6360 sayılı Kanunun geçici 1/10 hükmü gereği devredilen işçinin yeni belediyede toplu iş sözleşmesi haklarından yoksun bırakılarak eski sözleşmeyle devam ettirilmesi ve ayrımcılık tazminatı davası.
Özet: 6360 sayılı Kanun kapsamında belediyeler arası nakledilen bir işçinin, devredildiği belediyenin toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırılmadığı, eski toplu iş sözleşmesi koşullarına tabi tutulduğu iddiasıyla ücret farkı ve ayrımcılık tazminatı talep etmesi üzerine açılan davada, Bölge Adliye Mahkemesi, 6360 sayılı Kanunun geçici 1/10. maddesi uyarınca yeni bir sözleşme düzenlenene kadar nakledilen işçinin önceki işyerindeki toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanması gerektiğine hükmederek, arabuluculuk şartı eksikliği olan taleplerin usulden reddini isabetli bulmuştur.
9. Hukuk Dairesi         2026/1696 E.  ,  2026/4345 K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/1803 E., 2025/1512 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 7. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/584 E., 2021/366 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin dava dışı ...Belediyesinin 6360 sayılı On Dört İlde Büyükşehir Belediyesi ve Yirmi Yedi İlçe Kurulması ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (6360 sayılı Kanun) ile kapatılması üzerine bu Kanun'un geçici 1/10 hükmü uyarınca 31.03.2014 tarihinde davalı ... Belediyesinde çalışmaya başladığını, ...-Sendikası (Sendika) üyesi olduğunu, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmü uyarınca davalı ... ile Sendika arasında imzalanan 01.03.2014-28.02.2017 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yaralandırılmadığını, müvekkilinin bu toplu iş sözleşmesi ile ücreti güncellenmediğinden daha sonra 6360 sayılı Kanun ile norm kadro ve ihtiyaç fazlası olarak belirlenip atamasının başka bir Kuruma yapıldığı tarihe kadar uygulanması gereken ücretleri uygulanmadığı için mağdur olduğunu, müvekkiline aynı sendika üyesi olan işçilerle eşit davranılmadığını ileri sürerek 01.04.2014 tarihi itibarıyla alması gereken yevmiyesinin tespiti ile ücret farkı alacağı, prim ve ikramiye fark alacağı, iş güçlüğü tazminatı, çocuk parası alacağı, aile yardım alacağı, ... yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, ek gıda yardımı, bayram yardımı, giyim yardımı izin yardımı alacakları ve ayrımcılık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 6360 sayılı Kanun kapsamında ...Belediyesinden devrolmuş işçilerden olup 31.03.2014 tarihinden itibaren Belediyede çalışmaya başladığını, 6360 sayılı Kanun gereği ücreti ile diğer mali ve sosyal hakları için yenileri düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tâbi oldukları toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlanacağını, ...Belediyesinde çalıştığı dönemde tâbi toplu iş sözleşmesi hükümlerinden bu toplu iş sözleşmesinin yürürlük tarihi sona erene kadar yararlanmaya devam edeceğini, ...Belediye Başkanlığı ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin yürürlük süresinin de 01.01.2014-31.12.2014 olduğunu, davacı işçinin 31.12.2014 tarihine kadar işbu toplu iş sözleşmesi hükümlerinden faydalanacağını, ancak davacının 14.12.2014 tarihinde davalı ... nezdindeki görevinden ayrıldığını ve müvekkili Belediye ile Sendika arasında bağıtlanan 01.03.2014-28.02.2017 tarihleri arasında yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinden yararlanmasının mümkün olmadığını, davacının talebinin 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmünün son cümlesine açıkça aykırı olduğunu, Belediye tarafından, devren gelen işçinin ücret ile diğer mali ve sosyal haklarının devir işleminden önce hakkında uygulanmakta olan toplu iş sözleşmesi hükümlerine göre hesaplanarak