Hukuk Genel Kurulu, özelleştirme sonrası devredilen sözleşmelerden kaynaklanan ÖTV fiyat farkı alacağının sorumluluğu konusundaki direnme kararını değerlendiriyor.
Özet: Madencilik işleri sözleşmelerinin Türkiye Kömür İşletmelerinden bir kuruma devri ve ardından bu kurumun özelleştirilmesiyle üçüncü bir şirkete geçişi sürecinde, davacı şirketin ikinci devri kabul etmeyerek orijinal muhataptan talep ettiği akaryakıt ÖTV fiyat farkı alacağına dair uyuşmazlıkta, ilk derece mahkemesinin Yargıtay özel dairesinin bozma kararına karşı direnmesi üzerine dosya Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun önüne gelmiş olup, hukuki sorumluluğun hangi tarafta olduğu temel inceleme konusudur.

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2022/410 E., 2022/689 K.ÖZEL DAİRE KARARI : Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/4700 Esas, 2022/1666 Karar sayılı BOZMA kararıTaraflar arasında birleştirilerek görülen alacak ve tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/660 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/750 Esas, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/683 Esas ve birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/684 Esas sayılı davalarının kabulüne, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/403 Esas ve 2015/404 Esas sayılı davalarının reddine karar verilmiştir.Kararın asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ...Ş. (...) vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.Direnme kararı asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. ASIL DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) Kurumu Genel Müdürlüğü arasında 02.08.2012 tarihinde Seyitömer Linyitleri İşletmesi (SLİ) Müessese Müdürlüğü S-49 Panosu üst+ara dekapaj, kömür kazı, yükleme, nakliye ve stoklama ile 14.05.2012 tarihinde SLİ Müessese Müdürlüğü Ayvalı-2 Panosu üst+ara dekapaj, kömür kazı, yükleme, nakliye, stoklama ve alt geçit yapımı işine dair iki adet sözleşme imzalandığını, daha sonra sözleşmenin tarafı olan TKİ’nin, SLİ İşletme Müdürlüğünün 05.11.2012 tarihli yazısıyla 01.11.2012 tarihinden itibaren söz konusu sözleşmelerin davalı ...'ye devredildiğini bildirdiğini, iki tarafın da kamu kurumu olması nedeniyle müvekkilinin devre itiraz etmediğini, 01.11.2012 tarihinden itibaren sözleşme hükümlerinin müvekkili ile davalı ... arasında ifa edildiğini ve müvekkilinin sözleşmeye göre yaptığı işlerin karşılığının ... tarafından ödendiğini, devam eden süreçte ...’nin 13.08.2013 tarihli iki adet yazısıyla SLİ ve SLİ Termik Santralinin 17.06.2013 tarihinden itibaren ... Elektrik Üretim A.Ş’ye devredildiğinin ve bu sözleşmelerle ilgili tüm hak ve yükümlülüklerin ... Elektrik Üretim A.Ş'ye devredileceğinin bildirilerek bu yeni muhataplığın müvekkili tarafından kabul edilip edilmediğinin sorulduğunu, müvekkilinin ise 15.08.2013 tarihli iki adet cevap dilekçesiyle muhataplığı kabul etmediğini davalıya bildirdiğini, böylece söz konusu sözleşmelerin ve hükümlerinin davalı ... ile devam ettiğini, davalı ...’nin müvekkili şirkete bugüne kadar tüm istihkaklarını ve faturalandırdığı alacaklarını ödediğini, banka havaleleriyle de müvekkili şirket ile davalı arasında sözleşmesel bağın devam ettiğinin kanıtlandığını, buna rağmen davalı tarafından müvekkilinin 17.06.20 13... .12.2014 tarihleri arasındaki ÖTV artışından kaynaklanan fiyat farklarının tahsili amacıyla 24.12.2014 tarihinde düzenlediği iki adet faturasının karşılığının kabul edildiği hâlde ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ÖTV fiyat farkından kaynaklanan 24.12.2014 tarihli iki adet faturanın toplam bedeli 1.990.849,17 TL’nin 25.09.2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2.Davalı vekili cevap dilekçesinde; TKİ Genel Müdürlüğü uhdesinde faaliyet gösteren SLİ'nin, 256 sayılı Bakanlık Makamı oluruyla bütün hak ve vecibeleriyle birlikte Seyitömer Termik Santrali İşletme Müdürlüğüne bağlandığını, bu durum neticesinde TKİ Genel Müdürlüğü ile davacı arasında imzalanan Seyitömer Ayvalı-2 ve S-49 ihale panolarında yapılan dekapaj, kömür kazı, yükleme, nakliye ve stoklama işlerine ait 02.08.20 12... .05.2012 tarihli sözleşmelerin yükümlülüklerinin müvekkili uhdesine bırakıldığını, özelleştirme çalışmaları kapsamında SLİ ve Seyitömer Termik Santralinin 17.06.2013 tarihli satış ve işletme hakkı sözleşmesi ile ... Elektrik Üretim A.