Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, silahlı terör örgütüne üyelik suçunda mahrem yapı faaliyetleri tespitine dayanarak verilen mahkumiyet hükmünü, tespit tutanağı eksikliğine rağmen tebliğnameye aykırı olarak temyizin esastan reddiyle onaması kararı.
Özet: Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulan sanığın istinaf başvurusunun bölge adliye mahkemesince reddedilmesi üzerine temyiz incelemesi yapan yüksek mahkeme, sanığın mahrem yapıda faaliyet yürüttüğü anlaşılmasına rağmen alt sınırdan verilen cezanın aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılamayacağını belirterek; yargılama sürecindeki usûli işlemlerin, elde edilen delillerin hukuka uygunluğunu, vicdani kanının tutarlı verilere dayandığını ve eylemlerin suç tipine uyduğunu tespit ederek, sanık müdafiinin temyiz itirazlarını yerinde görmeyip tebliğnameye aykırı biçimde hükmü esastan onamıştır.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2022/237 E., 2022/1019 K.İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 23. Ağır Ceza MahkemesiSAYISI : 2021/107 E., 2021/290 K.SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmaHÜKÜM : TCK'nın 314/2, 3713 sayılı Kanun'un 5/1, TCK'nın 62, 53... /9. maddeleri uyarınca verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : BozmaBölge adliye mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;Dosyada yer alan bilgi, belge ve beyanlar dikkate alındığında, sanık hakkıda ... tespit ve değerlendirme tutanağının bulunmamasının suçun sübutuna etki etmeyeceği değerlendirilmek suretiyle, sanığın mahrem yapıda faaliyet yürüttüğü anlaşılmasına rağmen temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan belirlenerek hüküm kurulmak suretiyle karar verilmiş ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle aleyhe bozma sebebi yapılamayacağı gözetilerek yapılan incelemede;Yargılama sürecindeki usûli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi gereğince, temyiz davasının esastan reddiyle hükmün tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.