Yargıtay 2. Ceza Dairesi, hırsızlık suçundan istinaf mahkemesince verilen ret kararını hukuka uygun bularak sanık ve katılanın temyiz taleplerini esastan reddedip hükmü onadı.
Özet: Hırsızlık suçundan sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik bölge adliye mahkemesince verilen istinaf ret kararının temyiz incelemesinde, sanık müdafiinin kararın usul ve yasalara aykırı olduğu, lehe kanunların uygulanmadığı ve iftira edildiği yönündeki iddiaları ile katılan şirket vekilinin suç vasfı ve üst hadden cezalandırma talepleri Yargıtay tarafından yerinde görülmeyerek, hükmün hukuka uygun olduğu tespit edilmiş ve temyiz istemlerinin esastan reddiyle bölge adliye mahkemesinin kararı onanmıştır.

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
SAYISI : 2023/3197 E., 2023/3199 K.SUÇ : HırsızlıkHÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddineTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onamaİlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 288. maddesinin ''Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.'' ve aynı Kanun'un 294. maddesinin ise; ''Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.'' şeklinde düzenlendiği de gözetilerek sanık müdafiinin temyiz isteminin, kararın usul ve yasalara aykırı olduğuna, sanık hakkında lehe olan yasa maddelerinin uygulanmadığına ve husumet nedeniyle sanığa iftira atıldığına ilişkin olduğu, katılan şirket vekilinin temyiz isteminin ise, suç vasfına ve sanığın üst hadden cezalandırılması gerektiğine ilişkin olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla kurulan hüküm hukuka uygun bulunduğundan, sanık müdafii ile katılan şirket vekilinin yerinde görülmeyen temyiz nedenlerinin reddiyle, 5271 sayılı CMK'nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN TEBLİĞNAME'YE UYGUN OLARAK ONANMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Söke 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.