Ş’ye (alıcı şirkete) satış ve işletme hakkı devrinin yapıldığını, satış ve işletme hakkı devir sözleşmesinin 8.4. maddesi ile santral ve işletme faaliyetleri ile ilgili olarak devir tarihi öncesinde imzalanmış olan sözleşmelerin EK-4 olarak satış ve işletme hakkı devir sözleşmesine eklendiğini, EK-4’te belirtilen sözleşmelerden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerin, EK-4’te yazılı hususlar çerçevesinde devir tarihi ve sonrasında alıcıya ait olacağının, EK-4’te yer alan sözleşmelerin devir tarihini müteakip doksan gün içerisinde alıcıya devredilmesi için gerekli işlemlerin ... tarafından yapılacağının, devri yapılamayan sözleşmelerde ise ...’nin taraf olarak kalmaya devam edeceğinin, ancak bu sözleşmelere ilişkin her türlü hak ve yükümlülüklerin alıcıya ait olacağının belirtildiğini, EK-4’te belirtilen sözleşmeler listesinde yer alan dava konusu sözleşmelerin yüklenicisi olan davacı şirketin taraf değişikliğini kabul etmediğini, ancak müvekkilinin sözleşmede taraf olarak kalmaya devam etse dahi, satış ve işletme hakkı devir sözleşmesinin 8. maddesine göre devri yapılmayan tüm sözleşmelere ait her türlü hak ve yükümlülüklerin devir tarihi ve sonrasında ... Elektrik Üretim A.Ş’ye ait olduğunu, satış ve işletme hakkı devir sözleşmesi gereğince devir tarihi 17.06.2013 tarihinden sonraya isabet eden faturaların ... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından ödenmesi gerektiğini, ancak ... Elektrik Üretim A.Ş’nin faturaları kabul etmediğini, oysa davacı ile ... Elektrik Üretim A.Ş. arasında gerçekleşen sözleşmesel ilişkide müvekkilinin taraf olmadığını ve sadece faturaların ödenmesine aracılık ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.II. BİRLEŞEN ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/660 ESAS SAYILI DAVASI1. Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesini aynen tekrarlayarak Kamu İhale Kurumunun 06.05.2015 tarihinde çıkardığı yeni bir kararla Ayvalı-2 ve S-49 panolarında ÖTV’den kaynaklanan fiyat farkı hesaplamalarında hukuken değişiklikler yapıldığını, Kamu İhale Kurumunun 06.05.2015 tarihli kararına göre müvekkilinin dava konusu her iki sözleşmeden kaynaklanan ÖTV fiyat farkına ilişkin alacak toplamının KDV dahil 4.160.831,97 TL olduğunu, bu tutarın 792.408,52 TL’sinin davalı tarafça ödendiğini, toplam 549.527,19 TL’nin de ödeneceğinin bildirildiğini, asıl davada talep edilen 1.990.849,17 TL’nin de düşülmesinden sonra kalan kısmın ödenmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 828.047,09 TL’nin davalıya başvuru tarihi olan 18.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, dosya üzerinden birleştirme kararı verilmiştir. III. BİRLEŞEN ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/683 ESAS SAYILI DAVASI1. Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki sözleşme ve devre ilişkin aşamaları aynen tekrarlayarak müvekkilinin S-49 panosunda yaptığı işlere karşılık gelen hakedişlerini dava konusu otuz üçüncü hakedişe kadar davalının zamanında ve düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin otuz üçüncü hakedişin başlangıç tarihi 01.04.2015 tarihinden itibaren otuz üçüncü hakedişe konu işleri yapmaya devam ettiği sırada S-49 panosundaki işyerinin SGK tarafından fiilen kapatıldığını, dolayısıyla sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğini, bu arada dava konusu otuz üçüncü hakedişe yönelik 01.04.20 15... .05.2015 tarihlerini kapsayan 30.04.2015 tarihli faturanın davalıya ulaştırıldığını, ancak davalının otuz üçüncü hakedişe yönelik faturayı gerekçesiz şekilde iade ettiğini ve fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00 TL alacağın hakediş tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12.06.2019 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde dava değerini 1.475.257,85 TL arttırarak toplam talebini 1.775.257,85 TL’ye çıkarmıştır. 