemlerin gerçekleştiği gerekçesi ile derneğin feshi istemine ilişkindir.
Bir derneğin suç sayılan eylemler nedeniyle feshine karar verilebilmesi için o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin süregelen birden çok eylemin varlığı ile saptanması halinde mümkündür. Ancak o taktirde dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp, dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Öte yandan tüzel kişi olan dernekler ancak yönetim organlarında görev alan gerçek kişilerin eylemlerinden dolayı sorumlu tutulabilirler.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dernek tüzüğünün dosya arasında bulunmadığı, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada ise dernek yöneticileri ile ilgili olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosunun 2020/156519 srş. no.lu 2021/52878 Esas no.lu iddianamesi ile açılan ceza davaları ile İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/81 Esas ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesinin 2021/310 Esas sayılı dosyaların derdest olduğu, bunların dışında davalı dernek yöneticilerinin suç sayılan eylemlerde bulundukları ileri sürüldüğüne göre davalı dernek yöneticileri hakkında dernekteki görevleri ile ilgili fiilleri dolayısı ile ceza yargılamasına konu dosyaları bulunup bulunmadığının da araştırılarak az yukarıda belirtilen ceza kovuşturma dosyaları ile varsa diğer ceza dosyalarında verilecek kararlar eldeki davayı etkileyeceğinden bekletici mesele yapılıp dernek tüzüğü de dosya arasına alınarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı olarak karar verilmesi doğru görülmediğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.