Mal rejiminden kaynaklanan katılma ve ziynet alacağı davasında yemin delilinin usulüne uygun uygulanmaması sebebiyle bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılıp ilk derece mahkemesi kararının bozulması.
Özet: Mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı ve kişisel eşya iadesi talepli davada, davacının bir taşınmaz üzerindeki katılma alacağı ile ziynet alacağı talepleri yönünden, ilk derece mahkemesinin önceki bozma kararı sonrası davacı asile usulüne uygun tebligat yapılmadan ve duruşma açılmadan yemin delili prosedürünün eksik işletilmesi ile ziynet alacağı davasında davacıya karşı tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılmaması sebepleriyle eksik inceleme yapıldığı tespitiyle, bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararının ortadan kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının belirtilen bu kalemler yönünden bozulmasına hükmedilmiştir.

MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/44 E., 2025/47 K.DAVA TÜRÜ: Mal Rejiminden Kaynaklanan Davalar (Katılma Alacağı) ve Kişisel Eşya İadesi İLK DERECE MAHKEMESİ: ... 4. Aile MahkemesiSAYISI : 2024/530 E., 2024/807 K.Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı vekili tarafından katılma alacağı taleplerinin reddedilen kısmı, katılma alacağının miktarı, vekâlet ücreti ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.... İli... ilçesi 57 46... parsel yönünden yapılan değerlendirme; İlk Derece Mahkemesinin 17.10.2023 tarihli ve 2023/434 Esas, 2023/903 Karar sayılı kararı ile bu taşınmaz yönünden davalıya babasından intikal ettiği ve kişisel malı niteliğinde olduğu gerekçesi ile katılma alacağı talebinin reddine karar verildiği, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesinin 06.06.2024 tarihli ve 2024/1094 esas, 2024/1102 karar sayılı ilamı ile taşınmazın tapu kaydı, banka kayıtları, davalı tarafın taşınmazın satış sureti ile tescilinin yapıldığı 17.08.2016 tarihinde hesabından 231.324,16 TL para çektiği hususları hep birlikte değerlendirilerek, taşınmazın babasından intikal eden kişisel mal olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, ne var ki davalının yemin deliline dayandığı, bu kapsamda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 226 ve devam eden maddeleri uyarınca davalı tarafa yemin deliline başvurup başvurmayacağı yönünden süre verilmesi ve neticesine göre karar verilmesi gerektiğinden bahisle istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Mahkemece kaldırma kararı sonrasında, duruşma açılmadan, tensiben davalı tarafa yemin deliline başvurup başvurmayacağı hususunda kesin süre verilmesine, başvurması halinde davacı asile yemin deliline dair meşruhatlı davetiye gönderilmesine karar verilmiş, davalı tarafın yemin deliline başvuracağını yazılı olarak bildirmesi üzerine davacı asile tebligat çıkarılmıştır. 24.09.2024 tarihli duruşmada davacı asil hazır bulunmamış, vekili müvekkilinin ikametinde olmadığını, tebligatın kendilerine ulaşmadığını, müvekkilin yemin eda etmeye hazır olduğunu bildirmiştir. Mahkemece aynı celse hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararının taraf vekillerine tebliği yapılıp, duruşma açılıktan sonra, 6100 sayılı Kanun'un 226 ve devam eden maddeleri uyarınca yemin prosedürü işletilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, kendini vekil ile temsil ettiren davacı asile tensiben davetiye tebliği sonucunda yeminden kaçındığı gerekçesi ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir. 3.Davacı vekilinin reddedilen ziynet alacağı davasına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı taraf ziynet alacağı davasında ziynetlerle ilgili iddiasını tanık beyanlarıyla ispatlayamamış olup bu hususa ilişkin tanık sözleri yeterli değildir. Ne var ki, dava dilekçesinde ziynetler hakkındaki iddiaları ile ilgili olarak yemin deliline dayanmıştır. 6100 sayılı Kanun'un 227 nci maddesinin birinci fıkrasına göre, uyuşmazlık konusu vakıanın ispatı için yeminden başka delili olduğunu beyan etmiş olan taraf dahi yemin teklif edebilir. O halde, davacı kadına reddine karar verilen ziynetlerle ilgili iddiaları yönünden diğer tarafa yemin teklif etme hakkının hatırlatılması, karşı tarafın teklif olunan yemini edaya hazır olduğunu bildirmesi halinde, yemin teklif edilen tarafın usulünce yemine davet edilmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, bu hususta eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamış, bozmayı gerektirmiştir.KARARAçıklanan sebeplerle;1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2.Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ... İli... ilçesi 57 46... nolu parsel'e yönelik mal rejimi davası ve reddedilen ziynet alacağı davası yönünden BOZULMASINA, 3.Davacı vekilinin bozma kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,Temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.