2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki satış ve işletme hakkı devir sözleşmesi uyarınca sözleşmenin ... Elektrik Üretim A.Ş’ye devrine ilişkin açıklamalarını aynen tekrarlayarak taraf değişikliğini davacının kabul etmemesi üzerine devir sözleşmesinin 8.4. maddesine istinaden sözleşmenin devir tarihi ve sonrasına ilişkin hak ve yükümlülüklerinin ... Elektrik Üretim A.Ş’ye ait olması kaydıyla müvekkilinin sözleşmenin tarafı olarak kalmaya devam ettiğini, davacının işletme hakkı devir ve satış sözleşmesi sonrası işi ... Elektrik Üretim A.Ş’ye karşı ifa ettiğini, müvekkilinin sadece davacı tarafından düzenlenen aylık hakediş ve faturaları ... Elektrik Üretim A.Ş’ye fatura edip tahsil edilen bedelleri davacı şirkete ödediğini, müvekkilinin işin ifası, programlanması, hakedişlerin onayı vb. işlerle ilgili olarak hiçbir müdahalesinin olmadığını, davacı tarafından hazırlanan S-49 ve Ayvalı-2 ihale panolarının otuz üçüncü hakedişleri ve Nisan 2015 ayı faturalarının ... Elektrik Üretim A.Ş. yetkililerine onaylattırılmaksızın 15.05.2015 tarihli yazı ekinde müvekkiline gönderilerek ödeme yapılmasının istenildiğini, müvekkilinin ise hakedişleri ve faturaları ... Elektrik Üretim A.Ş. tarafından onaylanmadığı için haklı olarak reddettiğini, davacı ile ... Elektrik Üretim A.Ş. arasında gerçekleşen sözleşmesel ilişkide müvekkilinin sadece fatura ödenmesine aracılık yaptığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. IV. BİRLEŞEN ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/684 ESAS SAYILI DAVASI1. Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl davadaki sözleşme ve devre ilişkin aşamaları aynen tekrarlayarak müvekkilinin Ayvalı-2 panosunda yaptığı işlere karşılık gelen hakedişlerini dava konusu otuz üçüncü hakedişe kadar davalının zamanında ve düzenli olarak ödediğini, müvekkilinin otuz üçüncü hakedişin başlangıç tarihi 01.04.2015 tarihinden itibaren otuz üçüncü hakedişe konu işleri yapmaya devam ettiği sırada Ayvalı-2 panosundaki işyerinin SGK tarafından fiilen kapatıldığını, dolayısıyla sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğini, bu arada dava konusu otuz üçüncü hakedişe yönelik faturanın davalıya ulaştırıldığını, ancak davalının otuz üçüncü hakedişe yönelik faturayı gerekçesiz şekilde iade ettiğini ve fatura bedelini ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00 TL alacağının hakediş tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12.06.2019 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde dava değerini 1.220.487,40 TL arttırarak toplam talebini 1.520.487,40 TL’ye çıkarmıştır.2. Davalı vekili cevap dilekçesinde; birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/683 Esas sayılı davasında sunduğu cevap dilekçesini aynen tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur. V. BİRLEŞEN ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/750 ESAS SAYILI DAVASI1. Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava ve birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/660 Esas sayılı dava dosyasına sunduğu dava dilekçesindeki beyanlarını aynen tekrarlayarak davalı tarafın ödeyeceğini belirttiği bu nedenle birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/660 Esas sayılı davasına konu edilmeyen toplam tutarı KDV dahil 549.527,19 TL olan ÖTV fiyat farkından kaynaklanan fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 549.527,19 TL’nin davalıya başvuru tarihi olan 18.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Davalıya dava dilekçesi tebliğ edilmemiş, dosya üzerinden birleştirme kararı verilmiştir. VI. BİRLEŞEN ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/403 ESAS SAYILI DAVASI1. Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesini ve devirle ilgili açıklamaları aynen tekrarlayarak müvekkilinin çalışmalarına devam ettiği sırada Kütahya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.04.2015 tarihli yazısı ile Ayvalı-2 Panosundaki işyerinin SGK tarafından fiilen kapatıldığını, dolayısıyla sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğini, bu durumun davalı ...’ye bildirildiğini, bu bildirimi davalı ...’ın sözleşmede taraf olmayan dava dışı ... Elektrik Üretim A.Ş’ye ilettiğini, ancak ... Elektrik Üretim A.Ş’nin hukuka aykırı olarak sözleşmenin feshini kabul etmediklerini bildirdiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek menfi ve müspet zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL’nin fesih tarihi 24.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12.06.2019 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde davada talep ettiği 20.000,00 TL müspet zararını 6.171.793,47 TL arttırarak toplam 6.191.793,47 TL’ye çıkarmıştır. 2. Davalı TKİ Kurumu Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; dava konusu sözleşmenin müvekkili ile davalı ... arasında yapılan protokolle 23.10.2012 tarihinde davalı ...’ye devredildiğini, bu nedenle müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin feshinde müvekkilinin kusuru bulunmadığını belirterek davanın husumetten aksi hâlde esastan reddini savunmuştur.3. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; asıl davadaki cevap ve devir ile ilgili açıklamalarını aynen tekrarlayarak davacının Kütahya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.04.2015 tarihli yazısına istinaden 01.05.2015 tarihinde fiili çalışmasına son verdiğini bildirerek müvekkiline gönderdiği 06.05.2015 tarihli yazı ile mücbir sebep hâlinin ortaya çıktığı iddiasıyla sözleşmenin karşılıklı olarak feshedilmesi talebinde bulunduğunu, davacının fesih talebinin söz konusu sözleşmelerin devir tarihi ve sonrasına ilişkin hak ve yükümlülüklerin ... Elektrik Üretim A.Ş’ye ait olması ve işin ifasının ... Elektrik Üretim A.Ş’ye karşı yapılması nedeniyle müvekkilinin 12.05.2015 tarihli yazısıyla ... Elektrik Üretim A.Ş’ye bildirildiğini, ancak ... Elektrik Üretim A.Ş’nin 22.05.2015 tarihli yazısıyla fesih talebini uygun bulmadığını belirttiğini, sözleşmenin feshinde müvekkiline atfedilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.VII. BİRLEŞEN ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2015/404 ESAS SAYILI DAVASI1. Davacı vekili dava dilekçesinde; asıl dava dilekçesini ve devirle ilgili açıklamaları aynen tekrarlayarak müvekkilinin çalışmalarına devam ettiği sırada Kütahya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.04.2015 tarihli yazısı ile S-49 Panosundaki işyerinin SGK tarafından fiilen kapatıldığını, dolayısıyla sözleşmenin eylemli olarak feshedildiğini, bu durumun davalı ...’ye bildirildiğini, bu bildirimi davalı ...’ın sözleşmede taraf olmayan dava dışı ... Elektrik Üretim A.Ş’ye ilettiğini, ancak ... Elektrik Üretim A.Ş’nin hukuka aykırı olarak sözleşmenin feshini kabul etmediklerini bildirdiğini, müvekkilinin sözleşmenin feshi nedeniyle zarara uğradığını ileri sürerek menfi ve müspet zararlarına karşılık fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000.000,00 TL’nin fesih tarihi 24.04.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 12.06.2019 tarihinde harçlandırdığı ıslah dilekçesinde davada talep ettiği 20.000,00 TL müspet zararını 9.500.007,98 TL arttırarak toplam 9.520.007,98 TL’ye çıkarmıştır. 2. Davalı ... Genel Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/403 Esas sayılı davasında sunduğu cevap dilekçesini aynen tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.3. Davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü (...) vekili cevap dilekçesinde; birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/403 Esas sayılı davasında sunduğu cevap dilekçesini aynen tekrarlayarak davanın reddini savunmuştur.VIII. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarihli ve 2015/124 Esas, 2020/721 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın sözleşmelerin ifa edildiği Seyitömer Termik Santrali ve Linyit İşletmesinin, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15.03.2013 tarihli kararı ile 17.06.2013 tarihinde ihbar olunan ... Elektrik Üretim A.Ş’ye işletme hakkı devir ve satış sözleşmesi ile devredilmesiyle ortaya çıktığı, davalı ... Genel Müdürlüğünün işletme hakkı devri sözleşmesi nedeniyle davacının muhatabının ihbar olunan şirket olduğunu savunduğu, somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 205. maddesi uyarınca sözleşmenin devrinin hukuken gerçekleşebilmesi için sözleşmede kalan tarafın devre onay vermesi gerektiği, somut olayda sözleşmede kalan taraf olan davacının onayı alınmadan devir işleminin gerçekleştiği, davalı ...’nin devir işlemleriyle ilgili olarak davacı yana bildirimde bulunması üzerine davacının devir işleminin kendilerine danışılmadan yapılmasının uygun olmadığını ve ... Elektrik Üretim A.Ş’nin muhataplığını kabul etmediğini bildirdiği, davalı ... ile ... Elektrik Üretim A.Ş arasında düzenlenen devir sözleşmesinin 8.4. maddesi de dikkate alındığında davacının taraf değişikliğini kabul etmemesi neticesinde davalı ...’nin davacı ile imzalanan sözleşmelerde taraf olarak kalmaya devam edeceği, dolayısıyla davacının asıl ve birleşen davalardaki talepleri yönünden muhatabının davalı ... olduğu, Kütahya SGK İl Müdürlüğünün yazısı uyarınca davacının işine devam edememesi nedeniyle sözleşmeyi feshetmesinin yerinde olduğu, ancak fesihte davalı ...’nin de herhangi bir kusuru bulunmadığı, somut olayda sözleşmenin mücbir sebep nedeniyle feshedildiği, bu nedenle davacının haklı nedene dayalı fesihten kaynaklanan müspet ve menfi zarar taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulüne, 1.990.849,17 TL’nin 27.12.2014 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/660 Esas sayılı davasının kısmen kabulü ile 731.511,13 TL’nin 12.10.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine; birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/750 Esas sayılı davasının kabulü ile 549.527,19 TL’nin 05.11.2015 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline; birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/683 Esas sayılı davasının kabulü ile 1.775.257,85 TL’nin 300.000,00 TL’sine 28.09.2015 dava tarihinden, 1.475.257,85 TL’sine 12.06.2019 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/684 Esas sayılı davasının kabulü ile 1.520.487,40 TL’nin 300.000,00 TL’sine 28.09.2015 dava tarihinden, 1.220.487,40 TL’sine 12.06.2019 ıslah tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/403 Esas ve 2015/404 Esas sayılı davalarında davalı TKİ aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, davalı ... hakkında açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.IX. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 15.04.2021 tarihli ve 2021/125 Esas, 2021/398 Karar sayılı kararıyla; mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurularının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. X. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 28.03.2022 tarihli ve 2021/4700 Esas, 2022/1666 Karar sayılı kararı ile, “…1-Mahkemece TBK’nun 205. maddesi gereğince taraflar arasındaki ilişki sözleşme devri olarak yorumlanmış ve buna göre karar verilmiş ise de, davalı ... ile ... Elektrik Üretim A.Ş arasında imzalanan sözleşme ‘sözleşme devri’’ mahiyetinde olmayıp işletme hakkı devridir. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15/03/2013 tarih ve 2013/55 sayılı kararına istinaden davalı ... ile ... Elektrik Üretim A.Ş. arasında 17/06/2013 tarihinde Seyitömer Termik Santrali, Santral Tarafından Kullanılan Taşınmazlar, Seyitömer Linyitleri İşletmesi Tarafından Kullanılan Taşınır ve Taşınmazların Satışına 2594. 