Yargıtay, silahlı terör örgütü üyeliği davasında bir sanığın mahkumiyetini onarken, eksik araştırma nedeniyle diğer sanığın hükmünü bozdu.
Özet: Yüksek Mahkeme, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz başvurularını değerlendirerek, yargılama sürecindeki usuli işlemlerin ve delil toplamanın hukuka uygun olduğu, eylemlerin doğru nitelendirildiği ve cezanın şahsileştirildiği gerekçesiyle bir sanık hakkındaki mahkumiyeti onarken, diğer sanık hakkında ise yapılan aramada mescitte bulunan çocukların ve aile fertlerinin kimlik tespiti yapılarak tanık olarak dinlenmeleri ve tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerektiği halde eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle mahkumiyet kararını bozmuştur.
3. Ceza Dairesi         2022/26965 E.  ,  2026/8622 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/460 E., 2021/844 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/497 E., 2021/70 K.
SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma (her iki sanık hakkında)
HÜKÜMLER : Her iki sanık hakkında; TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanun’un 5/1,
TCK’nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca ilk derece
mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarına ilişkin istinaf
başvurularının esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Bölge adliye mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle;
Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1- Sanık ... yönünden;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükümlere esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
2- ... yönünden;
Yapılan aramada mescit olarak tabir edilen yerde eğitim amacıyla bulunan 19 99... doğum tarihleri arasında bulunan çocukların aile fertlerinin kimlik bilgilerinin kolluk marifetiyle tespiti yaptırılarak, haklarında aynı suçtan soruşturma ve kovuşturma olup olmadığının belirlenmesi, gerekli görülmesi halinde usulünce tanık olarak mahkemesince dinlendikten sonra tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak, BOZULMASINA, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Ankara 15. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.