ödendiğini, davacının ayrımcılık iddiasının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5/1 hükmünde sayılan sebeplere dayalı olmadığını ve bu iddiayı kanıtlayacak delil ileri sürülmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş güçlüğü tazminatı, aile yardımı, giyim yardımı, çocuk parası, ... yardımı, öğrenim yardımı, yakacak yardımı, bayram yardımı, yemek yardımı, ek gıda yardımı ve izin yardımı alacaklarının dava şartı arabuluculuğa başvurulmadan açıldığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, diğer ücret talepleri yönünden ise davacının sendika üyesi olduğu, davalı ile Sendika arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinden yararlandırılması gerektiği, davacının dil, din, ırk, cinsiyet, renk gibi herhangi bir ayrımcılığa tutulduğu yönünden delil veya belge sunulmadığı anlaşıldığından ayrımcılık tazminatına ise hak kazanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; arabuluculuk son tutanağında ve başvuru formunda yer almayan söz konusu alacak taleplerinin usulden reddedilmiş olmasının isabetli olduğu, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmü uyarınca davacının nakledildiği işyerinde toplu iş sözleşmesinin yenisi düzenleninceye kadar nakil işleminden önce tâbi olduğu toplu iş sözleşmesinden yararlanması gerektiği, davacının dava dışı ...Belediyesinde çalışırken 31.03.2014 tarihinde devir ile davalı Belediyede, 15.12.2014 tarihinde Millî ... Bakanlığında çalışmaya başladığı, davacının ...-Sendikası üyesi olduğu, dava dışı ...Belediyesi ile ...-Sendikası arasında 29.01.2014 tarihinde imzalanan 01.01.2014-31.12.2014 yürürlük süreli toplu iş sözleşmesinin bulunduğu, davalının taraf olduğu toplu iş sözleşmesinin ise imza tarihinin 21.03.2014, yürürlük süresinin 01.03.2014-28.02.2017 tarihleri olduğu, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1/10 hükmüne göre, Mersin Büyükşehir Belediyesine devredilen davacının ücret ile diğer mali ve sosyal hakları yönünden yenisi düzenleninceye kadar devir veya nakil işleminden önce tâbi olduğu ve ...Belediyesi ile davacının üyesi bulunduğu ...-Sendikası arasında imzalanmış olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiği ve davacının 14.12.2014 tarihinde davalı Belediyeden ayrıldığı, kanunda açıkça "... yenileri düzenleninceye kadar ..." hükmüne yer verildiği, davalının taraf olduğu 01.03.2014 - 28.02.2017 tarihleri arasında yürürlükte olan toplu iş sözleşmesi hükümlerinden davacının yararlandırılmasının mümkün olmadığı, davacı tarafça, davalı işveren tarafından dil, din, ırk, siyasi düşünce, renk, cinsiyet ayrımı yapıldığı ispat edilemediğinden ayrımcılık tazminatı talebinin reddine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen usulden, kısmen esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Mersin Büyükşehir Belediyesi ile ... Sendikası arasında imzalanan 01.03.2014- 28.02.2017 tarihleri arasında geçerli olan toplu iş sözleşmesinin ilgili hükümleri uyarınca müvekkiline yapılması gereken ödemelerin yapılmadığını,
2. Müvekkilinin toplu iş sözleşmesinden faydalanmaması gerektiği yönündeki tespitin hatalı olduğunu,
3. Arabuluculuk dava şartının amaç dışı ve aşırı şekilci yorumlanması suretiyle usulden ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu,
4. Ayrımcılık tazminatının reddine yönelik ispat olmadığı gerekçesinin eksik incelemeye dayalı olduğunu ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, arabuluculuk dava şartı, 6360 sayılı Kanun gereğince 31.03.2014 tarihinde davalı Belediyeye devredilen davacı işçinin devir tarihinden itibaren yararlanması gereken toplu iş sözleşmesinin tespiti ile buna göre fark alacaklara hak kazanıp kazanamadığı ile ayrımcılık tazminatının koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.