317 43... ... nolu Maden Ruhsatları ve Bu Ruhsatların Kapsadığı Maden Sahalarının İşletme Hakkının Verilmesine İlişkin Satış ve İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalanmıştır. Uyuşmazlığın işletme hakkı devir sözleşmesi hükümlerine göre incelenip sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu nedenle TBK’nun 205. maddesine dayanılarak karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.2-Bozma sebebine göre davalı vekilinin diğer, davacı vekilinin de tüm temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararıİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; önceki karar gerekçesini aynen tekrarlamak suretiyle davacının taraf değişikliğini kabul etmemesi neticesinde davalı ...’nin davacı ile imzalanan sözleşmelerde taraf olarak kalacağı gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.XI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Asıl ve birleşen davalarda davacı şirket vekili, sözleşmenin davalı ...’nin kusuru nedeniyle doğan hukuki imkânsızlık sonucu haklı nedenle feshedildiğini, mahkeme tarafından birleşen Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/403 Esas ve 2015/404 Esas sayılı davalarında müvekkilinin menfi ve müspet zararlarının tazmini talebinin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/660 Esas sayılı davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin doğru olmadığını belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekili; davacı ile dava konusu sözleşmeden dolayı herhangi bir geçici kabul yapılmadığını, davacının işe devam etmeksizin sözleşmeyi haksız şekilde feshettiğini, müvekkiline hiçbir kusur yüklenemeyeceğini, davacının ÖTV fiyat farkı talep etmesinin mümkün olmadığını, mahkemece asıl davanın, birleşen Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/750 Esas sayılı davasının, birleşen Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/683 Esas ve 2015/684 Esas sayılı davalarının kabulüne, birleşen Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/660 Esas sayılı davasının kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek direnme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. UyuşmazlıkDirenme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; asıl ve birleşen davalarda davalı ... Genel Müdürlüğü ile dava dışı ... Elektrik Üretim A.Ş. arasında imzalanan 17.06.2013 tarihli sözleşmenin TBK'nın 205. maddesinde düzenlenen sözleşmenin devri niteliğinde mi, yoksa işletme hakkı devir sözleşmesi niteliğinde mi olduğu noktasında toplanmaktadır.1. İlgili Hukuk1.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 1 96... . maddeleri.2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11. maddesi2. Değerlendirme1. Bilindiği üzere borcun üstlenilmesi TBK’nın 195 ilâ 205. maddeleri arasında düzenlenmiş ve tarafların durumuna göre iki ayrı ilişki içinde ele alınmıştır. Borcun üstlenilmesinde borçlu, alacaklı ve borcu üstlenen üçüncü kişi yer almaktadır. Buna göre borçlu ile borcu üstlenmek isteyen üçüncü kişi arasındaki ilişkide “borcun iç üstlenilmesi” söz konusu iken, borcu üstlenen üçüncü kişi ile alacaklı arasındaki ilişkide ise “borcun dış üstlenilmesi” söz konusudur. Gerçekten de borcun üstlenilmesinde borcu üstlenenin, kendisinin daha önce dâhil olmadığı ve bu anlamda tamamen dışında olduğu bir borç ilişkisinde, borcu aynen muhafaza ederek borçlunun konumuna geçmesi hâli söz konusudur. Dolayısıyla borcun üstlenilmesi, belirli bir borç için borçlunun değişmesini konu edinmektedir.2. Borcun iç üstlenilmesi, üçüncü kişinin, borçlu ile yaptığı sözleşme ile onu alacaklıya karşı olan borcundan kurtarmayı taahhüt etmesini ifade eder. Böyle bir taahhüt borçlunun alacaklıya karşı olan ifa yükümü üzerinde hiçbir etki yapmaz; üçüncü kişi ile alacaklı arasında herhangi bir hukuki bağ kurmaya yetmez. Borcun iç üstlenilmesi borç ilişkisinin pasif süjesinde bir değişikliğe yol açmaz, sadece borçlu ile üçüncü kişi arasında bir hukuki ilişkiden ibaret kalır (Sermet Akman/Haluk Burcuoğlu/Atilla Altop, Tekinay Borçlar Hukuku Genel Hükümler, İstanbul 1993, s. 269).3. Borcun dış üstlenilmesi ise alacaklı ile üçüncü kişi arasında yapılan bir sözleşme olup bununla borçlu borcundan kurtulur ve onun yerine borcu üstlenen üçüncü kişi borçlu olarak geçer. Borcun dış üstlenilmesi TBK’nın 196/1. maddesinde “Borçlunun yerine yenisinin geçmesi ve borcundan kurtarılması, borcu üstlenen ile alacaklı arasında yapılacak sözleşmeyle olur” şeklinde ifade edilmiştir. Dolayısıyla borcun dış üstlenilmesi, alacaklı ile borcu üstlenen arasında söz konusu olmakta ve borç ilişkisi varlığını sürdürdüğü hâlde borç, eski borçludan yeni borçluya (borcu üstlenene) geçmektedir. Bu itibarla borcun dış üstlenilmesi, gerçek anlamda borcun üstlenilmesini ifade etmektedir. 4. Bu aşamada uyuşmazlığın çözümü için "ticari işletme" ve "ticari işletmenin devri" ile ilgili yasal düzenlemelerin ortaya konulmasında yarar bulunmaktadır.5. Ticari işletme 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 11/1. maddesinde;"Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir" şeklinde tanımlanmıştır.6. Kanun'daki tanıma göre ticari işletmenin unsurları iktisadi (ekonomik) faaliyet, devamlılık, bağımsızlık ve esnaf faaliyeti sınırlarını aşma olarak belirlenmiştir.7. Ticari işletmenin devri ise, devir sözleşmesine dayalı olarak ticari işletmenin el değiştirmesidir (Mehmet Fatih Arıcı, Ticari İşletmenin Aktif ve Pasifi ile Devri, İstanbul 2008, s. 25). 8. Türk Ticaret Kanunu'nun 11/3. maddesine göre ticari işletme, içerdiği mal varlığı unsurlarının devri için zorunlu tasarruf işlemlerinin ayrı ayrı yapılmasına gerek olmaksızın bir bütün hâlinde devredilebilir ve diğer hukuki işlemlere konu olabilir. Aksi öngörülmemişse, devir sözleşmesinin duran mal varlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanı ile diğer fikrî mülkiyet haklarını ve sürekli olarak işletmeye özgülenen mal varlığı unsurlarını içerdiği kabul olunur. Bu devir sözleşmesiyle ticari işletmeyi bir bütün hâlinde konu alan diğer sözleşmeler yazılı olarak yapılır, ticaret siciline tescil ve ilan edilir.9. Öte yandan ticari işletmenin devri, mal varlığının veya işletmenin devralınması başlığıyla TBK'nın 202. maddesinde de düzenlenmiştir. TBK'nın 202/1. maddesine göre bir mal varlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile birlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için Ticaret Sicili Gazetesinde, diğerleri için Türkiye genelinde dağıtımı yapılan gazetelerden birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı mal varlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. TBK'nın 202/3. maddesinde ise "Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir" düzenlemesine yer verilmiştir.10. Anılan maddeler gereğince ticari işletmenin devri sözleşmesi, sağlar arasında hüküm doğurmak üzere ticari işletmeyi işleten tacirin işletmeyi devralan tarafla yaptığı sözleşme olup, ticarî işletmenin devrinde olağan olan, işletmeye ait mal varlığının aktiflerinin yanı sıra, pasiflerinin de devrin kapsamına dâhil edilmesidir. Böylece pasiflerin bir anlamda teminatını oluşturan aktiflerle birlikte bir bütün hâlinde devredilmesi imkânı doğar. 11. Türk Ticaret Kanunu'nun 11/3. maddesi uyarınca devir sözleşmesinde açıkça kapsam dışı bırakılmadığı sürece, işletmeye sürekli şekilde tahsis olunan tüm mal varlığı unsurları devralana geçer. İşletmeye dahil her bir mal varlığı unsuru için ayrıca tasarruf işlemi yapılmasına gerek yoktur. Buna göre bir ticari işletmenin devri duran mal varlığını, işletme değerini, kiracılık hakkını, ticaret unvanını, fikri mülkiyet haklarını, sürekli olarak işletmeye özgülenen mal varlığı unsurlarını kapsayacaktır. 12. Ticari işletme devri sözleşmesinin ticaret siciline tescili TTK'nın 11. maddesinde düzenleme altına alınmıştır. TBK'nın 202. maddesindeki sözleşmenin ilanına ilişkin düzenleme ticari işletmeyi devredenin devralanla birlikte müteselsil sorumluluğunun başlaması açısından önemlidir. 13. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; asıl ve birleşen davalarda davacı şirket ile TKİ Kurumu Genel Müdürlüğü arasında 02.08.2012 tarihinde SLİ Müessese Müdürlüğü S-49 Panosu üst+ara dekapaj, kömür kazı, yükleme, nakliye ve stoklama ile 14.05.2012 tarihinde SLİ Müessese Müdürlüğü Ayvalı-2 Panosu üst+ara dekapaj, kömür kazı, yükleme, nakliye, stoklama ve alt geçit yapımı işine dair iki adet sözleşme imzalandığı, daha sonra sözleşmenin tarafı olan TKİ’nin, SLİ İşletme Müdürlüğünün 05.11.2012 tarihli yazısıyla 01.11.2012 tarihinden itibaren söz konusu sözleşmelerin ... Genel Müdürlüğüne devredildiğini bildirdiği, davacının yapılan bu devre itiraz etmediği ve 01.11.2012 tarihinden itibaren sözleşme hükümlerinin davacı şirket ile davalı ... arasında ifa edildiği, devam eden süreçte ...’nin 17.06.2013 tarihinde ... Elektrik Üretim A.Ş. ile sözleşme imzaladığı görülmektedir.14. Özelleştirme Yüksek Kurulunun 15.03.2013 tarihli 2013/55 sayılı kararına istinaden Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, ... Genel Müdürlüğü ve ... Elektrik Üretim A.Ş. arasında 17.06.2013 tarihinde ...'a ait Seyitömer Termik Santrali, santral tarafından kullanılan taşınmazlar, Seyitömer Linyitleri İşletmesi tarafından kullanılan taşınır ve taşınmazların satışına 2594, 317 43... ... nolu maden ruhsatları ve bu ruhsatların kapsadığı maden sahalarının işletme hakkının verilmesine ilişkin satış ve işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmede ... Elektrik Üretim A.Ş. "alıcı" olarak nitelendirilmiştir. Sözleşmenin 8.4. maddesinde; santral ve işletme faaliyetleri ile ilgili olarak devir tarihi öncesinde imzalanmış olan sözleşmelerin listesinin Ek-4 olarak satış ve işletme hakkı devir sözleşmesine eklendiği, Ek-4'te belirtilen sözleşmelerden kaynaklanan tüm hak ve yükümlülüklerin Ek-4'te yazılı hususlar çerçevesinde devir tarihi ve sonrasında alıcıya ait olacağı, buna göre Ek-4'te belirtilen sözleşmelerin devir tarihini müteakip doksan gün içinde alıcıya devredilmesi için gerekli işlemlerin ... tarafından yapılacağı, ...'nin bu sözleşmelerden devri yapılamayanların tarafı olarak kalmaya devam edeceği, ancak bu sözleşmelere ilişkin her türlü hak ve yükümlülüklerin alıcıya ait olacağı kararlaştırılmıştır.15. Asıl ve birleşen davalarda davalı ... ile ... Elektrik Üretim A.Ş. arasında 17.06.2013 tarihli sözleşmenin imzalanmasından sonra ... Genel Müdürlüğü tarafından asıl ve birleşen davaların davacısı olan şirkete gönderilen 13.08.2013 tarihli yazıda, Seyitömer Linyitleri İşletmesi ve Seyitömer Termik Santralinin 17.06.2013 tarihinden itibaren ... Elektrik Üretim A.Ş'ye devredildiği, 17.06.2013 tarihinden itibaren sözleşmenin tarafı olarak muhatabın ... Elektrik Üretim A.Ş. olduğu belirtilerek davacıya bu yeni muhataplığı kabul edip etmediği sorulmuştur. Asıl ve birleşen davalarda davacı şirket müdürünün 15.08.2013 tarihli cevap yazısında iş bu taraf değişikliğini kabul etmedikleri ...'ye bildirilmiştir. 16. Görüldüğü üzere 17.06.2013 tarihli sözleşmenin adı ve içeriği bütün olarak değerlendiğinde sözleşmenin işletme hakkı devir sözleşmesi olduğu, sözleşme ile bütün işletmenin aktif ve pasifleriyle kül hâlinde devredildiği açıkça anlaşılmaktadır.17. Netice itibariyle mahkemece sözleşmenin "işletme hakkı devir sözleşmesi" olduğu nazara alınmak suretiyle TTK'nın 11/3, TBK'nın 196/1. ve 202. maddesindeki yasa hükümleriyle birlikte sözleşmenin 8.4. maddesi bütün olarak dikkate alınıp karar verilmesi gerekirken, 17.06.2013 tarihli sözleşmenin sadece "sözleşmenin devri" olarak nitelendirilip hüküm kurulması ve bu gerekçeyle direnme kararı verilmesi isabetli değildir.18. Hâl böyle olunca; direnme kararının yukarıda açıklanan genişletilmiş gerekçe ve nedenlerle bozulması gerekmiştir.XII. KARARAçıklanan sebeplerle;Direnme kararının yukarıda belirtilen genişletilmiş gerekçe ve nedenlerden dolayı 6100 sayılı Kanun’un 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, Bozma nedenine göre asıl ve birleşen davalarda davacı vekili ile asıl ve birleşen davalarda davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatıranlara geri verilmesine,Dosyanın 6100 sayılı Kanun’un 373. maddesinin 1. fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine, karardan bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.02.2026 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.